Bu çalışma, narın (Punica granatum L.) insanlık tarihindeki serüvenini botanik bir nesnenin ötesine taşıyarak, onu kültürel, mitolojik, dinsel ve ritüel bağlamlarıyla çok katmanlı bir sembol olarak ele almaktadır. Antik Yakındoğu’dan Akdeniz havzasına, Orta Asya’dan Anadolu’ya uzanan geniş bir coğrafyada nar; bereket, doğurganlık, süreklilik, kutsallık ve ölümsüzlük gibi temel kavramlarla ilişkilendirilmiş, bu yönüyle kolektif hafızanın güçlü taşıyıcılarından biri hâline gelmiştir. Çalışmanın temel amacı, narın tarihsel sürekliliğini ve kültürlerarası dolaşımını, sembolizm, kültürel bellek ve ritüel kuramları çerçevesinde bütüncül bir perspektifle analiz etmektir.
Araştırmada nitel yöntem benimsenmiş; tarihsel metinler, mitolojik anlatılar, kutsal kitaplar, halk inanışları, ritüeller ve maddi kültür örnekleri karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. Mircea Eliade’nin kutsal-profân ayrımı, Jan Assmann’ın kültürel bellek kuramı ve Victor Turner’ın ritüel ve eşiksellik (liminalite) yaklaşımı çalışmanın kuramsal zeminini oluşturmaktadır. Bu bağlamda nar, yalnızca estetik ya da folklorik bir motif olarak değil, kutsal ile gündelik olan arasında anlam kuran dinamik bir sembol olarak değerlendirilmiştir.
Elde edilen bulgular, narın farklı toplumlarda benzer sembolik anlamlar taşımasına rağmen, her kültürde tarihsel deneyimlere bağlı olarak yeniden üretildiğini göstermektedir. Doğum, evlilik, bereket ve ölüm ritüellerinde narın yoğun biçimde kullanılması, bu meyvenin toplumsal sürekliliği ve kozmik düzen algısını pekiştiren bir işlev üstlendiğini ortaya koymaktadır. Çalışma, narın botanik özellikleri ile sembolik düşünce arasındaki etkileşimi görünür kılarak, doğa-kültür ilişkisine dair disiplinler arası katkı sunmaktadır. Bu yönüyle makale, kültürel tarih, mitoloji ve halkbilimi literatürüne özgün bir perspektif kazandırmayı amaçlamaktadır.
This study examines the pomegranate (Punica granatum L.) not merely as a botanical or folkloric element, but as a multidimensional cultural symbol shaped by historical, mythological, religious, and ritual meanings, and reinterpreted within the contemporary framework of gastrodiplomacy and soft power. Across a wide geography extending from the Ancient Near East to the Mediterranean basin, and from Central Asia to Anatolia, the pomegranate has been consistently associated with fertility, abundance, continuity, sanctity, and immortality, thereby functioning as a durable carrier of collective memory. The main objective of this study is to analyze the historical continuity and cross-cultural circulation of the pomegranate through an integrated perspective that combines symbolism, cultural memory, and gastronomic diplomacy.
The research adopts a qualitative methodology based on the comparative analysis of historical texts, mythological narratives, sacred scriptures, folk beliefs, rituals, and elements of culinary culture. The theoretical framework draws on Mircea Eliade’s distinction between the sacred and the profane, Jan Assmann’s theory of cultural memory, and Victor Turner’s concepts of ritual and liminality. Within this framework, the pomegranate is conceptualized not as a static remnant of the past, but as a dynamic symbol continuously reinterpreted within different cultural contexts.
The findings indicate that the pomegranate, through gastronomy, enables the translation of local cultural meanings into a universal language and can therefore function as a tangible instrument of soft power. By linking cultural continuity with contemporary practices of nation branding and gastrodiplomacy, this study contributes an original perspective to the literature on cultural symbolism and international relations.