Dijitalleşen dünyada internet ve teknolojik cihazlar, insan belleğiyle etkileşim hâlinde çalışan harici bilişsel araçlar olarak giderek daha merkezi bir konuma yerleşmektedir. Bu derleme çalışması, dijital araçların bir “dışsal bellek ortağı” olarak kullanımının bilginin kodlanması, geri getirilmesi ve üstbilişsel süreçlerle ilişkisini, güncel ampirik bulgular ve kuramsal modeller ışığında ele almaktadır. Literatürün incelenmesi, dışsal bellek kullanımının, bilgiyi içsel belleğe kaydetme gereksinimini azaltan ikame edici (substitutive) ve mevcut bilişsel kapasiteyi destekleyen çoğaltıcı (duplicative) olmak üzere iki temel strateji çerçevesinde tartışılabileceğini düşündürmektedir. İkame edici kullanımın bilişsel çabayı azaltırken Google Etkisi ve bazı bellek yanlılıklarıyla ilişkilendirildiği; buna karşın yeniden dağıtım (redistribution) ilkesi kapsamında bilişsel kaynakların üst düzey görevler için serbest kalmasına da olanak tanıyabileceği görülmektedir. Ayrıca, internete hızlı ve sürekli erişimin, bireylerin kendi bellek kapasitelerine ilişkin öznel değerlendirmeleri etkileyebilen bilişsel öz saygıdaki artışlarla ilişkili olabileceği tartışılmaktadır. Sonuç olarak bu çalışma, internetin yalnızca bir bilgi deposu değil, insan bilişiyle etkileşim hâlinde işleyen bir melez bellek sistemi olarak ele alınmasının yararlı olabileceğine ve bilişsel maliyetlerin yönetiminde stratejik üstbilişsel farkındalığın önemine işaret etmektedir.
In an increasingly digitalized world, the internet and digital devices have come to occupy a central position as external cognitive tools that operate in dynamic interaction with human memory. This review examines the use of digital technologies as external memory partners and their implications for encoding, retrieval, and metacognitive processes, drawing on current empirical findings and theoretical frameworks. A synthesis of the literature suggests that external memory use can be conceptualized along two primary strategies: substitutive use, which reduces the need for internal memory encoding, and duplicative use, which supports and complements existing cognitive capacity. Substitutive use has been associated with reduced cognitive effort as well as phenomena such as the Google Effect and certain memory biases; however, within the framework of redistribution, it may also allow cognitive resources to be reallocated toward higher-order tasks. In addition, rapid and reliable access to online information appears to be linked to changes in individuals’ subjective evaluations of their own memory abilities, reflected in increases in cognitive self-esteem. Overall, this review argues that the internet should be conceptualized not merely as an information repository, but as a blended memory system operating in continuous interaction with human cognition, and highlights the importance of strategic metacognitive awareness in managing cognitive costs in the digital age.