İslam Hukukuna Göre Zimmiler ve Hukuki Uygulamları (1627 Tarihli Harput Şer'iyye Sicili Örneği)

Author:

Year-Number: 2020-58
Number of pages: 1091-1100
Mendeley EndNote Alıntı Yap

Abstract

İnsan doğası gereği sosyal bir varlıktır, tek başına hayatını devam ettiremez, bundan dolayıdır ki insanlar tarih boyunca topluluklar şeklinde yaşamıştır. Bu toplumda da her zaman farklı düşüncede ve inançta insanlar var olmuştur. Bu da beraberinde farklılıklara karşı hoşgörü ve saygıyı zorunlu kılmıştır. İslam dini de bu bilinç ve realiteyle hareket etmiş, insanları hak ve doğru yol olan İslam dinine davet etmiş, ancak inanmayanları da yok saymamıştır. Her şeye rağmen inanmayıp kendi dinlerini yaşmak isteyenlere de her türlü hoşgörü ve saygıyı göstermeyi emretmiş, onların hayatlarını müslüman toplumu içinde devam ettirebilmeleri için gerekli hukuki düzenlemeleri yapmıştır. Bu konuda geliştirdiği vatandaşlık müessesesi ile onlara kendi dinlerinde kalarak müslüman devletinin bir ferdi olmalarının imkanını sağlamıştır.

Keywords

Abstract

Human is a social being by nature, he can not survive alone therefore, hence people have lived as communities throughout history. There are always people with different opinions and beliefs in this society, which requıres tolerance and respect for differences. The religion of İslam acted with this consciousness and reality, invited people to the true religion of İslam, but did not ignore those who did not believe. Despite everything, Islam ordered us to show all kinds of tolerance and respect to those who do not believe but want to live their religion, and made the necessary legal arrangements for them to continue their lives within the Muslim community. With the citizenship institution developed in this regard, Islam allowed them to become a member of the Muslim state by staying in their own religion.

Keywords