Minyatürlerde önemli bir yeri olan efsanevi hayvan ejderha, farklı kültürlerde farklı sembolik anlamlara sahip olmuştur; Uygurlar’da iyilik simgesi olarak kullanılırken, eski Hind mitolojisinde kötülüğü temsil etmiştir. Ejderha ile savaşan kahraman tasvirlerinde ise, savaşçının gücünü ve kahramanlığını üzerinde kanıtladığı bir figür olmuştur. Bu araştırmanın amacı, Türk tasvir sanatında hem biçimsel hem de metafizik düzeyde sembolik bütünlüğü olan, kahramanlık simgesi olarak ejderha öldürme sahnelerinin yer aldığı minyatürlerde ejderha figürlerinin tasvirlerini analiz etmektir. Ejderha figürleri, yılan gibi kıvrımlı iri bedenleri, sivri ve kıvrık tırnaklı pençeleri, keskin dişleri, ağızlarından dışarıya taşan dilleri, başlarındaki boynuzları, çenelerinin altındaki tüyleri ve haleli gözleri ile çok güçlü ve korkutucu olarak resmedilmişlerdir. Şekil olarak böyle doğal dengesini kaybetmiş nefsani saldırganlığın kişileşmiş haliyle bir varlık olarak tasvir edilmelerinin, onları öldüren savaşçıların güçlü ve kahraman olduklarına dikkati çekmek için etkili olduğu söylenebilir. Çünkü onlar, “düzeni kaostan kurtaran” kahramanı ön plana çıkararak ilahi gücün yeniden kazanılması ve düzenin yeniden inşası, karanlığın aydınlığa dönüşmesi fikrinin görsel ifadesine hizmet etmektedir. Dolayısıyla bu araştırma kapsamındaki minyatürlerde yer alan ejderha tasvirlerinin çizimleri yapılarak, renk düzeni ve kompozisyon içindeki formunun işlevselliği anlam bütünlüğü ile özdeşleştirilmiştir.
The legendary dragon, which has a prominent place in miniatures, has had different symbolic meanings in different cultures: While it was used as a symbol of goodness among the Uyghurs, it represented evil in ancient Hindu mythology. In depictions of heroes battling dragons, the dragon has been a figure upon which the warrior tests and proves his strength and heroism. The aim of this study is to analyze the depictions of dragon figures in miniatures featuring scenes of dragon slaying as a symbol of heroism, which have symbolic integrity at both the formal and metaphysical levels in Turkish figurative art. Dragon figures are depicted as very powerful and frightening, with large, serpentine bodies, sharp, curved claws, sharp teeth, tongues protruding from their mouths, horns on the heads, feathers under the chins, and fiery eyes. Depicting them as creatures that lost their natural balance and that embody egoist desires is effective in directing the attention to the strength and heroism of the warriors who slay them. This is because they serve as a visual expression of the idea of regaining divine power and rebuilding order, the transformation of darkness into light, by bringing the hero who saves order from chaos to the fore. Therefore, in the miniatures included in this study, the drawings of the dragon depictions have been created, and the functionality of their form within the color scheme and composition has been identified with the unity of meaning.