






   
<rss version="2.0">
  <channel>
    <title>SOCIAL SCIENCES STUDIES JOURNAL (SSSJournal), Yıl 2025 Sayı Cilt 11 Sayı 12</title>
    <link>https://sssjournal.com/?mod=sayi_detay&amp;sayi_id=3849</link>
    <description>SOCIAL SCIENCES STUDIES JOURNAL (SSSJournal)</description>
    <language>tr</language>
    <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    <generator/>
    <item>
      <title>Tipografi ve Poster Tasarım Eğitiminde Yapay Zeka Kullanımıyla Yaratıcılık, Verimlilik ve Etik Uygulama Arasında Bir Denge Kurmak</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=88398</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=88398</guid>
      <author>İsmail Erim Gülaçtı Mehmet Emin Kahraman </author>
      <description>&lt;span style="font-size: 9.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ascii-theme-font: major-bidi; mso-fareast-font-family: Calibri; mso-fareast-theme-font: minor-latin; mso-hansi-theme-font: major-bidi; mso-bidi-theme-font: major-bidi; mso-ansi-language: TR; mso-fareast-language: EN-US; mso-bidi-language: AR-SA; mso-no-proof: yes;"&gt;Bu çalışma, yapay zekâ (YZ) araçlarının tipografi ve poster tasarımı eğitimindeki rolünü, yaratıcı üretim süreçlerine etkisini ve etik boyutlarını incelemektedir. Yıldız Teknik Üniversitesi’nde yürütülen lisansüstü Tipografi dersi kapsamında, 2023 Oscar “En İyi Film” kategorisindeki on filme ait özgün afişler ile ChatGPT 4.0 tarafından üretilen afişler karşılaştırmalı olarak değerlendirilmiştir. Tasarım ilkeleri, yapısal özellikler ve tipografik unsurları ölçen VDPEEF ölçeğiyle uzman öğrencilerden elde edilen veriler, SPSS ile analiz edilmiştir. Bulgular, YZ’nin hizalama, denge ve tipografik hiyerarşi gibi kurallara yüksek doğrulukla uyduğunu; ancak özgünlük, duygusal ifade ve bağlamsal derinlik açısından insan tasarımcıların belirgin biçimde üstün olduğunu göstermektedir. YZ üretimlerinde yapısal tutarsızlık ve tekrarlayan kompozisyonlar daha sık görülmüş; buna karşın üretim hızının son derece yüksek olması tasarım eğitiminde önemli bir avantaj sağlamıştır. Çalışma ayrıca YZ’nin dil öğrenimi, STEM eğitimi, veri analizi, mimarlık ve yaratıcı yazarlık gibi disiplinlerde sunduğu pedagojik fırsatları tartışmakta; TPACK ve SAMR gibi modellerin YZ entegrasyonunda kritik önem taşıdığını vurgulamaktadır. Sonuç olarak, YZ’nin tasarım eğitiminde tamamlayıcı bir araç olarak kullanılması; yaratıcı yorum, kültürel sezgi ve duygusal ifade gerektiren süreçlerde ise insan tasarımcıların temel rolünü koruduğu belirtilmektedir. Gelecek araştırmaların farklı YZ modellerini karşılaştırması, daha geniş örneklemlerle çalışması ve etik&amp;ndash;kültürel boyutları derinlemesine ele alması önerilmektedir.&lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Öğrenmenin Ontolojik Boyutu: Jarvis’in Varoluşsal Öğrenme Kuramı ve Yapılandırmacı Yaklaşımlar</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=87005</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=87005</guid>
      <author>Selen Beyazbal</author>
      <description>&lt;div&gt;&#13;
&lt;table cellspacing="0" cellpadding="0" align="left"&gt;&#13;
&lt;tbody&gt;&#13;
&lt;tr&gt;&#13;
&lt;td align="left" valign="top"&gt;&#13;
&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Bu çalışma, Peter Jarvis’in varoluşsal öğrenme kuramını kuramsal temelleri, temel kavramları ve diğer öğrenme yaklaşımlarıyla ilişkisi üzerinden incelemektedir. Geleneksel davranışçı, bilişsel ve yapılandırmacı paradigmalar öğrenmeyi bilgi edinimi, zihinsel gelişim ya da toplumsal etkileşim çerçevesinde açıklarken; varoluşsal öğrenme öğrenmeyi bireyin&amp;nbsp;&lt;em&gt;olma&lt;/em&gt;&amp;nbsp;ve&amp;nbsp;&lt;em&gt;oluş&lt;/em&gt;&amp;nbsp;süreçleri üzerinden, yani ontolojik bir boyutta konumlandırır. Bu yaklaşımda bilgi, bireyin kendisini sorgulamasına, anlam üretmesine ve otantik bir kimlik geliştirmesine hizmet eder. Diğer insanlar ise bu süreçte doğrudan bilgi aktarıcısı değil, bireyin kendini fark etmesine aracılık eden “ayna” işlevi görmektedir. Varoluşsal öğrenme kuramı, öğrenmenin yalnızca bilişsel değil; aynı zamanda duygusal, bedensel ve yansıtıcı boyutlarıyla bütünsel bir süreç olduğunu vurgular. Jarvis’in&amp;nbsp;&lt;em&gt;uyumsuzluk&lt;/em&gt;&amp;nbsp;ve&amp;nbsp;&lt;em&gt;yansıtıcı öğrenme&lt;/em&gt; kavramları, bireyin yaşadığı deneyimlerle yüzleşmesini ve bu deneyimleri dönüştürücü bir sürece dönüştürmesini açıklar. Bununla birlikte kuram, birey merkezli yapısı ve toplumsal boyutlara sınırlı değinişi nedeniyle eleştirilmiştir. Yine de, öğrenmeyi davranış değişikliğinin ötesinde benlik gelişimi ve sorumluluk üstlenme süreci olarak tanımlaması, çağdaş eğitim felsefesi ve yetişkin eğitimi için önemli bir katkı sunmaktadır. Sonuç olarak, varoluşsal öğrenme kuramı eğitimi yalnızca bilgi aktarımı olarak değil, bireyin varoluşsal dönüşümünü, özgünlüğünü ve sorumluluklarını geliştiren bir süreç olarak ele almakta; bu yönüyle günümüz eğitim bilimleri tartışmalarına güçlü bir perspektif kazandırmaktadır.&#13;
&lt;/td&gt;&#13;
&lt;/tr&gt;&#13;
&lt;/tbody&gt;&#13;
&lt;/table&gt;&#13;
&lt;/div&gt;</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Her Şey Dahil Turizm Modellerinde IoT Tabanlı Karar Destek Sistemleri</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=87276</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=87276</guid>
      <author>Alaeddin Gazi Toprak</author>
      <description>&lt;span style="font-size: 11.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Calibri',sans-serif; mso-ascii-theme-font: minor-latin; mso-fareast-font-family: Calibri; mso-fareast-theme-font: minor-latin; mso-hansi-theme-font: minor-latin; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-bidi-theme-font: minor-bidi; mso-ansi-language: TR; mso-fareast-language: EN-US; mso-bidi-language: AR-SA;"&gt;5G, Nesnelerin İnterneti (IoT) ve yapay zekâ entegrasyonu sayesinde turizmde "her şey dahil" sistemler dijitalleşerek dönüşmektedir. Gerçek zamanlı veri takibi ve yapay zekâ destekli analizlerle otel içi kaynak kullanımı optimize edilmekte, israf azaltılmakta ve müşteri memnuniyeti artırılmaktadır. Özellikle 5G destekli IoT cihazları, enerji ve su tüketiminden misafir davranışlarına kadar geniş bir veri setini analiz ederek operasyonel verimliliği artırmakta, sürdürülebilirlik hedeflerine katkı sağlamaktadır. Bu gelişmeler, her şey dahil sistemlerde muhasebenin yalnızca finansal kayıt değil, aynı zamanda stratejik karar destek aracı olarak kullanılmasını zorunlu kılmaktadır. Bu çalışmada, Her Şey Dahil turizm modellerinde IoT tabanlı karar destek sistemlerinin operasyonel verimlilik, sürdürülebilirlik ve stratejik yönetim süreçlerine katkısı incelenmiş ve değerlendirilmiştir.&lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Karabağ Savaşları</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=88046</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=88046</guid>
      <author>Ana Esma Poyraz</author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;"&gt;Çağdaş Dünya Tarihinin önemli gündemde olan sorunlarından birisi dağlık Karabağ bölgesidir. Karabağ coğrafi olarak Azerbaycan ve Ermenistan’ın sınırlarında Gökçe Gölü ve Aras, Kür nehirleri arasında kalan bölgededir. Rusya, Ermenistan, Azerbaycan İran gibi komşu devletlerin kesiştiği önemli bir noktadadır.&amp;nbsp;&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;Son dönemde Ermeniler bölgeye yerleştirilmiştir. Burada bir Ermeni devleti kurulmuştur. Ermeniler bölgeye yerleştikten sonra gözünü Azeri topraklarına dikmiştir. Azerbaycan yapılan işgallere tepki göstermiştir. 1994’te iki taraf arasında 1. Karabağ savaşı yapılan ateşkes anlaşmasıyla sonlandı. Savaş sonunda Azerbaycan topraklarının %20’si işgale uğradı. Bu haksız işgaller 2. Bir Karabağ savaşına gidilmesini kaçınılmaz bir durum haline getirdi. İki devlet arasında arabuluculuk AGİT teşkilatının oluşturduğu Minsk Grubu tarafından yürütüldü. Minsk Grubu bölgede Rusya yanlısı politika yürütmesi diplomasiyle sorunun çözülemeyeceğini ortaya koydu. Azerbaycan Hükümeti çözüm yolu olarak ikinci savaş seçeneğine başvurmak zorunda kalmıştır. Savaş 2 Nisan 2016 tarihinde 4 günlük süre ile devam etmiştir. Ardından 12 Temmuz 2020 tarihinde Tovuz savaşı başlamıştır. Yaşanan çatışmaların keskin bir zaferle sonuçlanması gerektiğinin farkında olan Azerbaycan ikinci Karabağ savaşına kararlı girmiştir. Azerbaycan bu süreçte Türkiye’den ciddi destek almıştır. 27 Eylül 2020 başlayan savaşta 5 şehir ve 286 köydeki işgaller son buldu. 10 Kasım 2020 günü iki taraf arasında savaşı bitiren bildiri imzalandı. Bu bildiri Azerbaycan’ın haklı zaferini ortaya koyan önemli bir gelişmedir. &lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;Ermenilerin yaptığı Türk katliamlarının ve haksız işgallerinin son bulması sonucu bu zafer Çağdaş Dünya tarihine geçmiştir.&lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Tadeusz Konwicki'nin Aşk Kazaları Kroniği Üzerine</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=88366</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=88366</guid>
      <author>Aybike Kılık</author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&amp;nbsp;Tadeusz Konwicki (1926&amp;ndash;2015), Polonya’nın önde gelen yazarlarından biridir. II. Dünya Savaşı sırasında Yurt Ordusu’nda mücadele eden Konwicki, savaş sonrası yazdığı eserlerde bireysel bellek ve toplumsal tarih arasındaki gerilimi eserlerinde ustaca işlemiştir. Varşova Üniversitesi Polonistik Bölümü mezunu olan yazar, kariyerinin erken döneminde sosyalist gerçekçiliğin etkisi altında eserler vermiş olsa da 1960’lardan itibaren daha özgün, eleştirel ve lirik bir anlatım geliştirmiştir. Romanlarında bireysel deneyim ile tarihsel olaylar arasında sürekli bir etkileşim gözlemlenir. Yazar ayrıca geçmişe dönüşlerle, okuyucuyu hem kişisel hem de kolektif hafıza üzerinde düşünmeye davet eder. Yazarın 1974 yılında yayımlanan, Wicio ve Alina arasındaki aşkı merkezine alarak, bireysel duyguların yaklaşan savaşın gölgesinde nasıl biçimlendiğini anlatan eseri &lt;em&gt;Aşk Kazaları Kroniği&lt;/em&gt; (Kronika wypadk&amp;oacute;w miłosnych) bu doğrultuda incelenecektir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Psikolojik Danışmada Mikro İfadeler: Gerçek Duyguları Gösteren Mimikler</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=88429</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=88429</guid>
      <author>Hifa Nazile YıldızGalip Yüksel </author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span lang="tr"&gt;Bu çalışmanın amacı, yüz kaslarının çok kısa süreli ve istemsiz hareketleri olarak tanımlanan mikro ifadeleri (micro-expressions) tanıtmak ve bunların psikolojik danışma sürecindeki potansiyel kullanım alanlarını kuramsal bir çerçevede tartışmaktır. Çalışmada öncelikle duyguların uyumsal işlevine ilişkin literatürden hareketle yüz ifadelerinin duyguları yansıtmadaki rolü ele alınmış; temel duyguların evrenselliğine ilişkin bulgular özetlenmiş ve mikro ifadelerin makro ifadelerden farklı özellikleri kuramsal çerçevede açıklanmıştır. Mikro ifadelerin keşfi, süresi, istemsiz ortaya çıkışı ve biyolojik temellerine ilişkin araştırma sonuçları aktarılmıştır. Ardından psikolojik danışma ortamında güven, direnç, duygusal yüzleşme ve bilinçdışı süreçler gibi faktörlerin mikro ifadelerin görünürlüğünü artırabileceği dikkate alınarak mikro ifadelerin sürece katkı sağlayabileceği durumlar tartışılmıştır. Mikro ifadelerin psikolojik danışmada kullanılmasına yönelik üç yaklaşım (video analizi, yazılım kullanımı ve mikro ifade okuryazarlığı eğitimi) avantajları ve sınırlılıkları bağlamında değerlendirilmiştir. Sunulan kuramsal tartışmalar doğrultusunda, danışmanların mikro ifade farkındalığı geliştirmesinin danışan duygularının anlaşılması, müdahale planlaması ve terapötik ilişkinin derinleştirilmesi gibi açılardan potansiyel yararları tartışılmıştır.&lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Antropomorfik İllüstrasyonda Estetik ve Algısal İlkelerin Ramachandran ve Hirstein’in Sanatın Sekiz Yasası Bağlamında İncelenmesi</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=88444</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=88444</guid>
      <author>Emine Nilüfer Üstündağ</author>
      <description>&lt;div style="mso-element: frame; mso-element-frame-hspace: 7.05pt; mso-element-wrap: around; mso-element-anchor-vertical: paragraph; mso-element-anchor-horizontal: margin; mso-element-top: 9.9pt; mso-height-rule: exactly;"&gt;&#13;
&lt;table cellspacing="0" cellpadding="0" align="left"&gt;&#13;
&lt;tbody&gt;&#13;
&lt;tr&gt;&#13;
&lt;td style="padding: 0cm 7.05pt 0cm 7.05pt;" align="left" valign="top"&gt;&#13;
&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; mso-element: frame; mso-element-frame-hspace: 7.05pt; mso-element-wrap: around; mso-element-anchor-vertical: paragraph; mso-element-anchor-horizontal: margin; mso-element-top: 9.9pt; mso-height-rule: exactly; margin: 6.0pt 0cm 6.0pt 0cm;"&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt;"&gt;Bu çalışma, animasyon filmlerinde yer alan antropomorfik karakterlerin estetik yapılarını ve izleyicide oluşturdukları algısal etkileri, nöroestetik kuram doğrultusunda analiz etmeyi amaçlamaktadır. Antropomorfizm, insan özelliklerinin hayvan, nesne veya doğa unsurlarına aktarılması olarak tanımlanır ve animasyon karakter tasarımında sıklıkla başvurulan güçlü bir görsel anlatım biçimidir. Bu bağlamda araştırma, Vilayanur S. Ramachandran ve William Hirstein’in “Sanatın Sekiz Yasası” çerçevesinde, antropomorfik karakterlerin neden bu denli etkili olduklarını estetik haz, görsel dikkat ve beyin temelli algı süreçleri üzerinden açıklamayı hedeflemektedir.&lt;/span&gt;&#13;
&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; mso-element: frame; mso-element-frame-hspace: 7.05pt; mso-element-wrap: around; mso-element-anchor-vertical: paragraph; mso-element-anchor-horizontal: margin; mso-element-top: 9.9pt; mso-height-rule: exactly; margin: 6.0pt 0cm 6.0pt 0cm;"&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt;"&gt;Çalışmanın yöntemi, nitel araştırma yaklaşımı çerçevesinde yapılandırılmış olup, antropomorfik karakter tasarımlarına sahip animasyon filmlerinden (Zootopia, Turning Red, Ratatouille) seçilen örnekler üzerinden betimsel analiz gerçekleştirilmiştir. İncelemede, karakter tasarımlarında görülen abartı, görsel metaforlar, simetri, figürün yalınlaştırılması/izolasyonu ve kontrast gibi biçimsel unsurlar Ramachandran ve Hirstein’in nöroestetik ilkeleriyle ilişkilendirilerek değerlendirilmiştir. Her bir ilkenin, karakterlerin izleyicide oluşturduğu algısal ve duygusal tepkilere nasıl aracılık ettiği ayrıntılı biçimde analiz edilmiştir.&lt;/span&gt;&#13;
&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; mso-element: frame; mso-element-frame-hspace: 7.05pt; mso-element-wrap: around; mso-element-anchor-vertical: paragraph; mso-element-anchor-horizontal: margin; mso-element-top: 9.9pt; mso-height-rule: exactly; margin: 6.0pt 0cm 6.0pt 0cm;"&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt;"&gt;Araştırma bulguları, Ramachandran ve Hirstein’in nöroestetik ilkelerinin yalnızca genel bir estetik çerçeve sunmakla kalmayıp antropomorfik karakter tasarımlarında daha belirgin ve işlevsel hâle geldiğini göstermektedir. İnsan benzeri niteliklerin hayvan ya da nesne formuna aktarılması; abartma, sadelik ve özün vurgulanması, görsel gruplaşma ve metaforik çağrışım gibi ilkelerin tasarım sürecinde doğal olarak devreye girmesine olanak tanımakta, bu süreç ise karakterlerin dikkat çekiciliğini, tanınabilirliğini ve duygusal olarak ilişki kurulabilirliğini artırmaktadır. Bu doğrultuda çalışma, antropomorfik karakterlerin yalnızca teknik tasarım becerileriyle değil, aynı zamanda beynin görsel ödül, tanıma ve dikkat mekanizmalarını harekete geçiren nörobilimsel yapılar aracılığıyla anlam kazandığını ortaya koymakta; animasyon karakterlerinin neden bu denli etkileyici ve anlatısal açıdan güçlü olduğunu açıklayan bir teorik temel sunmaktadır.&lt;/span&gt;&#13;
&lt;/td&gt;&#13;
&lt;/tr&gt;&#13;
&lt;/tbody&gt;&#13;
&lt;/table&gt;&#13;
&lt;/div&gt;</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Çekoslovakya’nın Devlet Olarak Doğuşu ve Bölünmesi</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=88449</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=88449</guid>
      <author>Hasan Maraş</author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Birinci Dünya Savaşı sonrasında kurulan ve yaşamı boyunca siyasi istikrarsızlıkların yoğun yaşandığı yetmiş beş yıllık bir birliktelik yaşayan Çekoslovakya, 1989’daki Kadife Devrim’in devamında 1 Ocak 1993’te Çek Cumhuriyeti ve Slovakya olarak barışçıl biçimde ayrılmıştır. Orta Avrupa’nın jeostratejik karakteri, bölge coğrafyasında ulus devletlerin kurulmasını engellemiştir. Bölge, daha çok çeşitli milletlerin bir arada yaşamaya mahkûm olduğu imparatorluklara ev sahipliği yapmıştır. Çekler ve Slovaklar da bu dönemde Avusturya-Macaristan İmparatorluğu bünyesinde varlıklarını sürdürmüşlerdir. Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nun Birinci Dünya Savaşı sonucunda yıkılmasıyla, imparatorluk içinde bulunan farklı milletler bağımsızlıklarını ilan ederek ayrı ulus-devlet olma yolunu seçmişlerdir. Bu dönemde Fransız Devrimi’nin yarattığı milliyetçilik akımından etkilenen Çekler ve Slovaklar da tarihleri boyunca ayrı bir devlet olamamanın verdiği motivasyonla birlikteliğe razı olmuşlar ve Çekoslovakya’yı kurmuşlardır. Çekoslovakya özelinde iki farklı milletin bir arada yaşama deneyimi, kuruluş esnasında sınırları arasında kalan azınlıklar, İkinci Dünya Savaşı arifesindeki Nazi işgali, 1968 Prag Baharı ve Sovyetlerin dağılması gibi süreçlere maruz kalma, nihayetinde Kadife Devrim’e giden süreçte birer kilometre taşı olmuştur. Çalışmamızda Çekoslovakya’nın Kadife Devrim’e giden süreçte tek nedenli açıklamalardan ziyade, dağılmaya ilişkin çok yönlü bir analiz yapılarak dağılma süreci ve bu sürecin barışçıllığı incelenecektir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Haremeynü’ ş- Şerifeyn Vakıflarından 1636- 37 Yıllarında Yapılan Surre Sevkiyatı </title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=88584</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=88584</guid>
      <author>Rümeysa Kars</author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-justify: inter-ideograph; line-height: normal; margin: 6.0pt 0cm 6.0pt 35.4pt;"&gt;&lt;span style="font-size: 10.0pt; font-family: 'Times New Roman','serif'; color: black; mso-themecolor: text1;"&gt;Haremeynü’ş-şerifeyn, &lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;dinî açıdan Hz. Peygamber’in sınırlarını çizdiği korunmuş anlamına da gelen Mekke ve Medine şehirleriyle çevrelerindeki belirli bir bölge için kullanılan terimdir. Hac farizası, Müslümanlar için önem arz eden Mekke&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;ve Medine’deki kutsal yerlerin ziyaret edilmesi ve ilgili dinî vecibelerin yerine getirildiği ibadettir. &lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;Her yıl hac mevsiminde Mekke ve Medine halkına dağıtılması için Mekke ve Medine’ye gönderilen eşya ve hediyeleri temsil etmek için &lt;em style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;“Surre Alayları”&lt;/em&gt; tertib edilir ve surre alayı, belirli merasimlerle uğurlanırdı. Osmanlılar döneminde surre genellikle İstanbul ve Kahire’den deniz ve kara güzergâhından gönderilmiştir. Surrelerin kaynaklarından en önemlisi haremeyn vakıfları idi. Osmanlı hanedan mensuplarına ve devlet yöneticilerine ait büyük vakıfların çoğunun geliri haremeyne tahsis edilmişti. Bunların dışında hazineden, ferdi bağışlardan da maddi destek sağlanırdı. İstanbul’daki surre merasimini Haremeyn vakıflarını idare eden darüssaade ağası tertip ederdi. Surre eminine teslim edilen hediyelerin, surre defterinin develere yüklenmesi sonrasında surre alayı yola çıkardı. &lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;Haremeyn’e gönderilen surrenin adet ve miktarı vakıf gelirlerine bağlı olarak değişiklik göstermiştir. Bu çalışmada 1636-37 tarihinde kayıt altına alınan Haremeynü’ş-şerifeyn ve defterde adı geçen vakıflardan surre için toplanan miktarı gösteren defter incelenmiştir.&lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>1980’ler Türk Pop Müziğinde Türk Müziği Üslubunun Vokal Tavra Yansıması</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=88592</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=88592</guid>
      <author>Ceren BüyükdumanFatma Zeynep Eğilmez </author>
      <description>&lt;span style="font-size: 9.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ascii-theme-font: major-bidi; mso-fareast-font-family: Calibri; mso-fareast-theme-font: minor-latin; mso-hansi-theme-font: major-bidi; mso-bidi-theme-font: major-bidi; mso-ansi-language: TR; mso-fareast-language: EN-US; mso-bidi-language: AR-SA; mso-no-proof: yes;"&gt;Bu çalışma, Türk pop müziğinde vokal icranın tavır ve üslup özelliklerini inceleyerek, Türk müziğinden aktarılan tavır özelliklerinin günümüz pop müzik söylemine nasıl yansıdığını ortaya koymayı amaçlamaktadır. 1980’lerden itibaren olgunlaşmaya başlayan &lt;em&gt;pop müzik sound&lt;/em&gt;’u, Batı müziğinin armonik yapısı ve kayıt teknolojilerinden beslenirken; vokal icrasında görülen süslemeler, perde baskıları ve ifadeye dayalı yorum biçimleri aracılığıyla Türk müziği üslubuyla bir etkileşim alanı oluşturmuştur. Çalışma, “Türk Müziği Penceresinden Bir Türk Pop Müziği İncelemesi: 1980'ler Örneği” başlıklı yüksek lisans tez verisinden seçilmiş temsil gücü yüksek şarkılar üzerinde yapılan makamsal ve icra odaklı analizlerle, Türk müziği tavır ve üslup özelliklerinin pop müzikteki dönüşümünü ortaya koymaktadır. Elde edilen bulgular doğrultusunda, Türk pop müziğinin yalnızca bir popüler kültür ürünü olmanın ötesinde, Türk müziği estetiğinin çağdaş bir uzantısı niteliği taşıyıp taşımadığı tartışmaya açılacaktır. Gerçekleştirilen analizler, 1980’ler Türk pop müziğinde vokal icranın; çarpma, glissando, portamento, vibrato ve karakteristik perde kullanımları gibi Türk müziği icra özellikleri ile anlamlı ölçüde şekillendiğini ortaya koymaktadır. Söz konusu bulgular, Türk müziği icra pratiklerini pop müzik bağlamında yeniden yorumlayarak melez bir vokal estetiğinin oluşumuna katkıda bulunduklarını göstermektedir.&lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Beden, Doğa ve Kimlik Arasında: Ana Mendieta’nın Sanatsal İzleri</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=88622</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=88622</guid>
      <author>Samet Doğan</author>
      <description>&lt;div style="mso-element: frame; mso-element-frame-hspace: 7.05pt; mso-element-wrap: around; mso-element-anchor-vertical: paragraph; mso-element-anchor-horizontal: margin; mso-element-top: 9.9pt; mso-height-rule: exactly;"&gt;&#13;
&lt;table cellspacing="0" cellpadding="0" align="left"&gt;&#13;
&lt;tbody&gt;&#13;
&lt;tr&gt;&#13;
&lt;td style="padding: 0cm 7.05pt 0cm 7.05pt;" align="left" valign="top"&gt;&#13;
&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; mso-element: frame; mso-element-frame-hspace: 7.05pt; mso-element-wrap: around; mso-element-anchor-vertical: paragraph; mso-element-anchor-horizontal: margin; mso-element-top: 9.9pt; mso-height-rule: exactly; margin: 3.0pt 0cm 3.0pt -.5pt;"&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ascii-theme-font: major-bidi; mso-hansi-theme-font: major-bidi; mso-bidi-theme-font: major-bidi; mso-no-proof: yes;"&gt;Ana Mendieta (1948&amp;ndash;1985), bedeni, doğayı ve kimliği birbirinden ayıran sınırları ortadan kaldıran çağdaş sanatın öncü isimlerinden biridir. Küba’da doğmuş ve daha sonra Amerika’da yaşamış olan sanatçı, bedeni doğa ortamlarının içine yerleştirerek aidiyet, kopuş ve yeniden doğuş temalarını keşfetmiştir. Performans, fotoğraf ve yerleştirme alanlarını kapsayan eserleri, insanın doğayla ilişkisini yalnızca estetik bir mesele olarak değil, aynı zamanda kültürel, toplumsal ve varoluşsal bağlamlar içinde ele alır. Bu yaklaşımıyla Mendieta, bedeni salt temsil nesnesi olmaktan çıkararak kimlik, hafıza ve doğanın kesiştiği bir yaşantı alanına dönüştürür. Bu makale, Mendieta’nın sanatını beden ve doğa arasındaki ilişkisel estetik, doğa aracılığıyla kadın kimliğinin yeniden inşası ve sürgün deneyiminin sanatsal temsili perspektiflerinden incelemektedir. Ayrıca sanatçının üretimleri, ekofeminist teori bağlamında değerlendirilerek, kadın ve doğa arasındaki tarihsel özdeşliklerin Mendieta tarafından nasıl yeniden kurgulandığı tartışılmaktadır. Bu çerçevede, makale Mendieta’nın eserlerini yalnızca kişisel bir ifade biçimi olarak değil, aynı zamanda doğa, beden ve kimlik politikaları üzerine eleştirel bir söylem olarak konumlandırmayı amaçlamaktadır.&lt;/span&gt;&#13;
&lt;/td&gt;&#13;
&lt;/tr&gt;&#13;
&lt;/tbody&gt;&#13;
&lt;/table&gt;&#13;
&lt;/div&gt;</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Yerel Kimliğin Görsel Temsilcisi Sembollerin Bir Estetik Değer Olarak Tekstil Yüzeylerine Yansıması: Çanakkale Örneği </title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=88745</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=88745</guid>
      <author>Deniz Kürşad. Didem Çatal ,Berna İleri </author>
      <description>&lt;span style="font-size: 9.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ascii-theme-font: major-bidi; mso-fareast-font-family: Calibri; mso-fareast-theme-font: minor-latin; mso-hansi-theme-font: major-bidi; mso-bidi-theme-font: major-bidi; mso-ansi-language: TR; mso-fareast-language: EN-US; mso-bidi-language: AR-SA; mso-no-proof: yes;"&gt;Tasarım alanları arasında her zaman bir iş birliği söz konusu olmuştur. Disiplinlerarası etkileşim&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;kavramına da örnek oluşturan bu iş birliği grafik tasarım ve tekstil tasarımı alanları arasında da sıklıkla gerçekleşmektedir. Bu iş birliği sonucunda ortaya çıkan ürünler sınırlı sayıda ya da seri olarak üretilmekte, mağazalarda, müzelerde ya da online olarak satışı gerçekleşmektedir. Farklı tekstil yüzeylerine uygulanan grafik çalışmalar, belirli bir tema üzerinden ya da özel günler ile alakalı, özellikle bir müzenin satış mağazasında sergilenen ürünler ise çoğu zaman o kente ya da ören yerine ait kültürel değerler ile alakalı olmaktadır. Bu tür çalışmalar aynı zamanda o kentin kimliğinin oluşmasında da büyük bir öneme sahiptir. Bu çalışmada Çanakkale’nin kültürel, turistik, tarihi ve arkeolojik değerlerinin stilizasyonu sonucu oluşan grafik desenlerin bez çanta, kırlent, runner gibi anı değeri taşıyan hediyelik eşya kategorisindeki tekstil ürünlerinin yüzeylerine uygulanarak destinasyon markalaşmasına katkıda bulunmak ve bu doğrultuda sürdürülebilir bir yaklaşım benimsenerek ekonomik bir değer yaratmak amaçlanmaktadır&lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Rusya-Ukrayna Savaşının Türkiye’nin Rusya ve Ukrayna ile Olan Dış Ticaretine Etkileri </title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=88405</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=88405</guid>
      <author>Havva Nur Şahin</author>
      <description>&lt;span class="NormalTextRun SCXW129825593 BCX0"&gt;Bu çalışma, Şubat 2022'de başlayan Rusya-Ukrayna Savaşı'nın Türkiye'nin Rusya ve Ukrayna ile olan toplam dış ticaret hacimleri üzerindeki etkilerini nicel olarak analiz etmeyi amaçlamaktadır. Savaşın neden olduğu küresel kriz ve belirsizliğin, Türkiye’nin savaşa taraf iki ülke ile gerçekleştirdiği ihracat ve ithalat hacmine etkileri incelenmiştir. Analiz, savaş öncesi ve sonrası dönemlere ait (2015-2024) Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yayınlanan toplam ithalat ve ihracat verileri kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Elde edilen bulgular, Türkiye’nin Ukrayna’ya yönelik ihracatında istikrarlı bir artış yaşanırken, savaşın bir diğer tarafı olan Rusya’ya gerçekleştirdiği ihracatta dalgalı bir seyir yaşandığını göstermektedir. İthalat hacimleri incelendiğinde ise, Türkiye’nin Ukrayna ile olan ithalatında istikrarlı bir düşüş gözlemlenirken, savaşın Türkiye-Rusya ithalatına etkileri ani artışlar ve sonrasında gelen ani düşüşler şeklinde gözlemlenmiştir. Bulgular sonucunda, savaşın Türkiye’nin her iki ülke ile gerçekleştirdiği dış ticaret üzerinde asimetrik bir etkiye yol açtığı görülmektedir.&lt;/span&gt;&lt;span class="EOP SCXW129825593 BCX0" data-ccp-props="{"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Çoklu Yetersizlik ile İlgili Yapılan Lisansüstü Tezlerin Çeşitli Değişkenler Açısından İncelenmesi </title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=88417</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=88417</guid>
      <author>Beyhan Özge Yersel Ender Durualp </author>
      <description>&lt;span lang="TR" style="font-size: 9.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ascii-theme-font: major-bidi; mso-fareast-font-family: Calibri; mso-fareast-theme-font: minor-latin; mso-hansi-theme-font: major-bidi; mso-bidi-theme-font: major-bidi; mso-ansi-language: TR; mso-fareast-language: EN-US; mso-bidi-language: AR-SA; mso-no-proof: yes;"&gt;Bu araştırmanın amacı çoklu yetersizlik ile ilgili yapılan lisansüstü tezlerin çeşitli değişkenler açısından incelenmesidir. Araştırma verilerinin toplanmasında doküman analizi yönteminden yararlanılmıştır. Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK) Başkanlığı Ulusal Tez Merkezi veri tabanına “çoklu engel”, “çoklu yetersizlik”, “çoklu yetersizliği olan”, “çoklu engeli olan” kelimeleri yazılmış ve toplam 25 teze ulaşılmıştır. Erişime açık olmayan bir tez ve konusu direkt çoklu yetersizlik olmayan tezler çıkarıldıktan sonra 18 tez araştırmaya dahil edilmiştir. Verilerin değerlendirilmesinde araştırmacılar tarafından geliştirilmiş “Tez İnceleme Formu” kullanılmıştır. Veriler, betimsel analiz yöntemiyle çözümlenmiştir. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre çoklu yetersizlik alanında yayınlanan tezlerin çoğu 2021 yılında yayınlanmıştır. Yayınlanan tezlerin çoğu yüksek lisans tezidir. 13 tez eğitim bilimleri enstitüsünde hazırlanmıştır. Tezlerin büyük bir çoğunluğu nicel ve nitel araştırma yöntemiyle desenlenmiştir. Tezlerin örneklemini çoklu yetersizliği olan çocukların ebeveynleri oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak uyarlanmış ölçek tercih edilmiştir. Tezlerde ele alınan konular ise çoğunlukla ebeveyn perspektifleri ve deneyimleri olmuştur. Araştırmadan elde edilen bulgular doğrultusunda uzmanlara ve ebeveynlere öneriler sunulmuştur. &lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Ortaokul Türkçe Dersi Öğretim Programı ile İlgili Hazırlanan Makaleler Üzerine Bir İnceleme</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=88418</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=88418</guid>
      <author>Nurullah Aykaç Selvi Nur Bozkurt </author>
      <description>&lt;div style="mso-element: frame; mso-element-frame-hspace: 7.05pt; mso-element-wrap: around; mso-element-anchor-vertical: paragraph; mso-element-anchor-horizontal: column; mso-element-top: 9.9pt; mso-height-rule: exactly;"&gt;&#13;
&lt;table cellspacing="0" cellpadding="0" align="left"&gt;&#13;
&lt;tbody&gt;&#13;
&lt;tr&gt;&#13;
&lt;td style="padding: 0cm 7.05pt 0cm 7.05pt;" align="left" valign="top"&gt;&#13;
&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; mso-element: frame; mso-element-frame-hspace: 7.05pt; mso-element-wrap: around; mso-element-anchor-vertical: paragraph; mso-element-anchor-horizontal: column; mso-element-top: 9.9pt; mso-height-rule: exactly; margin: 3.0pt 0cm 3.0pt -.5pt;"&gt;&lt;span lang="tr" style="font-size: 9.0pt; line-height: 107%;"&gt;Eğitim öğretim sürecinin nasıl yürütüleceğini, hangi araç gereçlerin kullanılacağını, aktarılacak müfredatın çerçevesini kısaca süreci her yönüyle şekillendiren belge olan öğretim programları, önemli bir kılavuz işlevi görür. Özellikle eğitim öğretim sürecini yürüten öğretmenler için önemli bir rehberdir. Öğretim programları, süreci her yönü ile şekillendirirken aynı zamanda çağın gereklerine göre ihtiyaç duyulduğunda güncellenebilir veya tamamen değiştirilebilir. Bu güncelleme ve değişiklikler öğretim programının daha faydalı olması ve hedeflenen başarıya ulaşması için yapılır. Nitekim 2024 yılında Türkiye’de bütün eğitim kademelerini kapsayacak &lt;/span&gt;&#13;
&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; mso-element: frame; mso-element-frame-hspace: 7.05pt; mso-element-wrap: around; mso-element-anchor-vertical: paragraph; mso-element-anchor-horizontal: column; mso-element-top: 9.9pt; mso-height-rule: exactly; margin: 3.0pt 0cm 3.0pt -.5pt;"&gt;&lt;span lang="tr" style="font-size: 9.0pt; line-height: 107%;"&gt;şekilde bir öğretim programı değişikliğine gidilmiştir. Böylece Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli (TYMM) kapsamında Ortaokul Türkçe Dersi Öğretim Programı da (TDÖP) değişmiş 5. sınıflardan başlayarak kademeleri olarak uygulanmaya başlanmıştır. Program değişikliği beraberinde bazı belirsizlikler de sorgulamalar da gerektirmiştir. Buradaki amaç programın daha iyi anlaşılmasını sağlamak ve varsa eksikliklerini ortaya koymaktır. Nitekim Türkiye genelinde bu doğrultuda birçok toplantı, çalıştay, sempozyum düzenlenmiş ve aynı zamanda akademik çalışmalar yapılmıştır. Bu çalışmada da Türkçe Dersi Öğretim Programını çeşitli yönlerden ele alan makaleler incelenmiş ve buna yönelik bulgular ortaya konmuştur. Yapılan inceleme ile söz konusu çalışmaların programın tüm paydaşlarını kapsayacak şekilde ve çeşitlendirilerek yapılmaya devam edilmesi önerisinde bulunulmuştur.&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&#13;
&lt;/td&gt;&#13;
&lt;/tr&gt;&#13;
&lt;/tbody&gt;&#13;
&lt;/table&gt;&#13;
&lt;/div&gt;</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Sadakat Programlarının Tasarımı: Sistematik Bir Literatür Taraması </title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=88425</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=88425</guid>
      <author>Ercin Lokman  </author>
      <description>&lt;div style="mso-element: frame; mso-element-frame-hspace: 7.05pt; mso-element-wrap: around; mso-element-anchor-vertical: paragraph; mso-element-anchor-horizontal: margin; mso-element-top: 9.9pt; mso-height-rule: exactly;"&gt;&#13;
&lt;div style="mso-element: frame; mso-element-frame-hspace: 7.05pt; mso-element-wrap: around; mso-element-anchor-vertical: paragraph; mso-element-anchor-horizontal: margin; mso-element-top: 9.9pt; mso-height-rule: exactly;"&gt;&#13;
&lt;table cellspacing="0" cellpadding="0" align="left"&gt;&#13;
&lt;tbody&gt;&#13;
&lt;tr&gt;&#13;
&lt;td style="padding: 0cm 7.05pt 0cm 7.05pt;" align="left" valign="top"&gt;&#13;
&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; mso-element: frame; mso-element-frame-hspace: 7.05pt; mso-element-wrap: around; mso-element-anchor-vertical: paragraph; mso-element-anchor-horizontal: margin; mso-element-top: 9.9pt; mso-height-rule: exactly; margin: 3.0pt 0cm 3.0pt -.5pt;"&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ascii-theme-font: major-bidi; mso-hansi-theme-font: major-bidi; mso-bidi-theme-font: major-bidi; mso-no-proof: yes;"&gt;Bu çalışma, sadakat programlarına ilişkin ulusal ve uluslararası literatürü sistematik bir çerçeve içinde inceleyerek alan yazındaki tematik örüntüleri, yöntemsel eğilimleri ve sektörel farklılaşmaları ortaya koymayı amaçlamaktadır. PRISMA protokolü doğrultusunda yürütülen tarama sürecinde 2000&amp;ndash;2025 yılları arasında yayımlanan çalışmalar Web of Science, Scopus, ScienceDirect, Emerald Insight, Taylor &amp; Francis, TR Dizin ve Google Scholar veri tabanlarında aranmış; dahil edilme ölçütlerini karşılayan yayınlar meta-sentez yaklaşımıyla değerlendirilmiştir. Bulgular, sadakat programları araştırmalarının çoğunlukla müşteri davranışları, program tasarımı, dijitalleşme ve hizmet sektörü uygulamalarına odaklandığını göstermektedir. Muhasebe ve finans alanında gerçekleştirilen çalışmaların ise TFRS uygulamaları, ertelenmiş gelir raporlaması ve puan sistemlerinin finansal etkileri üzerine yoğunlaştığı görülmüştür. Yöntemsel açıdan literatürün ağırlıklı olarak nicel araştırmalar tarafından temsil edildiği; deneysel, nitel ve veri analitiğine dayalı çalışmaların sınırlı olduğu belirlenmiştir. Çalışma, sadakat programlarının çok boyutlu yapısını teorik ve yöntemsel açıdan bütüncül bir perspektifle ele alarak eğilimleri ve geleceğe yönelik araştırma yönelimlerini ortaya koymaktadır. Böylece hem akademik hem de uygulamalı alanda sadakat programlarının tasarımına yönelik sistematik bir değerlendirme sunmaktadır.&lt;/span&gt;&#13;
&lt;/td&gt;&#13;
&lt;td style="padding: 0cm 7.05pt;"&gt;&#13;
&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; mso-element: frame; mso-element-frame-hspace: 7.05pt; mso-element-wrap: around; mso-element-anchor-vertical: paragraph; mso-element-anchor-horizontal: margin; mso-element-top: 9.9pt; mso-height-rule: exactly; margin: 3.0pt 0cm 3.0pt -.5pt;"&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ascii-theme-font: major-bidi; mso-hansi-theme-font: major-bidi; mso-bidi-theme-font: major-bidi; mso-no-proof: yes;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&#13;
&lt;/td&gt;&#13;
&lt;td style="padding: 0cm 7.05pt;"&gt;&#13;
&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; mso-element: frame; mso-element-frame-hspace: 7.05pt; mso-element-wrap: around; mso-element-anchor-vertical: paragraph; mso-element-anchor-horizontal: margin; mso-element-top: 9.9pt; mso-height-rule: exactly; margin: 3.0pt 0cm 3.0pt -.5pt;"&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ascii-theme-font: major-bidi; mso-hansi-theme-font: major-bidi; mso-bidi-theme-font: major-bidi; mso-no-proof: yes;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&#13;
&lt;/td&gt;&#13;
&lt;/tr&gt;&#13;
&lt;/tbody&gt;&#13;
&lt;/table&gt;&#13;
&lt;/div&gt;&#13;
&lt;/div&gt;</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Yapay Zekâ ve Yayoi Kusama: Bir Bilim Kurgu Sanat Hareketi</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=88427</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=88427</guid>
      <author>Emine Avcı  Ayşe Öztürk </author>
      <description>&lt;div style="mso-element: frame; mso-element-frame-hspace: 7.05pt; mso-element-wrap: around; mso-element-anchor-vertical: paragraph; mso-element-anchor-horizontal: margin; mso-element-top: 9.9pt; mso-height-rule: exactly;"&gt;&#13;
&lt;table cellspacing="0" cellpadding="0" align="left"&gt;&#13;
&lt;tbody&gt;&#13;
&lt;tr&gt;&#13;
&lt;td style="padding: 0cm 7.05pt 0cm 7.05pt;" align="left" valign="top"&gt;&#13;
&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; mso-layout-grid-align: none; text-autospace: none; mso-element: frame; mso-element-frame-hspace: 7.05pt; mso-element-wrap: around; mso-element-anchor-vertical: paragraph; mso-element-anchor-horizontal: margin; mso-element-top: 9.9pt; mso-height-rule: exactly; margin: 6.0pt 0cm 6.0pt 0cm;"&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; color: black; mso-themecolor: text1;"&gt;Kusama’nın tekrar eden motifleri, aynalı yapıları ve obsesif desen kullanımı, yapay zekânın algoritmik üretim süreçleriyle biçimsel ve kavramsal düzeyde örtüşmektedir. Bu bağlamda, sanatçının eserleri yapay zekâ aracılığıyla post-hümanist bir sanat diline evrilmekte; dijital simülasyonlar aracılığıyla yeni bir algı ve deneyim alanı yaratılmaktadır. Çalışma, YZ ile sanat arasındaki karşılıklı ilişkiyi kuramsal düzeyde ele alarak, dijital üretim süreçlerinin yalnızca estetik değil, aynı zamanda düşünsel bir dönüşüm yarattığını savunmaktadır. Kusama’nın sonsuzluk arayışı yapay zekâ ile dijital bir sonsuzluk anlatısına dönüşmekte; bu dönüşüm, sanat tarihinde dijital çağın açtığı yeni imkânlara işaret eden önemli bir paradigma kayması olarak değerlendirilmektedir. &lt;/span&gt;&#13;
&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; mso-layout-grid-align: none; text-autospace: none; mso-element: frame; mso-element-frame-hspace: 7.05pt; mso-element-wrap: around; mso-element-anchor-vertical: paragraph; mso-element-anchor-horizontal: margin; mso-element-top: 9.9pt; mso-height-rule: exactly; margin: 6.0pt 0cm 6.0pt 0cm;"&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; color: black; mso-themecolor: text1;"&gt;Makalede, çağdaş sanatın aykırı ve özgün figürlerinden Yayoi Kusama’nın seçili eserleri yapay zekâ (YZ) ekseninde yeniden değerlendirilerek, sanat ve teknolojinin kesişiminde oluşan yeni anlatı biçimleri incelenmektedir. Infinity Mirror Rooms, Dots Obsession, Narcissus Garden, The Souls of Millions of Light Years Away ve Pumpkins gibi ikonik eserler temel alınarak, Kusama’nın sanatında öne çıkan sonsuzluk, tekrar, benlik ve varoluş temaları yapay zekâ teknolojileri bağlamında analiz edilmiştir. Runway AI gibi üretken yapay zekâ araçlarıyla üretilen dijital video içerikleri, Kusama’nın estetik dünyasının dijital ortamda nasıl yeniden üretilebildiğini ve dönüştürülebildiğini ortaya koymaktadır. Kusama’nın sanatını yapay zekâ aracılığıyla tasarlarken bir bilim kurgu anlatısı olarak yeniden yorumlamaktadır. YZ destekli sanatsal dönüşümün izlerini sürmeyi ve teknoloji-estetik kesişiminde yeni bir sanat hareketinin doğuşunu tartışmayı, sanat ve teknoloji arasındaki ilişkiyi irdelemeyi amaçlamaktadır.&lt;/span&gt;&#13;
&lt;/td&gt;&#13;
&lt;/tr&gt;&#13;
&lt;/tbody&gt;&#13;
&lt;/table&gt;&#13;
&lt;/div&gt;</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Kuyumculukta Kabuk Yapılar: Michael Good Örneği</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=88458</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=88458</guid>
      <author>Mehmet Fatih Özdemir</author>
      <description>&lt;div style="mso-element: frame; mso-element-frame-hspace: 7.05pt; mso-element-wrap: around; mso-element-anchor-vertical: paragraph; mso-element-anchor-horizontal: margin; mso-element-top: 9.9pt; mso-height-rule: exactly;"&gt;&#13;
&lt;table cellspacing="0" cellpadding="0" align="left"&gt;&#13;
&lt;tbody&gt;&#13;
&lt;tr&gt;&#13;
&lt;td style="padding: 0cm 7.05pt 0cm 7.05pt;" align="left" valign="top"&gt;&#13;
&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; mso-element: frame; mso-element-frame-hspace: 7.05pt; mso-element-wrap: around; mso-element-anchor-vertical: paragraph; mso-element-anchor-horizontal: margin; mso-element-top: 9.9pt; mso-height-rule: exactly; margin: 3.0pt 0cm 3.0pt -.5pt;"&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;"&gt;Kuyumculuk sanatında kabuk yapılar, doğadaki organik formların metal yüzeylerde yeniden yorumlanmasıyla ortaya çıkan önemli bir estetik ve yapısal anlayışı temsil eder. Bu yapılar, ince metal levhaların plastik deformasyon (bükme, germe, sıkıştırma) yoluyla üç boyutlu hale getirilmesiyle elde edilir. Kabuk formlar, hem estetik zarafet hem de yapısal dayanıklılık açısından kuyumculukta özgün bir teknik alan açmıştır. Bu makalede, kabuk form kavramının kuyumculukta tarihsel ve teknik gelişimi incelenmekte; çağdaş uygulamalar bağlamında Amerikalı sanatçı Michael Good’un çalışmaları örnek olarak ele alınmaktadır. Good’un geliştirdiği antiklastik yükseltme tekniği, metalin iki eksende eğilmesini sağlayarak organik, akışkan ve heykelsi formların elde edilmesine olanak tanımaktadır. Betimsel yöntemin kullanıldığı çalışma, Good’un eserleri üzerinden kabuk yapının estetik, teknik ve kavramsal boyutlarını analiz etmektedir. Sanatçı yaptığı çalışmalarda metalin sınırlarını zorlayarak ona yeni bir plastik ifade kazandırmıştır.&lt;/span&gt;&#13;
&lt;/td&gt;&#13;
&lt;/tr&gt;&#13;
&lt;/tbody&gt;&#13;
&lt;/table&gt;&#13;
&lt;/div&gt;</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Ambalaj Tasarımında Çocuk Ürünlerinde Kullanılan Görsel Unsurların Etkisi</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=88497</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=88497</guid>
      <author>Betül Tanrıkulu Karaduman</author>
      <description>&lt;div style="mso-element: frame; mso-element-frame-hspace: 7.05pt; mso-element-wrap: around; mso-element-anchor-vertical: paragraph; mso-element-anchor-horizontal: margin; mso-element-top: 9.9pt; mso-height-rule: exactly;"&gt;&#13;
&lt;table cellspacing="0" cellpadding="0" align="left"&gt;&#13;
&lt;tbody&gt;&#13;
&lt;tr&gt;&#13;
&lt;td style="padding: 0cm 7.05pt 0cm 7.05pt;" align="left" valign="top"&gt;&#13;
&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; mso-element: frame; mso-element-frame-hspace: 7.05pt; mso-element-wrap: around; mso-element-anchor-vertical: paragraph; mso-element-anchor-horizontal: margin; mso-element-top: 9.9pt; mso-height-rule: exactly;"&gt;&lt;span lang="TR" style="font-size: 9.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;"&gt;Bu çalışma, çocuklara yönelik ürünlerde ambalaj tasarımında kullanılan görsel unsurların işlevsel ve estetik etkilerini derinlemesine incelemektedir. Araştırma kapsamında renk, şekil, tipografi ve illüstrasyon gibi temel tasarım bileşenlerinin ürünün görsel çekiciliğini artırmadaki rolü, estetik algıyı nasıl biçimlendirdiği ve çocukların dikkatini yönlendirme kapasitesi çok boyutlu bir yaklaşımla değerlendirilmiştir. Kapsamlı literatür taraması, özellikle çocuk kullanıcıların algısal ve bilişsel özelliklerine uyum sağlayan ambalaj tasarımlarının geliştirilmesinde hangi stratejilerin etkili olduğunu ortaya koymakta; bu bağlamda görsel unsurların kullanıcı merkezli bir tasarım anlayışıyla bütüncül şekilde kurgulanmasının önemini vurgulamaktadır. Çalışma, hem tasarımcılar hem de üreticiler için çocuk ürünlerinde ambalaj tasarımının estetik değerinin ötesinde, dikkat çekicilik, anlaşılabilirlik ve kullanıcı deneyimini destekleyen işlevsel bir iletişim aracı olarak ele alınması gerektiğini göstermektedir.&lt;/span&gt;&#13;
&lt;/td&gt;&#13;
&lt;/tr&gt;&#13;
&lt;/tbody&gt;&#13;
&lt;/table&gt;&#13;
&lt;/div&gt;</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Enflasyon Muhasebesi Araştırmalarında Küresel Eğilimler: Scopus Verileriyle Bibliyometrik Bir Analiz</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=88627</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=88627</guid>
      <author>Mustafa Zeytin</author>
      <description>&lt;div style="mso-element: frame; mso-element-frame-hspace: 7.05pt; mso-element-wrap: around; mso-element-anchor-vertical: paragraph; mso-element-anchor-horizontal: margin; mso-element-top: 9.9pt; mso-height-rule: exactly;"&gt;&#13;
&lt;table cellspacing="0" cellpadding="0" align="left"&gt;&#13;
&lt;tbody&gt;&#13;
&lt;tr&gt;&#13;
&lt;td style="padding: 0cm 7.05pt 0cm 7.05pt;" align="left" valign="top"&gt;&#13;
&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; mso-element: frame; mso-element-frame-hspace: 7.05pt; mso-element-wrap: around; mso-element-anchor-vertical: paragraph; mso-element-anchor-horizontal: margin; mso-element-top: 9.9pt; mso-height-rule: exactly; margin: 3.0pt 0cm 3.0pt -.5pt;"&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ascii-theme-font: major-bidi; mso-hansi-theme-font: major-bidi; mso-bidi-theme-font: major-bidi; mso-no-proof: yes;"&gt;Bu çalışma, enflasyon muhasebesi ve enflasyon düzeltmesi konularında 2024 yılı sonuna kadar Scopus veri tabanında yayımlanan 181 çalışmayı bibliyometrik yöntemle inceleyerek literatürdeki eğilimleri, etkileşimleri ve tematik yoğunlaşmaları bütüncül bir bakış açısıyla ortaya koymayı amaçlamaktadır. Çalışmanın önemi, yüksek enflasyon dönemlerinde finansal raporlamanın güvenilirliğini etkileyen bu konulara yönelik akademik ilginin artması ve ülkeler arası uygulama farklılıklarının bilimsel olarak değerlendirilmesi gerekliliğinden kaynaklanmaktadır. Araştırmada çeşitli bibliyometrik göstergeler kullanılarak yayınların yıllara göre dağılımı, atıf düzeyleri, yayın türleri, yazar ve ülke katkıları ile anahtar kelime ilişkileri analiz edilmiştir. Elde edilen bulgular, literatürde dalgalı bir yayın eğilimi olduğunu, ekonomik kriz ve yüksek enflasyon dönemlerinin konuya yönelik akademik ilgiyi artırdığını, Almanya ve İtalya’nın en fazla yayın yapan ülkeler arasında yer aldığını, Türkiye, Brezilya ve Arjantin gibi yüksek enflasyon yaşayan ülkelerde ise bu alana yönelik ilginin belirgin şekilde yüksek olduğunu göstermektedir. Yayınların büyük çoğunluğunu makalelerin oluşturduğu, anahtar kelime analizlerinin çalışmaların finansal raporlama, uluslararası muhasebe standartları ve uygulamalı düzenlemeler etrafında yoğunlaştığını ortaya koyduğu, ayrıca yazar iş birliklerinin sınırlı düzeyde kaldığı belirlenmiştir. Sonuç olarak, enflasyon muhasebesi alanında teorik çerçevelerin geliştirilmesine, ülkeler arası uygulamaların karşılaştırmalı olarak ele alınmasına ve araştırmacılar arasındaki uluslararası iş birliklerinin artırılmasına ihtiyaç duyulduğu görülmektedir.&lt;/span&gt;&#13;
&lt;/td&gt;&#13;
&lt;/tr&gt;&#13;
&lt;/tbody&gt;&#13;
&lt;/table&gt;&#13;
&lt;/div&gt;</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Erken Osmanlı Dönemi Cami Mimarisi Bağlamında Bursa Ulu Camii, Orhan Camii ve Yeşil Camii’nin Koruma ve Restorasyon Süreçlerinin Değerlendirilmesi</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=88636</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=88636</guid>
      <author>Serdar Kasap</author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: 150%;"&gt;Tarihi yapılar, bulundukları çevrenin ve sosyal yaşamın temel bileşenleri olarak toplumsal hafızanın korunmasında önemli bir role sahiptir. Bu çalışmanın amacı, Bursa kent merkezinde yer alan ve restorasyon uygulamalarına tabi tutulmuş camilerin koruma süreçlerini incelemek; modern müdahale yöntemlerini, tasarım kriterlerini ve yapısal yaklaşımları değerlendirmektir. Çalışmada, koruma ve restorasyon programlarının tarihsel gelişimi ele alınmış; geçmişten günümüze değişen yaklaşımlar irdelenmiştir. Yapısal, malzeme temelli ve zamana bağlı müdahaleler analiz edilerek cami örnekleri üzerinden değerlendirilmiştir. Çalışma kapsamında Ulu Camii, Orhan Camii ve Yeşil Camii'nin tarihsel bağlamı, mevcut durumu ve restorasyon süreçleri araştırılmış; yapım tekniği, plan şeması, strüktürel sistem, malzeme özellikleri ve cephe düzenlemeleri ayrıntılı biçimde incelenmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Ortaokul Ve Lise Düzeyinde Öğrenim Gören Öğrencilerin Sağlıklı Yaşam Biçimlerinin Karşılaştırılması </title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=88682</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=88682</guid>
      <author>Ömer Kutbay Ramazan Erdoğan </author>
      <description>&lt;div style="mso-element: frame; mso-element-frame-hspace: 7.05pt; mso-element-wrap: around; mso-element-anchor-vertical: paragraph; mso-element-anchor-horizontal: margin; mso-element-top: 9.9pt; mso-height-rule: exactly;"&gt;&#13;
&lt;table cellspacing="0" cellpadding="0" align="left"&gt;&#13;
&lt;tbody&gt;&#13;
&lt;tr&gt;&#13;
&lt;td style="padding: 0cm 7.05pt 0cm 7.05pt;" align="left" valign="top"&gt;&#13;
&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; mso-element: frame; mso-element-frame-hspace: 7.05pt; mso-element-wrap: around; mso-element-anchor-vertical: paragraph; mso-element-anchor-horizontal: margin; mso-element-top: 9.9pt; mso-height-rule: exactly; margin: 3.0pt 0cm 3.0pt -.5pt;"&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ascii-theme-font: major-bidi; mso-hansi-theme-font: major-bidi; mso-bidi-theme-font: major-bidi; mso-no-proof: yes;"&gt;Bu çalışmanın amacı, ortaokul ve lise öğrencilerinin sağlıklı yaşam biçimi davranışlarını kapsamlı bir şekilde inceleyerek sosyodemografik değişkenler, fiziksel aktivite alışkanlıkları ve sporla ilgili özelliklerin genel sağlık davranış düzeylerine etkilerini belirlemektir. Araştırma grubunu Van ili Erciş ilçesinde ortaokul ve lise düzeyinde öğrenimlerine devam eden 604 gönüllü öğrenciden (246 erkek, 358 kadın) oluşmaktadır. Veri toplama aracı olarak "Kişisel Bilgi Formu" ve "Sağlıklı Yaşam Biçimi Davranışları Ölçeği-II (SYBDÖ-II)" kullanılmıştır. Araştırmanın bulguları, öğrencilerin okul türü, yaş ve vücut ağırlığı değişkenleri ile SYBDÖ-II toplam puan ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar olduğunu göstermektedir (p &lt;0,05). Katılımcıların cinsiyet, yaşadıkları yer, boy, aile gelir durumu ve ebeveyn eğitim düzeyi gibi demografik değişkenler arasında anlamlı farklılık gözlenmemiştir (p &gt; 0,05). Erkek öğrencilerin SYBDÖ-II'de kız öğrencilere kıyasla daha yüksek ortalama puanlar sahip olduğunu göstermiştir. Ayrıca, ortaokul öğrencileri lise öğrencilerine kıyasla,&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;ilçe merkezlerinde ikamet eden öğrenciler köylerde ikamet eden öğrencilere kıyasla&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;SYBD puan ortalamalarına&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;daha yüksek olduğu görülmüştür. Haftalık egzersiz durumu, spor türü ve düzenli egzersiz değişkenleri ile SYBDÖ-II ortalama puanları arasında anlamlılık olduğu (p &lt; 0,05), lisanslı sporcu statüsünün karşılaştırılmasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark gözlenmemiştir (p &gt; 0,05). Ayrıca düzenli egzersiz yapan, lisansı bulunan, bireysel sporlara katılan ve haftalık egzersiz süresi daha uzun olan öğrencilerin, akranlarına kıyasla daha yüksek sağlıklı yaşam tarzı davranışı ortalama puanlarına sahip olduğu görülmüştür.&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;Sonuç olarak, araştırma grubundaki öğrencilerin sergilediği sağlıklı yaşam tarzı davranışlarının genel olarak orta düzeyde olduğu, ortaokul öğrencileri lise öğrencilerine kıyasla daha olumlu sağlıklı yaşam tarzı davranışlarına sahip oldukları belirlenmiştir. Bu bilgiler doğrultusunda özellikle erken yaşlardan itibaren okullarda yapılandırılmış fiziksel aktivite programları uygulanması yanısıra düzenli egzersiz alışkanlıklarının teşvik edilmesinin sağlıklı bir yaşam tarzını sürdürmek için önemli olduğu düşünülmektedir.&lt;/span&gt;&#13;
&lt;/td&gt;&#13;
&lt;/tr&gt;&#13;
&lt;/tbody&gt;&#13;
&lt;/table&gt;&#13;
&lt;/div&gt;</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Meb’in Hazırladığı 6.Sınıf Matematik Ortak Sınavının Matematik Dersi Öğretim Programına ve Yenilenmiş Bloom Taksonomisine Göre İncelenmesi</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=88706</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=88706</guid>
      <author>Yasemin Hakyemez Kıran Hasan Hüseyin Aksu </author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;"&gt;Ölçme ve değerlendirme, eğitimin temel unsurlarından biridir ve kurumlarda öğrenmenin düzeyini belirlemek amacıyla süreç değerlendirmesi yapılmaktadır. Millî Eğitim Bakanlığı’nın 2023-2024 eğitim-öğretim yılında bazı kademelerde ortak sınav uygulamasına geçmesiyle, bu sınavların öğretim programlarıyla uyumu önem kazanmıştır. Bu çalışmada, 6. sınıf matematik ortak sınavı Matematik Öğretim Programı (MÖP) ve Yenilenmiş Bloom Taksonomisi’nin (YBT) yatay ve dikey boyutlarına göre incelenmiştir. Araştırma verileri, MEB tarafından yayımlanan sınav soruları ve Ortaokul Matematik Öğretim Programı doküman analizi yöntemiyle toplanmış; iki akademisyen ve iki matematik öğretmeninin katkılarıyla 52 soru hem kazanımlar hem de YBT basamakları açısından sınıflandırılmıştır. Analiz sonucunda, sınav sorularının YBT’nin bilişsel süreç boyutunda alt düzey basamaklarda yoğunlaştığı, bilgi boyutunda ise çoğunlukla işlemsel bilgi düzeyinde olduğu belirlenmiştir. MÖP açısından incelendiğinde soruların büyük ölçüde kazanımlarla örtüştüğü, ancak bazı kazanımların hiçbir soruyla ilişkilendirilmediği görülmüştür. Öğrenme alanları ve kazanımların sınava eşit dağılmaması, kapsam geçerliliğinin düşük olduğunu göstermektedir. Bulgular, sınavın bilişsel seviyesi düşük ve zorluk düzeyi kolay olarak değerlendirilebileceğini ortaya koymaktadır. Sonuç olarak, süreç ve sonuç değerlendirme sınavlarının YBT’nin üst düzey bilişsel basamaklarını içerecek biçimde hazırlanması ve MÖP’e uygun daha dengeli bir soru dağılımı sağlanması önerilmektedir.&lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Enformasyon Çağında Dini Bilginin Ediniminin Mahiyet Dönüşümüne Dair Nitel Bir Araştırma: Küçük Yaşta Evlilik Özelinde</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=88775</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=88775</guid>
      <author>Bayram Ayhan</author>
      <description>&lt;p class="z-Abstract" style="line-height: normal; margin: 6pt 0cm; text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size: 10.0pt;"&gt;Enformasyon çağı on dokuzuncu yüzyılın ortalarında bilgisayar ve internet teknolojisinin hayatımıza girişi ile başlatılır. Enformasyon çağına dair ilk çalışmayı yapan Manuel Castell çalışmasında internet ve bilgisayar teknolojilerinin ilerlemesinin endüstri, dini fundamentalizm, kimlik ve anlam arayışlarını dönüştüreceğini belirtmiştir. Çalışmamızda, zikredilen olguların dine dair boyutu spesifik bir örneklem bağlamında incelenmeye çalışılmıştır. Spesifik örneklem, tefsir literatüründe yer alan küçük yaştaki çocuklarla cinsel birlikteliğin mümkün olduğunu ifade eden klasik yorumlamalardır. Amaç ise ilahiyat öğrencilerinin söz konusu yorumlara yaklaşımının çözümlenmesidir. Ayrıca öğrencilerin bu konulara dair bilgi ediniminde dijital platformların etkisini ölçümlemektir. Öğrencilerin kendilerine verilen bazı makaleleri ve özellikle de dijital platformlarda yer alan bilgileri bir arada değerlendirerek bireysel çözümler üretmesi amaçlanmıştır. Nitekim, dini ilimler ile iştigal eden bireylerin bazı hassas konularda dini bilgi ediniminde enformasyon ve dijitalleşmenin etkisinin ölçümü ve çözüm önerileri oldukça değerlidir. Mezkûr konu, bilginin hızla yayıldığı ve çoğunlukla sansüre uğramadan aktarıldığı enformasyon çağında din aleyhine kullanılan en önemli konular arasında yer almaktadır. Çalışmada yöntem olarak nitel araştırma yöntemlerinden olan doküman analizi kullanılmıştır. Elde edilen bulgular, insanların olayları nasıl değerlendirdiklerini, belirli bir durumla ilgili algılarını, duygularını, bakış açılarını anlamaya çalışan fenomenolojik analiz yöntemiyle tahlil edilmiştir. Çalışma, Kur’ân-ı Kerîm’in eleştirilmesine araç edinilen küçük yaşta evliliğe dair dijital platformların etkisini ölçmeyi amaçlaması yönüyle özgünleşmektedir. &lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Organizasyonel İnovasyon ve İşletme Performansı: Bibliyometrik Analiz ve Ortak Atıf Analizi </title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=88876</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=88876</guid>
      <author>Sabahattin KılınçMurat Sağbaş ,Fahri Alp Erdoğan </author>
      <description>&lt;div&gt;&#13;
&lt;table cellspacing="0" cellpadding="0" align="left"&gt;&#13;
&lt;tbody&gt;&#13;
&lt;tr&gt;&#13;
&lt;td align="left" valign="top"&gt;&#13;
&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span lang="TR"&gt;Organizasyonel inovasyon, işletmenin performansını sürdürülebilir şekilde artırma potansiyeline sahiptir.&amp;nbsp; Bu çalışmanın amacı, organizasyonel inovasyon ile işletme performansı arasındaki ilişkiyi içeren çalışmaların bibliyometrik analiz kullanılarak incelenmesidir Bu çalışmada, organizasyonel inovasyon ile işletme performansı arasındaki ilişkiyi içeren çalışmaların bibliyometrik analiz kullanılarak incelenmiştir Bu işlem için Web of Science veri tabanından yararlanılmıştır çalışmaların&amp;nbsp;&amp;nbsp; 2021-2022 yılları arası en fazla ivmeli bir şekilde arttığı dönem olduğu, konuya ilişkin en fazla çalışma yayınlayan derginin Sustainability dergisi olduğu, en fazla konuya ilişkin çalışma yapan yazarın&amp;nbsp; Pedro Soto-Acosta olduğu, en fazla konuya ilişkin çalışma yapan kuruluşun University of Murcia olduğu, en fazla Çinli yazarlar konuya ilişkin çalışmalar yaptığı, organizasyonel inovasyon ile işletme performansı haricinde en sık bahsedilen anahtar kelimelerin, ürün inovasyonu, organizasyonel performans, inovasyonel performans, KOBİ’ler, süreç inovasyonu, teknolojik inovasyon olduğu tespit edilmiştir. &amp;nbsp;&lt;/span&gt;&#13;
&lt;/td&gt;&#13;
&lt;/tr&gt;&#13;
&lt;/tbody&gt;&#13;
&lt;/table&gt;&#13;
&lt;/div&gt;</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Dijital Medyada Deeffake Sorunu;  Taylor Swift Örneği</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=88916</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=88916</guid>
      <author>Meral GülerKainat Özpolat </author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: 150%;"&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt; line-height: 150%; font-family: 'Times New Roman',serif;"&gt;Kitle iletişim araçlarının dijitalleşmesiyle beraber olumsuz etki oluşturma alanları da giderek daha fazla genişlemektedir. Deepfake gibi yapay teknolojilerinin sahte, yasa dışı içeriklerin hazırlanmasını ve paylaşılmasını kolaylaştıran uygulamalar, bu alanın kontrol edilemeyen, sorunlu bir taraf olduğunu ortaya çıkarmaktadır. Dijital medyanın verilerin korunması hakkındaki tutumu, bu ağlarda daha da güvensiz bir iletişimin yaşanmasına neden olmaktadır. Amerikalı şarkıcının izinsiz deepfake görüntülerinin X’te (Twtter) yayınlanmasından 17 saat gibi kısa bir sürede 47 milyon kez ilenme oranına ulaşmıştır. Ünlü şarkıcının dijital ortamda şarkılarıyla popüler olması, görüntülerin yayılmasına hızlandırmıştır. Ve sahte içeriklerin yarattığı olumsuz nedenleri basında daha fazla tartışılmıştır. Bu olayda, ülkede gösterilen tepki üzerine görüntüler X’te sonradan engellenmiştir. Sorun yaratan tarafının, milyarlık dijital ağ kullanıcılarının kolayca ulaşabildiği bu içeriklerin hem yasal olarak hem de dijital ortamda kişiyi böylesi durumlardan koruyacak düzenlemelerin güvenli iletişim için oldukça önemli olduğudur.&lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Azerbaycan’da Kentli Hakları: Hukuki Temelleri ve Gelişimi</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=89253</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=89253</guid>
      <author>Reshad Abılzade Nazlı Yücel Batmaz </author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;" align="justify"&gt;Modern kent yönetimlerinin ortaya çıkması demokrasi ve insan hakları temelli bir çerçeveyi ortaya çıkarmıştır. Yönetimin yanı sıra kentte yaşayan insanların kentlilik bilincinin artması ve yönetime katılması kentli hakları olarak tanımlanan haklar grubunun oluşmasına etki etmiştir. Azerbaycan bağlamında kentli haklarının gelişiminin saptanması amaçlanan bu çalışmada literatür taraması yöntemi kullanılmıştır. Kentli haklarının gelişiminde etkili yeri bulunan Avrupa Kentsel Şartının kentli haklarının geliştirilmesinin yanı sıra kent yönetiminin de güçlendirilmesinde önemli bir hukuki metin olduğu, yerel yönetimlerin imzasına açılan bu anlaşmaya taraf olunması için girişimlerin yapılması Azerbaycan yerel yönetimlerinin güçlendirilmesine etki edeceği sonucuna varılmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
  </channel>
</rss>


