






   
<rss version="2.0">
  <channel>
    <title>SOCIAL SCIENCES STUDIES JOURNAL (SSSJournal), Yıl 2025 Sayı Cilt 11 Sayı 10</title>
    <link>https://sssjournal.com/?mod=sayi_detay&amp;sayi_id=3782</link>
    <description>SOCIAL SCIENCES STUDIES JOURNAL (SSSJournal)</description>
    <language>tr</language>
    <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    <generator/>
    <item>
      <title>Sosyal Bilimlerde Araştırma Yöntemi Olarak Fenomenoloji ve Uygulanışı</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=87341</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=87341</guid>
      <author>Sinan Akseki</author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 0cm; text-align: justify;"&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="mso-bidi-font-weight: bold;"&gt;Bu çalışmanın amacı sosyal bilimlerde son zamanlarda sıklıkla tercih edilmekte olan niteliksel araştırma deseni olan fenomenolojik araştırmaların temel özelliklerini, literatüre yönelik olarak yapılan araştırmalarda analiz etmek ve söz konusu desenleri kullanacak araştırmacılara temel ve küçükte olsa bir katkı sağlamayı amaçlamaktadır. Bu çalışmada öncelikli olarak nitel araştırmaların karakteristik özelliklerinden bahsedilmiş, ardından fenomenolojik araştırmaların sosyal bilimlere etkileri, araştırmacılara katkıları, avantajlı ve dezavantajlı yönleriyle kısa bir analizi yapılmaktadır.&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Çevrimiçi Romantik İlişkiler: Nasıl Tanıştılar, Nasıl İletişim Kuruyorlar?</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=87353</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=87353</guid>
      <author>Beyza Bulutİlayda Doğan  ,Derya Çakır  ,Şerife Gonca Zeren  </author>
      <description>&lt;div style="mso-element: frame; mso-element-frame-hspace: 7.05pt; mso-element-wrap: around; mso-element-anchor-vertical: paragraph; mso-element-anchor-horizontal: margin; mso-element-top: 9.9pt; mso-height-rule: exactly;"&gt;&#13;
&lt;table cellspacing="0" cellpadding="0" align="left"&gt;&#13;
&lt;tbody&gt;&#13;
&lt;tr&gt;&#13;
&lt;td style="padding: 0cm 7.05pt 0cm 7.05pt;" align="left" valign="top"&gt;&#13;
&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; mso-element: frame; mso-element-frame-hspace: 7.05pt; mso-element-wrap: around; mso-element-anchor-vertical: paragraph; mso-element-anchor-horizontal: margin; mso-element-top: 9.9pt; mso-height-rule: exactly; margin: 6.0pt 0cm 3.0pt 0cm;"&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-fareast-font-family: Calibri; color: black; mso-themecolor: text1;"&gt;Yaşam teknoloji ile bütünleştikçe, romantik ilişkiler de değişime uğramış ve çevrimiçi ilişkiler yeni gerçeklerden biri olmuştur. Bireylerin potansiyel partnerleriyle tanışma ve etkileşim kurma süreçlerinde flört/arkadaşlık uygulamaları ve sosyal medya, belirleyici rol üstlenmektedir. Bu araştırmanın amacı; üniversite öğrencilerinin çevrimiçi romantik ilişki kurmalarını yordamada, iletişim kurma biçimi, tanışma biçimi, cinsiyet ve yaş değişkenlerinin rolünü ve yordayıcı gücünü incelemektir. Araştırmanın çalışma grubunu 253 kadın ve 65 erkek, toplam 318 üniversite öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırma verilerinin çözümlenmesi, lojistik regresyon analizi yöntemi kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırma bulguları, romantik ilişkilerde çevrimiçi romantik ilişki deneyimini en güçlü yordayan değişkenin çevrimiçi iletişim biçimi olduğunu; bunu çevrimiçi tanışma ve yaş değişkeninin izlediğini; cinsiyet değişkenin ise çevrimiçi romantik ilişki deneyimi üzerinde anlamlı bir etkisi olmadığını göstermektedir. Çevrimiçi iletişim ve tanışma biçimlerini tercih eden bireylerin çevrimiçi bir romantik ilişki kurma olasılığı daha yüksek iken, yaş arttıkça bu olasılığın azaldığı görülmüştür.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&#13;
&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; mso-element: frame; mso-element-frame-hspace: 7.05pt; mso-element-wrap: around; mso-element-anchor-vertical: paragraph; mso-element-anchor-horizontal: margin; mso-element-top: 9.9pt; mso-height-rule: exactly; margin: 6.0pt 0cm 3.0pt 0cm;"&gt;&amp;nbsp;&#13;
&lt;/td&gt;&#13;
&lt;/tr&gt;&#13;
&lt;/tbody&gt;&#13;
&lt;/table&gt;&#13;
&lt;/div&gt;</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Küresel Risklerin Sistematik Analizi: Batı Liberal Demokrasileri ve Türkiye Bağlamında Genç İşsizliği, İklim Değişikliği ve Yapay Zekânın AHP Tabanlı Değerlendirmesi</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=87606</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=87606</guid>
      <author>Eliz Karabulut Mustafa Sundu </author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 3.0pt 0cm 3.0pt -.5pt;"&gt;&lt;span lang="TR" style="font-size: 9.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ascii-theme-font: major-bidi; mso-hansi-theme-font: major-bidi; mso-bidi-theme-font: major-bidi; mso-no-proof: yes;"&gt;Bu çalışma, Analitik Hiyerarşi Prosesi (AHP) yöntemini kullanarak üç temel küresel riskin&amp;mdash;genç işsizliği, iklim değişikliği ve yapay zekâ&amp;mdash;Batı liberal demokrasileri ve Türkiye bağlamında sistematik bir biçimde değerlendirilmesini ve önceliklendirilmesini amaçlamaktadır. İki seviyeli hiyerarşik çerçeve üzerine inşa edilen çalışmada beş analitik kriter benimsenmiştir: Gerçekleşme Olasılığı, Ortaya Çıkış Hızı, Yönetilebilirlik ve Politika Hazırlığı, Etkide Kapsayıcılık ve Demokrasiye Dolaylı Etkiler. İkili karşılaştırmalar yapılmış, geometrik ortalama yöntemiyle birleştirilmiş ve tutarlılık oranları (CR) hesaplanarak yöntemsel güvenilirlik sağlanmıştır.&lt;/span&gt;&#13;
&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 3.0pt 0cm 3.0pt -.5pt;"&gt;&lt;span lang="TR" style="font-size: 9.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ascii-theme-font: major-bidi; mso-hansi-theme-font: major-bidi; mso-bidi-theme-font: major-bidi; mso-no-proof: yes;"&gt;Sonuçlar, İklim Değişikliğinin en kritik küresel risk olarak öne çıktığını, bunun başlıca nedeninin geniş toplumsal etkisi ve yönetişim mekanizmaları aracılığıyla yönetilebilirliği olduğunu göstermektedir. Genç İşsizliği, yüksek gerçekleşme olasılığı ve demokratik istikrar üzerindeki yıkıcı etkileri nedeniyle ikinci sırada yer almıştır. Yapay Zekâ ise genel sıralamada üçüncü sırada olsa da, özellikle yönetişim ve demokratik güven açısından en hızlı büyüyen tehdit olarak ortaya çıkmıştır.&lt;/span&gt;&#13;
&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 3.0pt 0cm 3.0pt -.5pt;"&gt;&lt;span lang="TR" style="font-size: 9.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ascii-theme-font: major-bidi; mso-hansi-theme-font: major-bidi; mso-bidi-theme-font: major-bidi; mso-no-proof: yes;"&gt;Çalışma, küresel risklerin çok boyutlu doğasını vurgulamakta ve AHP’nin nitel yargıları sistematik, nicel bir çerçeveye entegre etmedeki etkinliğini ortaya koymaktadır. Bulgular, farklılaştırılmış ancak koordineli politika yanıtlarının önemini göstermekte; kısa vadeli sosyo-ekonomik önlemleri, uzun vadeli sürdürülebilirlik stratejilerini ve yeni teknolojilerin öngörülü yönetişimini bir araya getiren bütüncül bir yaklaşım önermektedir.&lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Sürdürülebilir Turizm Kapsamında Şarap Turizmi Üzerine Bir Araştırma: Urla Örneği</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=82016</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=82016</guid>
      <author>Diğdem Alper Çimen Ali Ilgaz </author>
      <description>&lt;div style="mso-element: frame; mso-element-frame-hspace: 7.05pt; mso-element-wrap: around; mso-element-anchor-vertical: paragraph; mso-element-anchor-horizontal: margin; mso-element-top: 9.9pt; mso-height-rule: exactly;"&gt;&#13;
&lt;table cellspacing="0" cellpadding="0" align="left"&gt;&#13;
&lt;tbody&gt;&#13;
&lt;tr&gt;&#13;
&lt;td style="padding: 0cm 7.05pt 0cm 7.05pt;" align="left" valign="top"&gt;&#13;
&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; mso-element: frame; mso-element-frame-hspace: 7.05pt; mso-element-wrap: around; mso-element-anchor-vertical: paragraph; mso-element-anchor-horizontal: margin; mso-element-top: 9.9pt; mso-height-rule: exactly; margin: 3.0pt 0cm 3.0pt -.5pt;"&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ascii-theme-font: major-bidi; mso-hansi-theme-font: major-bidi; mso-bidi-theme-font: major-bidi; mso-no-proof: yes;"&gt;Şarap ve bağcılık turizmi; bağ ve bağdan elde edilen ürünlerin direkt satılabildiği ya da tadıldığı, içerisinde konaklama, gastronomik tecrübeler, kültürel ve çeşitli doğa etkinlikleri de bulunduran, sürdürülebilir, yüksek katma değer bırakan bir turizm çeşididir. Şarap turizminin bıraktığı yüksek kazanç ve sürdürülebilir bir turizm çeşidi olması, bu alanda daha çok çalışma yapılması gerekliliğini ortaya koymaktadır. Bu çalışmada literatür tarama yöntemi kullanılarak, konuyla ilgili daha önce yapılan çalışmalar incelenmiş ve alandaki eksikliklere önerilerde bulunulmaya çalışılmıştır. Bu doğrultuda ‘Urla Bağ Yolu’ örneği üzerinden durum değerlendirmesi yapılmıştır. Çalışma özellikle sürdürülebilir turizm ve şarap ve bağcılık turizmini birlikte değerlendirerek literatüre katkı sağlamayı amaçlamaktadır. Değerlendirilen güncel çalışmalar sonucunda; şarap ve bağcılık turizminin yüksek kazançlı ve sürdürülebilir bir turizm çeşidi olduğu bir kez daha vurgulanmış fakat Türkiye’de yeteri kadar tanıtım yapılmadığı sonucuna varılmıştır.&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&#13;
&lt;/td&gt;&#13;
&lt;/tr&gt;&#13;
&lt;/tbody&gt;&#13;
&lt;/table&gt;&#13;
&lt;/div&gt;</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Vatandaşlık Okuryazarlığına İlişkin Sosyal Bilgiler Öğretmen Adaylarının Görüşlerinin İncelenmesi</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=82321</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=82321</guid>
      <author>Büşra Yılmaz Hatice Memişoğlu </author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="line-height: normal; margin: 6pt 0cm; text-align: justify;"&gt;&lt;span lang="EN-US" style="font-size: 10.0pt; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman';"&gt;Vatandaşlık eğitimi kapsamında hayata geçirilen uygulamalar, bireylerin vatandaşlık yeterliklerini edinmesinde büyük bir öneme sahiptir.&lt;/span&gt;&lt;span lang="EN-US" style="font-size: 10.0pt;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;span lang="EN-US" style="font-size: 10.0pt; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman';"&gt;Bu yeterliklerden biri de vatandaşlık okuryazarlığı becerisidir. Bu araştırmanın amacı sosyal bilgiler öğretmen adaylarının vatandaşlık okuryazarlığı becerisine ilişkin görüşlerinin incelenmesidir. Öğretmen adaylarının vatandaşlık okuryazarlığı becerisine ilişkin algılarının ortaya çıkartılıp incelenmesini amaçlayan bu çalışmada, nitel araştırma desenlerinden olgubilim (fenomenoloji) deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2024-2025 eğitim öğretim yılında bir devlet üniversitesinde öğrenim gören 27 sosyal bilgiler öğretmen adayı oluşturmuştur. Araştırmanın verileri yarı yapılandırılmış görüşme formu ile elde edilmiştir. Verilerin analizinde içerik analizi kullanılmıştır. Sosyal bilgiler öğretmen adaylarının vatandaşlık okuryazarlığı kavramının tanımı ve boyutlarına ilişkin kısmi bilgiye sahip olduğu görülmüştür. Vatandaşlık okuryazarlığının birçok kavram, bilgi, beceri ve değerle ilişkilendirilmesi, bütünleşik ve süreç odaklı becerilerle desteklenen çok boyutlu yapısını göstermektedir. Erken yaşta edinilen vatandaşlık okuryazarlığı becerisinin daha kalıcı ve anlamlı öğrenmelere katkı sağlayabileceği belirtilmektedir.&lt;strong style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt; Öğretim sürecinde öğretmen ve öğrenci niteliği, öğretim sürecinin ve öğretim programının çerçevesi, ders kitaplarının içeriği ve vatandaşlık kavramının özelliğinden kaynaklanan sorunlar yaşanabileceği ve olası sorunlara yönelik çözüm önerileri arasında, öğretim programlarının revize edilmesi, öğretim sürecinde farklı yöntem ve tekniklerin kullanılması ve vatandaşlık kavramının somutlaştırılmasına ilişkin öneriler bulunmaktadır.&lt;/span&gt;&lt;span lang="EN-US" style="font-size: 10.0pt;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;span lang="EN-US" style="font-size: 10.0pt; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman';"&gt;Vatandaşlık okuryazarlığı becerisinin öğretim programlarında ilk defa yer alması olumlu görülmektedir.&lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>İklim Değişikliği ve Cinsiyet Eşitsizliği Araştırmalarının Görselleştirilmesi: Bibliyometrik Bir Analiz (2008-2024)</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=87262</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=87262</guid>
      <author>Elif Cemek</author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Bu çalışma, cinsiyet eşitsizliği ve iklim değişikliği ilişkisi üzerine yürütülen akademik araştırmaların gelişimini incelemektedir. Web of Science veri tabanında 2008&amp;ndash;2024 yılları arasında indekslenen 187 yayına ilişkin gerçekleştirilen bibliyometrik analiz sonucunda, alanın temel eğilimleri ve katkıları ortaya konulmuştur. Bulgular, araştırma çıktıları bakımından ABD, Birleşik Krallık, Avustralya, Güney Afrika ve Çin’in önde gelen ülkeler olduğunu; Lund Üniversitesi’nin ise en üretken kurum olarak öne çıktığını göstermektedir. Yayın faaliyetlerinin 2018 yılından itibaren belirgin bir artış sergilediği ve 2023 yılında zirveye ulaştığı görülmekte olup, bu durum son yıllarda alana yönelik artan akademik ilgiyi yansıtmaktadır. Çalışmalarda en sık kullanılan anahtar kelimeler arasında iklim değişikliği, kırılganlık, kadın, adaptasyon, sağlık ve yoksulluk öne çıkmaktadır. Bu dinamiklerin haritalandırılmasıyla çalışma, cinsiyet eşitsizliği ve iklim değişikliği literatüründe hâkim eğilimler, araştırma boşlukları ve önemli gelişmeler hakkında katkılar sunmaktadır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Üstün/ Özel Yetenekli Çocukların Sosyal ve Duygusal Sorunlarına İlişkin Önleme ve İyileştirme Çalışmalarına Genel Bir Bakış </title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=87266</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=87266</guid>
      <author>Hakan Bayrı Hatice Zekâvet Kabasakal </author>
      <description>&lt;span style="font-size: 11.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-fareast-font-family: Calibri; mso-ansi-language: TR; mso-fareast-language: EN-US; mso-bidi-language: AR-SA; mso-bidi-font-weight: bold;"&gt;Üstün/özel yetenekli çocuklar; bilişsel, sosyal ve duygusal özellikleri bakımından akranlarından belirgin biçimde ayrışırlar. Literatür, uzun yıllar akademik performansa odaklanıldığını; buna karşılık sosyal-duygusal alanların görece ihmal edildiğini göstermektedir. Bu derleme, üstün yetenekli çocukların sosyal ve duygusal sorunlarına yönelik önleme ve iyileştirme müdahalelerini sistematik biçimde görünür kılmayı ve alanda çalışan uzmanlar ile öğrenciler için pratik bir başvuru çerçevesi sunmayı amaçlamaktadır. Google Akademik, DergiPark, EBSCO ve YÖK Tez veri tabanlarında 2005&amp;ndash;2025 arasında yürütülen çalışmalar taranmış; uygunluk ölçütlerini karşılayan 7 makale ve 10 tez olmak üzere toplam 17 çalışma ayrıntılı biçimde incelenmiştir. Bulgular, müdahalelerin iki ana yönelim altında toplandığını ortaya koymaktadır. Birinci yönelim, beceri kazandırma ve gelişimi destekleme odaklı uygulamaları kapsamaktadır (duygusal zekâ, öz-yeterlik, sosyal-duygusal öğrenme, müzik ve drama temelli programlar gibi). İkinci yönelim ise sorunların azaltılması ve baş etme becerilerinin geliştirilmesine odaklanmaktadır (sosyal anksiyete, sınav ve stres yönetimi, sınıf içi problem davranışları, mükemmeliyetçilik vb.). Oturum sayıları çoğunlukla 6&amp;ndash;12 arasında değişmekte; yaratıcı drama, bibliyoterapi, bilişsel-davranışçı teknikler, aile eğitimleri ve fiziksel etkinlik temelli yaklaşımlar öne çıkmaktadır. Genel olarak, müdahaleler sosyal-duygusal göstergelerde anlamlı iyileşmeler üretmekte; ancak boylamsal kanıtların ve çoklu ortamlarda uygulamaların artırılmasına ihtiyaç duyulmaktadır. Çalışma, okul ve aile temelli önleyici yaklaşımların güçlendirilmesini ve kanıt temelli programların yaygınlaştırılmasını önermektedir.&lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Bir Kimlik Olarak Anadoluculuk: Hilmi Ziya Ülken'de Kültürel Yurt Arayışı</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=87272</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=87272</guid>
      <author>Vefa Adıgüzel</author>
      <description>&lt;span style="font-size: 10.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-fareast-font-family: 'Times New Roman'; mso-ansi-language: TR; mso-fareast-language: TR; mso-bidi-language: AR-SA;"&gt;Bu makale, Hilmi Ziya Ülken’in düşünce dünyasında merkezi bir yere sahip olan Anadoluculuk anlayışını, bir kimlik arayışı bağlamında ele almayı amaçlamaktadır. &lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 10.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-fareast-font-family: Calibri; mso-fareast-theme-font: minor-latin; mso-ansi-language: TR; mso-fareast-language: EN-US; mso-bidi-language: AR-SA;"&gt;Türkiye’nin erken Cumhuriyet döneminde şekillenen kültürel tartışmalar içinde Anadoluculuk, hem mekâna yönelme hem de bu mekân üzerinden yeni bir kültürel kimlik inşa etme çabası olarak ortaya çıkmıştır. &lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 10.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-fareast-font-family: 'Times New Roman'; mso-ansi-language: TR; mso-fareast-language: TR; mso-bidi-language: AR-SA;"&gt;Hilmi Ziya Ülken’in Anadoluculuk yaklaşımı, Anadolu’yu sadece fiziksel bir coğrafya değil, aynı zamanda tarihsel ve kültürel sürekliliğin taşıyıcısı olan bir “yurt” olarak konumlandırır. Bu perspektif, milliyetçilikle benzer zeminleri paylaşsa da, özellikle kültürel kimliğin tanımlanış biçimi ve tarihsel aidiyetin kuruluşu açısından önemli farklılıklar gösterir. Ülken, kültürel kimliği etnik homojenliğe değil, Anadolu’nun çok katmanlı tarihine, halk kültürüne ve medeniyet birikimine dayandırır. Bu çalışmada, Hilmi Ziya Ülken’in düşünceleri üzerinden kültürel yurt fikri ele alınmaktadır. Çalışma hem modern Türkiye’nin kimlik inşa sürecini anlamak hem de kültürel aidiyet biçimlerini değerlendirmek açısından önem taşımaktadır&lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Malatya Kent Kimliğinin Korunmasına Yönelik Yaklaşımlar: Karakavak Camii Örneği Üzerinden Bir Değerlendirme </title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=87277</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=87277</guid>
      <author>Murat Şahin Pınar Akbulut  </author>
      <description>&lt;div style="mso-element: frame; mso-element-frame-hspace: 7.05pt; mso-element-wrap: around; mso-element-anchor-vertical: paragraph; mso-element-anchor-horizontal: margin; mso-element-top: 9.9pt; mso-height-rule: exactly;"&gt;&#13;
&lt;table cellspacing="0" cellpadding="0" align="left"&gt;&#13;
&lt;tbody&gt;&#13;
&lt;tr&gt;&#13;
&lt;td style="padding: 0cm 7.05pt 0cm 7.05pt;" align="left" valign="top"&gt;&#13;
&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; mso-element: frame; mso-element-frame-hspace: 7.05pt; mso-element-wrap: around; mso-element-anchor-vertical: paragraph; mso-element-anchor-horizontal: margin; mso-element-top: 9.9pt; mso-height-rule: exactly; margin: 3.0pt 0cm 3.0pt -.5pt;"&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ascii-theme-font: major-bidi; mso-hansi-theme-font: major-bidi; mso-bidi-theme-font: major-bidi; mso-no-proof: yes;"&gt;Yüzyıllar boyunca insanların ve toplumların sosyo-kültürel ve fiziki normlar doğrultusunda şekillendirdiği ve günümüze kadar varlığını sürdüren kentler; bölgenin karakteristik özelliklilerini ve kimliğini yansıtmaktadır. Süreç içerisinde oluşan yollar, yapısal dokular ve simgesel nitelikteki kültürel ve tarihi miras yapıları o kentin kimliğini yansıtan önemli verilerdir. Kültürel ve mimari mirasın korunması, sürdürülebilir kent gelişimine katkı sağlayarak geçmiş ve gelecek arasında bağ kurmaktadır. Bu bakımdan Anadolu’nun önemli yerleşim alanlarından olan Malatya, kendine has kent ve kırsal kent kimliğine sahip önemli bölgelerdendir. Çalışma alanı olarak Malatya kent ve kırsal kimliğini hızla kaybeden Karakavak Mahallesi özelinde Tarihi Karakavak Camii seçilmiştir. Bu çalışmanın amacı, Malatya’nın Yeşilyurt ilçesine bağlı Karakavak Mahallesi’nde hızlı kentleşme sürecinin kültürel ve tarihi doku üzerindeki etkilerini incelemektir. Özellikle, atıl durumdaki kırsal kerpiç mimarisi örneklerinden biri olan Tarihi Karakavak Camii’nin kent kimliğine katkılarını değerlendirerek, yapının kültürel ve çevresel sürdürülebilirliğini sağlamak için kentleşme sürecinde bu kimliğin nasıl korunabileceğine dair öneriler sunmaktır. Çalışma sonucunda, caminin yeniden işlevlendirilmesiyle kültürel sürdürülebilirliği sağlanması ve mahallenin kentleşme sürecinde kimliğinin korunmasına yönelik öneriler sunulmuştur.&lt;/span&gt;&#13;
&lt;/td&gt;&#13;
&lt;/tr&gt;&#13;
&lt;/tbody&gt;&#13;
&lt;/table&gt;&#13;
&lt;/div&gt;</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Rasyonel Tercih ve Ekonomik Oylama Teorileri Perspektifinden Putin’in Uzun Süreli İktidarında Ekonominin Rolü</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=87282</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=87282</guid>
      <author>Abdulkadir Cesur</author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: normal; margin: 6.0pt 0cm 6.0pt 0cm;"&gt;&lt;span style="font-size: 10.0pt; font-family: 'Times New Roman',serif;"&gt;Vladimir Putin neredeyse çeyrek asırdır Rusya’da iktidarını sürdürmekte. Diğer taraftan hâkim-parti sistemi olarak da adlandırılan bu tür uzun süreli iktidarların ortaya çıkışında ve hâkimiyetin pekiştirilmesi sürecinde hangi faktörlerin rol oynadığı veya bu faktörlerden hangilerinin belirleyici niteliğe haiz olduğu tartışılmaya devam etmekte. Kısacası uzun süreli iktidarları yaratan belirleyici dinamiklerin neler olduğu konusu henüz teorize edilebilmiş veya belli bir sistem haline getirilebilmiş değil. Lakin seçmen tercihleriyle başa gelen siyasi partilerin ya da liderlerin iktidarlarını devam ettirebilme noktasında rasyonel tercih ve ekonomik oy teorilerinin öğretileri ekseninde hareket etmesi gerektiği, çünkü seçmenlerin oy tercihinde bulunurken ağırlıklı buna göre hareket ettikleri ve bu bağlamda en fazla ekonomi faktöründen etkilendikleri dile getirilmektedir. Dolayısıyla bu çalışma Rus seçmenin Putin’e olan teveccühünde ekonomik faktörün rol oynayıp onamadığına veya ne düzeyde etkili olduğuna odaklanmaktadır. Literatür taramasına ve istatistik kurumlarının verilerine dayalı olarak yürütülen çalışmada elde edilen bulgular Rus seçmenin rasyonel tercih ve ekonomik oy teorilerini doğrulayan şekilde hareket ettiğini ve oy tercihinde bulunurken ekonomi faktöründen yüksek düzeyde etkilendiğini göstermektedir.&lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Tıbbi İllüstrasyonda 3D Animasyon: Beyin ve Kafatası Anatomisi Üzerine Bir Uygulama</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=87283</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=87283</guid>
      <author>Medine Yıldırım Simooğlu Suna Özgür Karaalan </author>
      <description>&lt;div style="mso-element: frame; mso-element-frame-hspace: 7.05pt; mso-element-wrap: around; mso-element-anchor-vertical: paragraph; mso-element-anchor-horizontal: margin; mso-element-top: 9.9pt; mso-height-rule: exactly;"&gt;&#13;
&lt;table cellspacing="0" cellpadding="0" align="left"&gt;&#13;
&lt;tbody&gt;&#13;
&lt;tr&gt;&#13;
&lt;td style="padding: 0cm 7.05pt 0cm 7.05pt;" align="left" valign="top"&gt;&#13;
&lt;p style="text-align: justify; mso-element: frame; mso-element-frame-hspace: 7.05pt; mso-element-wrap: around; mso-element-anchor-vertical: paragraph; mso-element-anchor-horizontal: margin; mso-element-top: 9.9pt; mso-height-rule: exactly; margin: 6.0pt 0cm 6.0pt 0cm;"&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt;"&gt;Tarih boyunca insanlar, iletişim kurmak ve bilgiyi geleceğe aktarmak amacıyla çeşitli yöntemler geliştirmiştir. Bu yöntemler, yazı ve resimleme teknikleri aracılığıyla günümüze kadar ulaşmıştır. Resimleme tekniği olarak bilinen illüstrasyon, yüzyıllardır bir iletişim aracı olarak kullanılmaktadır. Tıp ve bilim alanlarında elde edilen bulgular, illüstrasyonlar aracılığıyla bütüncül bir şekilde hazırlanarak öğrencilere ve hekimlere sunulmuştur. Teknolojinin ilerlemesiyle birlikte tıp alanında kullanılan üç boyutlu görüntüleme cihazları, illüstrasyon alanına da yansımış; böylece tıbbi illüstrasyonların üç boyutlu ve animasyonlu biçimde tasarlanabilmesi, tıp ve tasarım disiplinleri arasında ortak çalışmaların yapılmasını mümkün kılmıştır. Üç boyutlu tıbbi animasyonlar, tıp eğitiminde ve cerrahi uygulamalarda bilgilerin daha açık ve anlaşılır bir biçimde sunulmasını sağlamış; ayrıca hasta-doktor ilişkisinde güveni ve anlaşılabilirliği artırmıştır. Bu animasyonlar, özellikle karmaşık cerrahi işlemlerin aktarılmasında, kullanılan doku, renk, ışık ve aşamalı modelleme teknikleriyle gerçek zamana uygun hareketlendirmeler sunarak bilgi ve bulguların erişilebilirliğini güçlendirmiştir.&lt;/span&gt;&#13;
&lt;p style="text-align: justify; mso-element: frame; mso-element-frame-hspace: 7.05pt; mso-element-wrap: around; mso-element-anchor-vertical: paragraph; mso-element-anchor-horizontal: margin; mso-element-top: 9.9pt; mso-height-rule: exactly; margin: 6.0pt 0cm 6.0pt 0cm;"&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt;"&gt;Bu araştırmanın temel konusu, üç boyutlu tıbbi illüstrasyonların animasyon olarak sunulmasıdır. Çalışmada, tıbbi illüstrasyonların üç boyutlu yazılım programlarında nasıl hareketlendirildiği, kullanılan programlar ve tasarım süreçlerinin uygulamaları incelenmiş ve bu amaç doğrultusunda animasyonlar üretilmiştir. Araştırma kapsamında &lt;/span&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt; mso-fareast-font-family: 'Times New Roman'; mso-fareast-theme-font: major-fareast;"&gt;Blender&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt;"&gt; programı kullanılarak üç boyutlu beyin ve kafatası anatomi modelleri hazırlanmış, ardından bu modeller hareketlendirilerek animasyon oluşturulmuştur. Beyin ve kafatası modellemeleri, uzman hekimlerin görüş ve önerileri doğrultusunda geliştirilmiştir.&lt;/span&gt;&#13;
&lt;/td&gt;&#13;
&lt;/tr&gt;&#13;
&lt;/tbody&gt;&#13;
&lt;/table&gt;&#13;
&lt;/div&gt;</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Ortaöğretim Coğrafya Ders Kitaplarının Ölçme-Değerlendirme Etkinlikleri Açısından Değerlendirilmesi</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=87291</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=87291</guid>
      <author>Turan Aksakal</author>
      <description>&lt;div style="mso-element: frame; mso-element-frame-hspace: 7.05pt; mso-element-wrap: around; mso-element-anchor-vertical: paragraph; mso-element-anchor-horizontal: margin; mso-element-top: 9.9pt; mso-height-rule: exactly;"&gt;&#13;
&lt;table cellspacing="0" cellpadding="0" align="left"&gt;&#13;
&lt;tbody&gt;&#13;
&lt;tr&gt;&#13;
&lt;td style="padding: 0cm 7.05pt 0cm 7.05pt;" align="left" valign="top"&gt;&#13;
&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; mso-element: frame; mso-element-frame-hspace: 7.05pt; mso-element-wrap: around; mso-element-anchor-vertical: paragraph; mso-element-anchor-horizontal: margin; mso-element-top: 9.9pt; mso-height-rule: exactly; margin: 6.0pt 0cm 6.0pt 0cm;"&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-bidi-font-weight: bold;"&gt;Çalışmada Ortaöğretim coğrafya ders kitaplarında yer alan etkinliklerin sayı ve tür bakımından incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda çalışmada nitel veri analizine dayalı doküman incelemesi tekniği kullanılmıştır. Çalışmanın materyalini 2024-2025 eğitim öğretim yılında kullanılan coğrafya 9, 10, 11 ve 12. Sınıflara ait coğrafya ders kitapları oluşturmaktadır. Toplanan veriler betimsel analiz yoluyla çözümlenmiştir. Elde edilen veriler doğrultusunda frekans tablolar oluşturulmuştur. Çalışma sonucunda 9. Sınıf coğrafya ders kitabında 152, 10. Sınıf coğrafya ders kitabında 64, 11. Sınıf coğrafya ders kitabında 56 ve 12. Sınıf coğrafya ders kitabında 82 etkinlik olduğu saptanmıştır. Ders kitaplarında yer alan etkinliklerin objeye dayalı açık uçlu, tasarım, işaretleme, kısa yanıt, tanılayıcı dallanmış ağaç, anlam çözümleme tablosu, boşluk doldurma, çoktan seçmeli, doğru yanlış, eşleştirme, saha çalışması, görüş geliştirme vb etkinlikler olduğu elde edilen bulgulardandır. Türkiye Yüzyılı Maarif Modele göre hazırlanan 9. Sınıf coğrafya ders kitabında diğer kitaplardan farklı olarak etkinlik türünün daha çok olduğu saptanmıştır. Tüm ders kitaplarında yer alan etkinliklerde yapılandırmacı yaklaşımın doğasına uygun olarak genellikle alternatif ölçme araçları kullanılmıştır.&lt;/span&gt;&#13;
&lt;/td&gt;&#13;
&lt;/tr&gt;&#13;
&lt;/tbody&gt;&#13;
&lt;/table&gt;&#13;
&lt;/div&gt;</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Botan Vadisi’nin Kayaboğaz-Sağlarca Kesiminde Alternatif Turizm Potansiyeli: Doğa ve Kültür Temelli Bir Coğrafi Değerlendirme </title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=87321</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=87321</guid>
      <author>Serkan Sabancı</author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: normal; margin: 6.0pt 0cm 6.0pt 0cm;"&gt;&lt;span style="font-size: 10.0pt; font-family: 'Times New Roman',serif;"&gt;Bu çalışma, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yer alan Botan Vadisi’nin (Siirt) Kayaboğaz-Sağlarca kesiminde yer alan doğal ve kültürel değerlerin, alternatif turizm perspektifinden değerlendirilmesini amaçlamaktadır. Arazi kullanımı, jeolojik yapı, morfometrik özellikler, bitki örtüsü ve kültürel miras unsurları birlikte ele alınarak bölgenin doğa ve kültür temelli turizm potansiyeli coğrafi bakış açısıyla analiz edilmiştir. Çalışmada, ArcGIS tabanlı sayısal haritalar (eğim, bakı, yükselti, NDVI, jeoloji), raster analizler ve görsel yorumlamalara dayalı güzergâh belirleme yöntemleri kullanılmıştır. Ayrıca alanın güçlü ve zayıf yönleri ile fırsat ve tehditleri SWOT analiziyle değerlendirilmiştir. Saha gözlemlerine ve yerel bilgiye dayalı olarak Rasıl Hacar (Delikli Taş), Tillo Kalesi, baraj göleti, kanyon duvarları, kano ve tekne turu güzergâhları ile tene (doğa yürüyüşü) rotaları gibi turizm odaklı unsurlar sınıflandırılmıştır. Bulgulara göre, vadi tabanı ve yamaçlarında yer alan jeomorfolojik çeşitlilik, kalker yapılı kayalık alanlar, görsel değeri yüksek peyzajlar ve su temelli etkinlikler (tekne, kano) alanın ekoturizm, jeoturizm ve kültür turizmi açısından önemli bir potansiyel barındırdığını göstermektedir. Aynı zamanda Tillo ve çevresinin manevi değer taşıyan kültürel mirası, turizm çeşitliliğini artırmakta ve sürdürülebilir kırsal kalkınma için yeni fırsatlar sunmaktadır. Sonuç olarak, Botan Vadisi’nin Kayaboğaz-Sağlarca kesimi, doğa ve kültür temelli alternatif turizm uygulamaları açısından korunarak planlanması gereken önemli bir destinasyon niteliğindedir.&lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Görsel Sanatlar Eğitiminde Öne Çıkan Öğrenme Öğretme Yaklaşımları</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=87492</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=87492</guid>
      <author>Sinem Alpaslan</author>
      <description>&lt;div style="mso-element: frame; mso-element-frame-hspace: 7.05pt; mso-element-wrap: around; mso-element-anchor-vertical: paragraph; mso-element-anchor-horizontal: margin; mso-element-top: 9.9pt; mso-height-rule: exactly;"&gt;&#13;
&lt;table cellspacing="0" cellpadding="0" align="left"&gt;&#13;
&lt;tbody&gt;&#13;
&lt;tr&gt;&#13;
&lt;td style="padding: 0cm 7.05pt 0cm 7.05pt;" align="left" valign="top"&gt;&#13;
&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; mso-element: frame; mso-element-frame-hspace: 7.05pt; mso-element-wrap: around; mso-element-anchor-vertical: paragraph; mso-element-anchor-horizontal: margin; mso-element-top: 9.9pt; mso-height-rule: exactly; margin: 3.0pt 0cm 3.0pt -.5pt;"&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ascii-theme-font: major-bidi; mso-hansi-theme-font: major-bidi; mso-bidi-theme-font: major-bidi; mso-no-proof: yes;"&gt;Okulöncesinden yükseköğretime kadar farklı yaş gruplarında yıllar içerisinde görsel sanatlar dersindeki öğrenme öğretme yaklaşımları gelişerek değişmiştir. Yirminci ve 21. yüzyıl eğitim sistemine yön veren bu yaklaşımlar arasından görsel sanatlar eğitiminin amaç ve içeriği ile örtüşen, kazanımlarını destekleyen belli başlıları ön plana çıkmaktadır. Bu araştırmanın amacı görsel sanatlar eğitiminde öne çıkan öğrenme öğretme yaklaşımlarının incelenerek görsel sanatlar öğretmenlerine/sanat eğitimcilerine derslerinde kullanabilecekleri çeşitli eğitim anlayışlarını sunarak fayda sağlamaktır. Geçmişe dönüp bakıldığında 1926 tarihli “İlk Mektep Müfredat Programı”ndan günümüze, görsel sanatlar dersi öğretim programına yön verenlerin; çocuk merkezli yaklaşım, sanat yolu ile eğitim yaklaşımı, disiplin odaklı yaklaşımla, çoklu&lt;/span&gt; &lt;span style="font-size: 9.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ascii-theme-font: major-bidi; mso-hansi-theme-font: major-bidi; mso-bidi-theme-font: major-bidi; mso-no-proof: yes;"&gt;zekâ&lt;span style="color: red;"&gt; &lt;/span&gt;yaklaşımı ve yeniden yapılandırmacı yaklaşımlar (disiplinlerarasılık, görsel kültür, çokkültürlülük) olduğu görülmüştür. İlgili araştırmalara göre kendi başına bir konu alanı olarak literatürde incelenen bu yaklaşımların etkinliği için öğrenci ve öğretmenlerden alınan dönütler belirleyici olmuştur.&lt;/span&gt;&#13;
&lt;/td&gt;&#13;
&lt;/tr&gt;&#13;
&lt;/tbody&gt;&#13;
&lt;/table&gt;&#13;
&lt;/div&gt;</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Malzeme Akış Maliyet Muhasebesi: Bir Gıda İşletmesinde Uygulama</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=87504</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=87504</guid>
      <author>D. Ali Kızılyalçın</author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: normal; margin: 6.0pt 0cm 6.0pt 0cm;"&gt;&lt;span style="font-size: 10.0pt; font-family: 'Times New Roman',serif;"&gt;Son yıllarda bütün dünyada çevre ile ilgili hassasiyet artmaktadır. Hammadde kaynaklarında azalma, iklim değişikliğinin olumsuz etkileri ve atıkların yol açtığı kirlilik gibi unsurlar yerelden küresel her kesimde dikkat çekmektedir. Bu olumsuzlukların önlenmesi için işletmeler ve politika yapıcılar artan oranda baskı ile karşılaşmaktadır. Bu konuda işletmelerin bütünü için olduğu gibi muhasebe fonksiyonuna da görev düşmektedir. Geleneksel olarak uygulanmakta olan maliyetleme sistemleri işletmelere ürün maliyetleri konusunda bilgi sağlamaktadır. Ancak çevresel konularda bilgi sağlamaması ya da yetersiz bilgi sağlaması nedeniyle eleştirilmektedir. Geleneksel maliyetleme sistemlerindeki bu yetersizlik, yeni yöntemlerin ortaya çıkışını gerektirmiştir. &lt;/span&gt;&#13;
&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: normal; margin: 6.0pt 0cm 6.0pt 0cm;"&gt;&lt;span style="font-size: 10.0pt; font-family: 'Times New Roman',serif;"&gt;Çevre yönetim muhasebesi hem fiziksel hem de parasal konularda bilgi sağlayan bir yöntem olarak ortaya çıkmıştır. Malzeme akış maliyet muhasebesi de çevre yönetim muhasebesinin bir unsuru olarak 1990’lı yıllarda Almanya’da geliştirilmiştir. Malzeme akış maliyet muhasebesi üretim sürecindeki malzeme akışlarının girdi-çıktı ilişkilerini kütle dengesine göre analiz etmektedir. Yöntem, malzeme, enerji, sistem ve atık yönetimi maliyetleri olarak sınıflandırdığı maliyetlerin analizi yoluyla pozitif ve negatif çıktı oranının belirlenmesini sağlamaktadır. &lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&#13;
&lt;span style="font-size: 10.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-fareast-font-family: Calibri; mso-fareast-theme-font: minor-latin; mso-ansi-language: TR; mso-fareast-language: EN-US; mso-bidi-language: AR-SA;"&gt;Çalışmada malzeme akış maliyet muhasebesinin bir gıda işletmesinde uygulanabilirliğinin görülmesi amaçlanmıştır. Bu bağlamda yöntem orta ölçekli bir incir işleme tesisinde uygulanmıştır. Uygulama ile işletmenin üretim süreci analiz edilmiş ve negatif ve pozitif çıktıların oranları belirlenmeye çalışılmıştır. İşletmede negatif ürün maliyeti %18,86, pozitif ürünlerin maliyeti %80,74 olarak belirlenmiştir. Atık yönetim maliyeti ise %0,40 olarak belirlenmiştir.&lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Yapay Zekâ: Sahte, Yalan ve Yanlış Sınırı üzerine Bir Tartışma</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=87609</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=87609</guid>
      <author>Adem Ökten</author>
      <description>&lt;span style="font-size: 11.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman','serif'; mso-fareast-font-family: Aptos; mso-fareast-theme-font: minor-latin; mso-ansi-language: TR; mso-fareast-language: EN-US; mso-bidi-language: AR-SA;"&gt;Bu çalışmada, genel bir perspektiften hareketle, yapay zekânın bilgiye erişim, gerçeklik algısı ve etik sorumluluk alanlarında yarattığı dönüşüm vurgulanmaktadır. Yapay zekânın yalnızca bilgi sunan bir araç olmaktan çıkarak, doğru-yanlış ve gerçek-sahte ayrımlarını bulanıklaştırdığı üzerinde durulmaktadır. Zekânın ne olduğuna dair değerlendirmeler, insan zihninin bütünselliği içinde ele alınmaktadır. Bununla birlikte, yapay zekânın insan zihnine olan benzerliği oldukça tartışmalı bir konu olarak öne çıkmaktadır. Yapay zekânın insan zihni gibi çalışmaya yaklaştıkça insanlığı ilerleteceğini savunan görüşler bulunurken, bu gelişimin insanlığın geleceğini tehdit edebileceğini ileri süren karşıt düşünceler de mevcuttur. Çalışmada, yapay zekânın gerçekten ‘zekâ’ olup olmadığından ziyade, insan ile kurduğu ilişkinin karanlık&lt;span style="color: #00b0f0;"&gt; &lt;/span&gt;yönleri tartışılmaktadır. Çünkü zaman içinde bu tür teknolojilerin hem beklenen hem de öngörülemeyen olumsuz sonuçlar doğurabileceği görülmüştür. Deepfake ve algoritmik manipülasyon gibi uygulamalar, gerçeklik algısını zedelemekte; bu da etik ve hukuki sorumlulukları kaçınılmaz biçimde gündeme getirmektedir. İnsan, doğru bilgiye ulaşma arzusu taşırken, bu istek, doğrulanamayan ve şüpheyle örülü bilgi yığınları içinde kaybolma riski barındırmaktadır. Yazılım geliştiricilerinin öngörüleri, çoğunlukla teknik hatalara odaklanmaktadır. Ancak bazı uygulamaların, var olmayan bilgi ya da haberleri üretmesi ve gerçek dışı ses ya da görüntüleri manipüle etme imkânı sunması, bu araçlara duyulan güveni ciddi biçimde sarsmaktadır. Sonuç olarak yapay zekâ, kaçınılmaz bir şekilde, insanlık açısından hem umut hem de tehdit barındıran bir kırılma noktasına işaret etmektedir.&lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Türk Medeni Hukukunda Yoksulluk Nafakası</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=87639</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=87639</guid>
      <author>Hilal Aba</author>
      <description>&lt;div style="mso-element: frame; mso-element-frame-hspace: 7.05pt; mso-element-wrap: around; mso-element-anchor-vertical: paragraph; mso-element-anchor-horizontal: margin; mso-element-top: 9.9pt; mso-height-rule: exactly;"&gt;&#13;
&lt;table cellspacing="0" cellpadding="0" align="left"&gt;&#13;
&lt;tbody&gt;&#13;
&lt;tr&gt;&#13;
&lt;td style="padding: 0cm 7.05pt 0cm 7.05pt;" align="left" valign="top"&gt;&#13;
&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; mso-element: frame; mso-element-frame-hspace: 7.05pt; mso-element-wrap: around; mso-element-anchor-vertical: paragraph; mso-element-anchor-horizontal: margin; mso-element-top: 9.9pt; mso-height-rule: exactly; margin: 3.0pt 0cm 3.0pt -.5pt;"&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt; mso-ascii-font-family: 'Times New Roman'; mso-ascii-theme-font: major-bidi; mso-hansi-font-family: 'Times New Roman'; mso-hansi-theme-font: major-bidi; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-bidi-theme-font: major-bidi; mso-no-proof: yes;"&gt;Bu çalışma, Türk Medenî Hukukunda yoksulluk nafakası kurumunu tarihsel gelişimi, hukuki niteliği, şartları, uygulamadaki sorunları ve reform önerileri çerçevesinde incelemektedir. Araştırmada öncelikle nafakanın tanımı, tarihî kökenleri ve hukuki dayanakları ortaya konulmuş; ardından yoksulluk nafakasına hükmedilmesi için gerekli şartlar değerlendirilmiştir. Çalışmada, boşanma sonrası yoksulluğa düşme, kusur ölçütü, talep şartı ve nafakanın mali güçle orantılılığı gibi hususların yoksulluk nafakasının esaslı unsurları olduğu vurgulanmıştır. Uygulamada özellikle “süresiz nafaka” düzenlemesi önemli tartışmalara yol açmaktadır. Kısa süreli evliliklerden sonra ömür boyu nafaka yükümlülüğünün doğması hakkaniyete aykırı görülmekte; bu nedenle süre sınırı getirilmesi, hâkime takdir yetkisi tanınması veya devlet destekli fon gibi alternatif modeller önerilmektedir. Anayasa Mahkemesi, süresiz nafakayı Anayasa’ya aykırı bulmamış; Yargıtay ise nafakanın süreyle sınırlandırılamayacağı görüşünü benimsemiştir. Doktrinde ise farklı yorumlar ortaya çıkmıştır: bazı yazarlar süresizliği zorunlu görürken, bazıları üst sınır getirilmesini veya hâkimin takdir yetkisini savunmaktadır. Karşılaştırmalı hukukta birçok ülkenin yoksulluk nafakasını evliliğin süresi ve tarafların sosyal koşullarına bağlı olarak süreli düzenlediği görülmektedir. Bu durum, Türk hukukundaki süresiz nafaka uygulamasının istisnai nitelik taşıdığını göstermektedir. Çalışmanın sonucunda, yoksulluk nafakasının tamamen kaldırılması veya katı şekilde sınırlandırılması yerine, tarafların menfaatlerini dengeleyen, hakkaniyet ilkesine uygun ve öngörülebilir bir düzenlemeye ihtiyaç olduğu ortaya konulmuştur.&lt;/span&gt;&#13;
&lt;/td&gt;&#13;
&lt;/tr&gt;&#13;
&lt;/tbody&gt;&#13;
&lt;/table&gt;&#13;
&lt;/div&gt;</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Marc Chagall’ın “Leylaklardaki Aşıklar” Adlı Eserinin Biçimsel Çözümlemesi ve Freud’un “Erkekte Nesne Seçiminin Özel Bir Tipi Üzerine” Makalesi Kapsamında Değerlendirilmesi</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=81199</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=81199</guid>
      <author>Kardelen Özdemir Nazan Düz </author>
      <description>&lt;div style="mso-element: frame; mso-element-frame-hspace: 7.05pt; mso-element-wrap: around; mso-element-anchor-vertical: paragraph; mso-element-anchor-horizontal: margin; mso-element-top: 9.9pt; mso-height-rule: exactly;"&gt;&#13;
&lt;table cellspacing="0" cellpadding="0" align="left"&gt;&#13;
&lt;tbody&gt;&#13;
&lt;tr&gt;&#13;
&lt;td style="padding: 0cm 7.05pt 0cm 7.05pt;" align="left" valign="top"&gt;&#13;
&lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 10.0pt; text-align: justify; mso-element: frame; mso-element-frame-hspace: 7.05pt; mso-element-wrap: around; mso-element-anchor-vertical: paragraph; mso-element-anchor-horizontal: margin; mso-element-top: 9.9pt; mso-height-rule: exactly;"&gt;&lt;span lang="EN-US" style="font-size: 9.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-fareast-font-family: SimSun; mso-ansi-language: EN-US; mso-fareast-language: ZH-CN;"&gt;Dışavurumcu Marc Chagall, Yahudi kökenli bir ressam olup yoksul bir hayatın içerisinden sanat dünyasına adım atmıştır. Yaşam mücadelesi sanatçıyı derinden etkilemiş ve yaptığı eserlerin ortaya çıkmasını sağlamıştır. Sigmund Freud da tıpkı Chagall gibi Yahudi kökenli olup Viyana'da doğmuştur. Sanata ilgisi olan Freud, sanat yapıtlarında konuyu ele almış, sanat eserinin ortaya çıkış nedenini sorgulamıştır. Araştırmanın amacı Ekspresyonizm sanat akımını tanımlamak, Marc Chagall'ın yaşamı hakkında bilgi vermek ve sanatçının &lt;em&gt;Leylaklardaki Aşıklar&lt;/em&gt; adlı yapıtını Freud'un &lt;em&gt;Erkekte Nesne Seçiminin Özel Bir Tipi Üzerine&lt;/em&gt; adlı makalesi kapsamında değerlendirerek eserin ortaya çıkış nedenini bulmaktır. Araştırmada nitel araştırma tekniklerinden betimsel tarama modeli kullanılmıştır. Makale kapsamında yapıt hem biçimsel hem de tema bağlamında derinlemesine analiz edilmiştir. Sonuç olarak ressamın ortaya koyduğu eserler, onu derinden etkileyen gözlemlerin ve tecrübelerin Chagall'ın iç dünyasında yarattığı etkiyi yansıtmaktadır. Sanatçının &lt;em&gt;Leylaklardaki Aşıklar&lt;/em&gt; adlı yapıtı da ressamın aşka, sevgiye ve cinselliğe ilişkin duygularını aynalayan bir yapıt olarak görülmektedir.&lt;/span&gt;&#13;
&lt;/td&gt;&#13;
&lt;/tr&gt;&#13;
&lt;/tbody&gt;&#13;
&lt;/table&gt;&#13;
&lt;/div&gt;</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Savunma Planlamasını Etkileyen Güncel Tehditler: Göç‘‘Arap Baharı</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=86678</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=86678</guid>
      <author>Burak Beyaz Erdal Kılıç </author>
      <description>&lt;p class="MsoBodyText" style="margin: 0cm 2.1pt 0.0001pt 11.6pt; text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size: 9.5pt; font-family: 'Times New Roman',serif; color: black;"&gt;Günümüzde savunma planlaması, yalnızca geleneksel askeri tehditlerle değil, aynı zamanda sosyo-politik, çevresel ve ekonomik unsurlarla şekillenen çok boyutlu bir strateji gerektirmektedir. Küresel güvenlik ortamı, asimetrik tehditler ve savaşlar, terörizm, siber saldırılar, biyolojik ve kimyasal tehditler, iklim değişikliği ve kitlesel göç gibi yeni tehdit unsurlarıyla çeşitlenmiştir. Bu tehditler, savunma politikalarını daha karmaşık ve dinamik hale getirmektedir. Özellikle kitlesel göç, son yıllarda güvenlik, istikrar ve savunma stratejilerinin yeniden şekillendirilmesine yol açan önemli bir mesele haline gelmiştir. Bu makalede öncelikle savunma planlamasını etkileyen güncel konular ve tehditlere değinilecektir. Daha sonra Göç kavramı ve göçün tarihi arka planından bahsedilerek Arap Baharı örneği ele alınacaktır. Arap Baharı sonrası yaşanan göç hareketlerinin savunma planlamasına etkisine değinilecektir.&lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
  </channel>
</rss>


