






   
<rss version="2.0">
  <channel>
    <title>SOCIAL SCIENCES STUDIES JOURNAL (SSSJournal), Yıl 2023 Sayı 108</title>
    <link>https://sssjournal.com/?mod=sayi_detay&amp;sayi_id=2510</link>
    <description>SOCIAL SCIENCES STUDIES JOURNAL (SSSJournal)</description>
    <language>tr</language>
    <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    <generator/>
    <item>
      <title>Değer Odaklı Yaşamın Depresyon ve Kaygı Üzerindeki Etkisi</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=67707</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=67707</guid>
      <author>Betül TOPRAK</author>
      <description>Bu çalışma değer odaklı yaşamın depresyon ve kaygı üzerindeki etkisini incelemeyi amaçlamaktadır. Değer odaklı yaşam, bireylerin davranışlarının sahip oldukları değerleriyle tutarlı olduğu bir yaşamı ifade etmektedir. Çalışmanın katılımcıları akademik eğitimlerine devam etmekte olan lisans ve lisansüstü düzeyde, yaş ortalaması 22.12 olan 338 üniversite öğrencisinden (204 kadın, 134 erkek) oluşmaktadır. Katılımcıların değer odaklı yaşam, depresyon ve kaygı düzeylerini belirlemek amacıyla çevrimiçi bir ortamda anket tamamlamaları istenmiştir. Çalışmanın sonucunda, en çok önem atfedilen yaşam alanlarının davranışların en fazla değerlerle tutarlı olan yaşam alanlarından farklılaştığı tespit edilmiştir. Korelasyon analizi sonuçları değer odaklı yaşamın depresyon ve kaygı ile istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde negatif ilişkili olduğunu göstermektedir. Hem değerlere atfedilen önem hem de davranışların değerlerle tutarlı olma düzeyinin depresyon üzerinde anlamlı olumsuz bir etkisinin olduğu belirlenmiştir. Yalnızca değerlerin tutarlılık boyutunun kaygı ile negatif yönde anlamlı bir ilişkisinin olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca, regresyon analizi sonuçları değerlerin tutarlılık boyutunun depresyon ve kaygıyı yordamaya katkı sağladığını göstermektedir</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Çok Bileşenli Beslenme Eğitiminin Üniversite Öğrencilerinin Beslenme Okuryazarlığı ve Beslenme Tutumlarına Etkisi: Randomize Kontrollü Deneysel Çalışma Protokolü</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68322</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68322</guid>
      <author>Betül KARAYeter KİTİŞ </author>
      <description>Amaç: Bu makale Entegre Sağlık Okuryazarlığı Model’ine göre düzenlenen çok bileşenli beslenme eğitiminin üniversite öğrencilerinin beslenme okuryazarlığına ve beslenme tutumlarına etkilerini araştırmak amacıyla düzenlenmiş deneysel bir çalışma protokolüdür. Araştırma ön test-son test randomize kontrollü deneysel bir çalışma olarak planlanmıştır. Araştırmanın evrenini; Yozgat Bozok Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nde 2021-2022 Eğitim-Öğretim Yılı’nda öğrenimine devam eden öğrenciler arasından uygunluk kriterlerine göre seçilen ve çalışmaya katılmayı kabul eden öğrenciler oluşturacaktır. Araştırmanın örneklemi yapılan güç analizinde %95 güven (1-α), %80 test gücü (1-β) ve d=0,8 etki büyüklüğü ile her bir grup için en az 26 kişi olarak hesaplanmıştır. Veri kayıpları olabileceği düşünüldüğünden bu sayının %15 fazlası (deney:32, kontrol:32) alınacaktır. Veriler kişisel bilgi formu, Yetişkinlerde Beslenme Okuryazarlığı Değerlendirme Aracı (YBOYDA) ve Sağlıklı Beslenmeye ilişkin Tutum Ölçeği (SBİTÖ) ile toplanacaktır. Veriler IBM SPSS 28 programı ile bağımsız gruplar t testi, Mann Whitney U testi ile analiz edilecektir. Grup içi karşılaştırmada bağımlı gruplar t testi ve Wilcoxon testleri kullanılacaktır. Ölçüm araçlarından alınan puanlar arasındaki ilişkinin belirlenmesinde ise korelasyon analizi yapılacaktır. Bu ön test-son test randomize kontrollü çalışma Clinical Trials Protokol kayıt ve sonuç sistemine NCT05681117 numarası ile kaydedilmiştir. Bu çalışma, ön test-son test randomize kontrollü deneysel çalışma için çalışma protokolüdür. Çalışma verileri analiz edildikten sonra bulgular açıklanacaktır. Çok bileşenli beslenme eğitiminin üniversite öğrencilerinin beslenme okuryazarlığı ve beslenme tutumları üzerine etkisi değerlendirilecektir. </description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Öğrencilerin Okula Devamsızlık Nedenlerinin İncelenmesi: Bakırköy İlçesi Örneği</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=67182</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=67182</guid>
      <author>Hasan KARASami ÖZ ,Hasan Fehmi ERGAN ,Cemil TULA </author>
      <description>Bu araştırmanın amacı, öğrencilerin devamsızlık nedenlerinin farklı değişkenlere (cinsiyet, okul kademesi, özürsüz devamsızlık yapılan gün sayısı) göre belirlenmesidir. Araştırmanın örneklemini İstanbul Bakırköy ilçesi genelinde eğitimine devam eden 875 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırma kapsamında Devamsızlık Nedenleri Anketi kullanılmıştır. Araştırmadaki analiz sonuçları, okul ve yönetim, öğretmen, çevre, akademik kaygı, kişisel ve arkadaş çevresi nedenler alt boyutlarının cinsiyete göre farklılaştığını ortaya koymuştur. Ayrıca okul kademesi ve özürsüz devamsızlık yapılan gün sayısına göre öğrencilerin devamsızlık nedenlerinde farklılıklar görülmüştür. Öğrencilerin anket maddelerine verdiği yanıtlar dikkate alınarak gerçekleştirilen korelasyon analizlerinin bazılarında da orta düzeyde pozitif ya da negatif ilişkiler bulgulanmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Türkiye’de Sosyal Hizmet Öğrencilerinin Lgbti+ Bireylere ve Eşcinsel Evlat Edinmeye Dair Tutumları</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=67409</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=67409</guid>
      <author>Ezgi ARSLAN ÖZDEMİRVeli DUYAN </author>
      <description>Sosyal hizmet etik standartları baskı, ayrımcılık ve önyargıya karşı ilkeleri içerir. Baskı, ayrımcılık ve önyargıyla mücadele eden dezavantajlı gruplardan biri olan LGBTİ+ bireylerle çalışacak sosyal hizmet lisans öğrencilerinin tutum ve algıları oldukça önemlidir. Türkiye'de LGBTİ+ bireylere yönelik çoğunlukla olumsuz tutumlar ve insan hakları ihalelleri dikkate alındığında; gelecekte LGBTİ+ bireylerle çalışacak ve onların haklarını savunacak olan sosyal hizmet lisans öğrencilerinin LGBTİ+ bireylere ve eşcinsel evlat edinmeye yönelik tutumlarının Türkiye'de LGBTİ+ haklarının gelecekteki değişimi için önemli çıktılar sağlayabileceği düşünülmektedir. Bu nedenle bu çalışma, sosyal hizmet lisans öğrencilerinin LGBTİ+ bireylere ve eşcinsel evlat edinmeye yönelik tutumlarını belirlemeyi ve ayrıca LGBTİ+ bireylere yönelik tutumlar ile eşcinsel evlat edinme arasındaki ilişkiyi keşfetmeyi amaçlamaktadır. Bu çalışmaya katılan 239 sosyal hizmet lisans öğrencisinin LGBTİ+’lara yönelik tutumların oldukça olumlu olduğu ama aynı cinsiyetten evlat edinmeye yönelik tutumların olumsuz olduğu görülmüştür. Eşcinsel evlat edinmeye yönelik bu olumsuz tutumların nedeni olarak “Dini Kaygılar” ve “LGBTİ+'nın Toplumun Aile Yapısına Uygun Görülmemesi” belirlenmiştir. Ayrıca katılımcılardan eşcinselliği sapkınlık ve hastalık olarak tanımlayanların eşcinsel evlat edinme konusunda en olumsuz tutumlara sahip oldukları saptanmıştır. Bu bulgular, daha heteronormatif bir sosyal hizmet eğitiminin geliştirilmesi gerektiğini göstermektedir. Ayrıca LGBTİ+ bireylere ve eşcinsel evlat edinmeye yönelik olumsuz tutumları etkilemek için, farkındalık ve sosyal içerme sosyal hizmet müfredatının çekirdeği olmalıdır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>III Selim Devrindeki Reform Hareketleri Ve Istanbul Halkına Etkileri</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=67520</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=67520</guid>
      <author>Yakup ÜNİŞENÖzgür ERBULUT </author>
      <description>Osmanlı Devleti beylikten devlet haline, devletten ise imparatorluğa dönüşürken sürekli olarak bir ilerleme kaydederek güçlü bir devlet teşkilatına sahip olmuştur. Fakat 18. yüzyılın sonlarında ortaya çıkan bazı iç ve dış sorunlar nedeniyle İmparatorluk gücünü kaybetmeye başlamıştır. Bu zayıflama dönemi içerisinde tahta oturan hükümdarlar bu durumu düzeltmek için birtakım reformlar yapmışsalar da bu reformlar sadece kendi dönemleri ile sınırlı kaldığı için başarılı olamamışlardır. Önceki hükümdarlardan farklı olarak 1789 yılında tahta oturan Sultan Selim III sorunun esas kaynağını yeniçeri ocağında görmüş ve bu konuda adımlar atmıştır. İlk olarak yeniçeri ocağını yeniden disiplin altına almaya çalışmış fakat başarılı olamayınca yeni bir ordu kurarak (Nizam’ı Cedid) bu orduyu Avrupa standartlarına göre eğitmeye başlamıştır. Fakat III Selim’in kurmuş olduğu bu yeni ordu giyim kuşam yönünden Avrupa askerlerine benzediği için Ulema ve halk tarafından hoş karşılanmamıştır. Halkın hoşnutsuzluğunu dikkate almayan III Selim daha sonra reformlar karşısında yeniçerilerin isyan etmesi üzerin kurmuş olduğu bu yeni orduyu dağıtmak zorunda kalmıştır. Bu makalede III Selim’in yapmış olduğu reformların İstanbul halkı üzerindeki etkisi ve halkın reformlara bakış açısı incelenmeye çalışılmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Hemşirelik Öğrencilerinin Covıd-19 Hakkında Bilgi Ve Tutumları</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=67783</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=67783</guid>
      <author>Hatice Serap KOÇAKSevgin SAMANCIOĞLU BAĞLAMA ,Aynur BAHAR ,Döndü ÇUHADAR </author>
      <description>Amaç: Öğrenci hemşirelerin enfeksiyonlar konusundaki bilgi düzeyleri ve tutumları, uygulama birimlerindeki faaliyetlerine ilişkin kararlarını etkilemektedir. Ayrıca enfeksiyonlarla ilgili bilgi ve tutumları mesleki davranışları etkileyebilecek uyarıcı bir özellik oluşturmaktadır. Bu çalışma, hemşirelik öğrencilerinin COVID-19 hakkındaki bilgi düzeylerini ve tutumlarını belirlemek amacıyla yapılmıştır.&#13;
Yöntem: Bu çalışma hemşirelik öğrencileri ile yapılan tanımlayıcı tipte çalışmadır. Veriler çevrimiçi anket yöntemi ile toplandı. Veri toplama formu üç bölümden oluştu. Birinci bölüm sosyodemografik değişkenler,  ikinci bölüm  COVID-19 hakkındaki bilgi ve tutumları, üçüncü bölüm  COVID-19 hakkında bilgi almak için kullandıkları kaynağı belirlemek için kullanıldı.&#13;
Bulgular: Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre öğrencilerin %81'i ile bilgi düzeylerinin “iyi” olduğu, öğrencilerin %95,5'inin pandemiyi doğru tanımladığı belirlendi. Öğrencilerin %98,7'si karantina koşullarına, %98,3'ü sosyal mesafe kurallarına ve %98,9'u el hijyenine dikkat ederse COVID-19 bulaşının azalacağını belirtti. Korku ve kaygı, duygusal tutum açısından değerlendirildi ve hemşirelik öğrencilerinin %67,6'sının COVID-19 salgını nedeniyle korku ve %94'ünün kaygı yaşadığı belirlendi.&#13;
Sonuç: Bu araştırma, enfeksiyon hastalıklarının özellikle korunma, bulaşma ve tedavi konularının hemşirelik müfredatındaki yerini ve önemini yeniden değerlendirdiğimizi vurgulamaktadır. Ayrıca eğitimde dijital uygulamaların öneminin arttığını göstermektedir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Determining of the Nutritional Status of Patıents with Gastrointestinal Tract Cancer</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=67986</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=67986</guid>
      <author>Abdulrahman Yahya Jelwi AL JANABIHuri Seval GÖNDEREN ÇAKMAK </author>
      <description>Objectives: Malnutrition and weight loss are frequent problems in patients with malignant disease, affecting prognosis, length of hospital stay, quality of life, and survival. To assess the nutritional status of patients with gastrointestinal cancer.&#13;
Methods: The study used a descriptive and cross-sectional design, and was carried out among 140 patients with gastrointestinal cancer in Al-Amal National Hospital, Oncology Hospital, Gastroenterology and Hepatology Teaching Hospital in Baghdad, Iraq through the period of 2020-2021.&#13;
Results: The study results indicate that 49.3% of patients are at risk of malnutrition, 30% of patients have normal nutritional status, and 20.7% of patients are malnourished. There is a significant statistical relationship between the MNA of patients with social status at p-value 0.005, economic status at p-value 0.016 and family history of cancer at p-value 0.029.&#13;
 Conclusion: It was determined that patients with cancer are at risk of malnutrition. They need frequent nutritional status assessments at regular periods.  Providing good care for patients will enhance their nutritional status and prevent health.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Destinasyonlarda Paylaşım Ekonomisi: Munirent, ShareHub, ShareNL Projelerinin Değerlendirilmesi ve Öneriler</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68055</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68055</guid>
      <author>Sercan YILDIZHaluk TANRIVERDİ  </author>
      <description>Paylaşım ekonomisi, kıt kaynakların daha verimli ve sürdürülebilir bir şekilde kullanılmasını sağlayan, paylaşım temelli bir iş modelidir. Kullanım alanı giderek artan bu iş modeli, yerel yönetimlerin de dikkatini çekmeye başlamış, turistik destinasyonlarda paylaşım temelli projelerin ortaya çıkmasını sağlamıştır. Bu çalışmada, turistik destinasyonlarda ortaya çıkmış Munirent, ShareHub ve ShareNL projelerini basitce inceledik. Paylaşılan şehirler ağının gelişme potansiyelini gördük. Amacımız, farkındalık yaratarak benzer uygulamaların turizm potansiyeli yüksek destinasyonlarda ortaya çıkmasını sağlamak ve alanyazına katkı sağlamaktır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Öğrenme Ortamlarında Tasarım ve Öğretmen Motivasyonu İlişkisi </title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68108</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68108</guid>
      <author>Ece ALTINBAŞAK HAKLIDIR</author>
      <description>Geçmiş araştırmalar, sınıfların fiziksel düzenlemesinin öğrenme için önemli bir faktör olduğunu göstermektedir. Sınıflar, öğrencilere ve öğretmenlere yenilikçi öğretim etkinliklerini barındıracak ve olumlu öğrenme etkileşimlerini kolaylaştıracak bir ortam sağlayabilir. Sınıfların tasarımı ve plan biçimleri, öğretmenleri ve onların öğretim etkinliklerine ilişkin kararlarını farklı şekilde etkileyebilir. Öte yandan, öğretmenlerin sınıflardaki rolü ve tutumları ve motivasyon stratejileri aracılığıyla öğrencilerle etkileşimi, genel öğretme-öğrenme sürecinde çok önemli bir rol oynar. Bu nedenle, bu tanımlayıcı ilişkisel çalışma, öğretmenlerin mevcut sınıf düzenlemeleri, fiziksel mekana yönelik sınıf tasarım tercihleri ve öğretmenlerin motivasyon stratejileri aracılığı üzerinden ele alınan öğrenme stilleri arasındaki ilişkileri araştırmaktadır.  Bu çalışma özellikle, sınıflardaki öğrenciler arasındaki etkileşimi vurgulayan ve teşvik eden işbirlikli öğrenmeye ve öğrencilerin öz-düzenlemeli öğrenenler olmaları için öğrenme deneyimleri üzerinde düşünmeye teşvik ederek öz-değerlendirmelerini geliştirmeyi amaçlayan üretken öğrenmeye odaklanmaktadır.  Çalışmanın sonuçları, bu öğrenme stilleri ile öğretmenlerin sınıf düzenlemeleri (öğretmen merkezli ve öğrenci merkezli sınıflar) ve  öğretmenlerin sınıf tasarım tercihleri (genişletilebilir ve L şeklindeki sınıf tasarımlarının varyasyonları) arasında anlamlı bir ilişki olduğunu göstermektedir; ve işbirlikçi ve üretken öğrenme stilleriyle istatistiksek olarak ilişkili olduğu bulunan sınıf tasarımlarının türleri hakkında kanıta dayalı bilgiler sağlar.  Bu çalışmanın sonuçları, farklı öğrenme stillerinin mimarlık ve tasarımla desteklendiği daha iyi öğrenme ortamları yaratmayı amaçlayan tasarımcılara, okul yöneticilerine ve eğitimcilere fayda sağlayacak sonuçlar sunar.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Ortaokul Öğrencilerinde Akademik Erteleme Eğiliminin İnternet Bağımlılığı ve Şiddet ile İlişkisi</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=66428</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=66428</guid>
      <author>Emine TÜRKADI GERVAN Hatice KADIOĞLU ATEŞ </author>
      <description>Bu araştırmanın ulaşmak istediği temel amaç ortaokul öğrencilerinde akademik erteleme eğiliminin internet bağımlılığı ve şiddet ile ilişkisini incelemektir. Ayrıca bu kavramların bazı demografik özelliklere göre değişiklik gösterip göstermediğinin araştırılması da bu çalışmanın amaçlarındandır. Bu araştırmanın çalışma grubunu 2021-2022 eğitim öğretim yılında İstanbul’un Göztepe ilçesinde bulunan iki farklı ortaokulda 5., 6., 7 ve 8. sınıflarda öğrenim görmekte olan 356 kız ve 286 erkek olmak üzere toplamda 642 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmanın amacına hizmet edecek şekilde nicel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda ortaokul öğrencilerinde akademik erteleme eğiliminin internet bağımlılığı ve şiddet ile ilişkisi alt boyutu arasında anlamlı ve ters yönde ilişki bulunmuştur. Ortaokul öğrencilerinde internet bağımlılığı ve şiddetin akademik erteleme eğilimini yordadığı tespit edilmiştir. İnternet bağımlılığının yaş, sınıf düzeyi, sadece sanal dünyada tanıştığı gerçekte tanışmadığı arkadaşı olma durumu değişkenine göre anlamlı bir farklılık oluşturduğu sonucu bulunmuştur. Akademik erteleme eğiliminin yaş, sınıf düzeyi, sadece sanal dünyada tanıştığı gerçekte tanışmadığı arkadaşı olma durumu değişkenine göre anlamlı bir farklılık oluşturduğu sonucuna ulaşılmıştır. Şiddete yönelik tutumun sadece sanal dünyada tanıştığı gerçekte tanışmadığı arkadaşı olma durumu değişkenine göre anlamlı farklılık gösterdiği sonucuna ulaşılmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Öğretmen ve Okul Yöneticilerinin Görüşlerine Dayalı Olarak Ailelerin Eğitim Sürecine Katılmalarının Öğrenci Başarısına Etkisinin İncelenmesi</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=66452</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=66452</guid>
      <author>Abdulbaki GÜL</author>
      <description>Bu çalışmada, ailelerin eğitim sürecine katılmalarına ilişkin okul yöneticileri ve öğretmenlerin görüşleri incelenmiştir. Nitel desende yapılandırılan araştırmanın çalışma grubunu, Batman İli Merkez İlçesinde MEB’e bağlı okullarda görev yapan okul yöneticileri ve öğretmenlerden oluşan 15 katılımcı oluşturmaktadır. Katılımcılardan görüşme tekniği kullanılarak elde edilen sonuçlar genel olarak, katılımcıların sosyoekonomik düzeyi düşük olan ailelerin eğitim sürecine genel olarak katılımlarının düşük olduğu, öğrencileri desteklemedikleri; veli katılımının genel olarak eğitim süreçlerine katkı sağladığı;  velilerin katılımı ile yaşanan engeller ile ilgili olarak velilerin ilgisizliği ya da zaman bulamamaları, okulların evlere uzaklığı, ailelerin çalışıyor olması, eğitime önem verilmemesi gibi çeşitli boyutlara yönelik görüş bildirdikleri görülmüştür.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Salgın Döneminde Bilişim Teknolojilerinin Kullanılmasının Öğrenci Başarısı Üzerinde Etkisi</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=67008</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=67008</guid>
      <author>Sultan DOĞAN TOKGÖZCüneyt ŞENYURT ,Füsun NARÇİN ŞENYURT ,Begüm ERDOĞAN ,Hülya KARAGEDİK ,Cahit Bora ASMAZ </author>
      <description>Araştırmanın amacı salgın döneminde bilişim teknolojilerinin kullanılmasının öğrenci başarısı üzerinde etkisinin incelenmesidir. Teknoloji, günlük hayatta insanların zamandan ve iş gücünden tasarrruf sağlamasının vazgeçilmez bir aracıdır. İnternet ile teknoloji birleştiğinde eğitimde bilgiye ulaşmanın aracı, farklı yolu haline gelmiştir. Eğitimde sınıf öğretmenlerinin teknolojiyi kullanması, eğitim –öğretim verdikleri yaş grubu açısından büyük önem taşımaktadır. Somut öğrenme düzeyinden soyut öğrenmeye geçildiği bu dönemde teknoloji kullanımı ile birçok duyu organına hitap edilmekte ve hızlı erişim sağlanarak zamanı etkili kullanma gerçekleşmektedir. Dikkati çekme, dikkati sürdürerek ders akışı ortamına olanak oluşturulurken farklı zeka türlerini ortaya çıkarma, farklılıklara ulaşma imkanı mümkündür. Betimsel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini 8-10 yaşındaki öğrenciler oluşturmaktadır. Araştırmaya 128 öğrenci katılmıştır. Anket formu kullanılmıştır. Anketler araştırmacı tarafından hazırlanmıştır. Veriler Google Drive üzerinden çevrimiçi ortamda hazırlanmıştır. Veri analizi SPSS 21 paket programında yapılmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Eğitim ve Bilim Dergisinde Liderlik Alanında Yapılmış Makalelerin İncelenmesi ve Değerlendirilmesi</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=67036</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=67036</guid>
      <author>Gönül İLERİALİ RAĞIP YÜCE  ,Nuriye Sanem DUMAN ,Nihal KORKMAZ  ,Elif Betül TOLUN ,Sonaray KÖSE </author>
      <description>Bu çalışmada Eğitim ve Bilim dergisinde Liderlik ile ilgili yapılmış makalelerin analiz edilmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda, Liderlik konusu ile ilgili makalelere ulaşmak amacıyla, derginin arama seçenekleri kısmında başlık ve anahtar kelimelerde “Liderlik, Lider” kavramları aratılmış ilgili makaleler değerlendirilmeye alınmıştır. Bu kapsamda betimsel araştırma yöntemi kullanılarak 23 makale analiz edilmek üzere değerlendirmeye alınmıştır. Analiz sonucunda; makalelerin en fazla 2016 ve 2017 yıllarında yayınlandığı ve hemen hemen her sene çalışma yapıldığı, makalelerin liderlik türleri olarak en fazla Öğretimsel liderlik ve Akademik liderlik konularından yapıldığı ve bunlarında eğitim bilimleri alanlarında yapıldığı tespit edilmiştir.&#13;
 &#13;
 </description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>İllkokullarda Görev Yapan Öğretmenlerin İnternet Tabanlı Uzaktan Eğitime İlişkin Özyeterlilikleri </title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=67040</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=67040</guid>
      <author>Abdullah AKKAYAAslıhan TEMİZ  ,Gülşen CEYLAN GÜLER  ,Arzu UFUK TURGUT  ,Esra YILDIRIM  ,Nurca KAPLAN  </author>
      <description>Araştırmanın amacı illkokullarda görev yapan öğretmenlerin internet tabanlı uzaktan eğitime ilişkin özyeterliliklerinin incelenmesidir. Araştırmada betimsel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmaya 182 öğretmen katılmıştır. Veri toplama aracı olarak anket formu kullanılmıştır. örneklemini ise 2022-2023 eğitim öğretim yılı 1. döneminde Karadeniz Bölgesinin bir ilinin ilçelerinde yer alan ilkokullarda görevli görevli öğretmenler oluşturmaktadır.&#13;
Araştırma sonuçlarına göre; öğretmenlerin yarısından iyi düzeyde bilgisayar kullandıkları, öğretmenlerin büyük bir çoğunluğu bilgisayarı eğitim öğretim faaliyetlerinde kullandığı, öğretmenlerin büyük bir çoğunluğunun bilgisayar sahibi olduğu, öğretmenlerin büyük bir çoğunluğunun okulda bilgisayar kullandığı, öğretmenlerin çeşitli programlar kullanarak video düzenleme konusunda başarılı kullandığı, öğretmenlerin bilgisayar ortamında öğrencilerin aktif olarak katılabilecekleri yarışmalar düzenleyebildiği, öğretmenlerin kazanımlara uygun web sayfası hazırlama konusunda büyük çoğunlukla yetersiz olduğu, öğretmenlerin grafik tasarım konusunda büyük çoğunlukla yetersiz olduğu,  ve öğretmenlerin bilgisayar kullanım ve edinme becerilerinin bilişim teknolojisi destekli materyal tasarlama ve kullanmaya yönelik öz yeterliklerini olumlu yönde etkilediği görülmektedir.&#13;
 &#13;
 </description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Sınıf Öğretmenlerinin Alternatif Eğitime Dair Bilgi Düzeyleri ve Türkiye’de Uygulanabilirliğine İlişkin Görüşleri</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=67154</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=67154</guid>
      <author>Kübra ARSLANMehmet Kaan DEMİR </author>
      <description>Eğitim faaliyetlerinin düzgün yürütülmesi ve başarıya ulaşabilmesi için ana akım eğitimden farklı eğitim modellerinin incelenmesi gerekmektedir. Bu eğitim modellerini çocukların ilgi, yetenek ve becerilerini dikkate alarak eğitim programlarımıza entegre edebilmek eğitimde başarıya ulaşmada önemli bir adımdır. Bu araştırmanın amacı ülkemizde ve Dünya’da uygulanan alternatif eğitim programlarının sınıf öğretmenleri tarafından ne kadar bilindiğini incelemek ve bu eğitim anlayışlarının Türkiye’de uygulanabilirliği ile ilgili görüşleri değerlendirmektir.&#13;
Bu nedenle araştırma literatüründe Dünyada önde gelmiş alternatif eğitim yaklaşımlarından olan Montessori eğitimi, Waldorf eğitimi, Demokratik okullar, Summerhill Özgür okulları, Küçük okullar, Paideia okulları, Proje okulları, Reggio Emillia okulları, Serbest Gestalt okulları, Bağımsız Okullar, Orman okulları, BBOM okulları, Mıknatıs/Charter okulları ve Uluslararası Bakalorya Programı okulları incelenmiştir.&#13;
Araştırma, sınıf öğretmenlerinin bu konudaki görüşlerini incelemek amacıyla nitel araştırma yöntemlerden olgu bilim deseninde planlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu gönüllü olan 30 özel okul ve devlet okulu sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırma verilerini toplamak amacıyla araştırmacıların geliştirdiği görüşme formu kullanılmıştır. Yarı yapılandırılmış görüşmeler ile toplanan veriler içerik analizi yapılarak anlamlı hale getirilmiştir. Bulguların modellenmesinde NVivo paket programı kullanılmıştır.&#13;
Araştırma bulgularına göre katılımcı öğretmenlerinin çoğu alternatif eğitim konusunda yeterli bilgiye sahip olmadıklarını düşünmektedir. Ayrıca öğretmenler alternatif eğitimin gerekliliğini bireysel sebeplere bağlamaktadır. Ek olarak alternatif eğitim veren kurumlar hakkındaki bilgiye çoğunlukla meslektaş deneyiminden dolayı ulaşıldığı, müfredatımız uygun olduğundan alternatif eğitimin ülkemizde uygulanabileceği, ezberci olunduğu için alternatif eğitime ihtiyaç duyulduğu, alternatif eğitimin ilgi ve yetenekleri geliştirerek öğrencinin özgüvenini yükselttiği için faydalı olduğu, öğretmenlerin yeterli bilgiye sahip olmadıklarından alternatif eğitim programlarını müfredatımıza entegre etmede sorun yaşayacaklarını düşündükleri ve karşılaşılabilecek en büyük sorunun okulların fiziki şartlarının yetersiz olması gibi sonuçlara ulaşılmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Geçici Koruma Altındaki 4-5 Yaşlarındaki Suriyeli Çocukların Sosyal Becerileri ile Problem Davranışları Arasındaki İlişkinin İncelenmesi</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=67419</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=67419</guid>
      <author>Sırma AYDINZeynep KURTULMUŞ </author>
      <description>Söz konusu bu çalışma, Türkiye’deki geçici koruma altındaki 4-5 yaş grubu Suriyeli çocukların sosyal becerileri ve problem davranışlarının çeşitli değişkenlere göre incelenmesini ve bu beceriler arasındaki ilişkinin belirlenmesini amaçlamıştır. Araştırma “Karma Desen” kullanılarak yürütülmüştür. Araştırmada Şanlıurfa ili Eyyübiye ve Haliliye ilçelerinde okul öncesi eğitimine devam etmekte olan 300 Suriyeli çocuk ve bu çocukların öğretmenleri ile çalışılmıştır. Araştırmanın nicel verileri “Demografik Bilgi Formu”, “Okul Öncesi Sosyal Beceri Değerlendirme Ölçeği (OSBED)” ve “Problem Davranış Ölçeği (PDÖ)” kullanılarak elde edilmiştir. Araştırmanın nitel verileri ise araştırmacılar tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu doğrultusunda yapılan görüşmeler aracılığıyla toplanmıştır. Nicel verilerin analizi istatistik paket programı aracılığıyla, nitel verilerin analizi ise içerik analizi tekniğinin kullanılması yoluyla yapılmıştır. Söz konusu araştırmanın nicel boyutundan elde edilen bulgulara göre çocukların problem davranışları ve sosyal becerileri arasında negatif yönde anlamlı bir ilişki mevcuttur. Araştırmanın nitel boyutundan elde edilen bulgulara göre öğretmenler Suriyeli çocuklar hakkında çoğunlukla olumlu görüş belirtmektedirler. Öğretmenlerin Suriyeli çocukların özellikle de şiddet gibi bir takım problem davranışlar gösterdiklerini, çocukların sosyal becerilerinin orta seviyede olduğunu düşündükleri ve iletişimin bu çocukların sosyal becerileri ve problem davranışları üzerinde önemli bir faktör olduğunu düşündüklerini belirttikleri görülmüştür.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>İlköğretimde Yabancı Uyruklu Öğrencilerin Yaşadığı Sorunlara Yönetici ve Öğretmenlerden Çözüm Önerileri</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=67572</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=67572</guid>
      <author>Yeşim SATICIMurat KARACA ,Murat FAKİR ,Ahmet KORKMAZ </author>
      <description>Araştırmanın amacı; Samsun ilinin yoğun göç alan ilçesi Atakum’da yabancı uyruklu ilköğretim öğrencilerinin okulda yaşadıkları sorunları tespit etmek ve bu sorunlara ilgili okul yönetici ve öğretmenlerinden çözüm önerileri almaktır. Araştırmanın yapılmasında Atakum ilçesinde yabancı uyruklu öğrenci sayısının en yüksek olduğu 3 ilköğretim okulunun verileri Atakum İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünden alınan izinle toplanmış ve bu okullardaki 3 yönetici ve 8 öğretmenin görüşleri yarı yapılandırılmış görüşme formuyla toplanmıştır. Yapılan analizler sonucunda okulda yabancı uyruklu öğrencilerin yaşadığı sorunlar genel olarak; dil sorunu, disiplin sorunu, akademik başarısızlık, sosyal faaliyetlere katılmama,  maddi problemler, okula devam etmeme olarak görülmektedir. Sorunların temelindeki en önemli problemin dil sorunu olduğu tespit edilmiştir. Yabancı uyruklu öğrencilerin genel olarak Iraklı olduğu ve maddi durumlarının iyi oldukları görülmüş olup Suriyeli ve Afgan uyruklu  öğrenciler için maddi problemlerin daha büyük bir sorun olduğu görülmüştür. Okul yönetici ve öğretmenlerinden alınan çözüm önerilerine göre, yabancı uyruklu öğrencilerin belli okullarda yoğunlaşmaması, denklik işlemlerinin sadece yaş baz alınarak yapılmaması, bu öğrencilerle ilgili öğretmen ve yöneticilerin eğitimler alması ve yabancı uyruklu öğrencilere öncelikle dil eğitimi verilmelidir</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Okul Müdürlerinin Görüşlerine Göre Taşımalı Eğitim Uygulamasında Karşılaşılan Sorunlar ve Çözüm Önerileri</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=67656</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=67656</guid>
      <author>Duran KAYAEmel TÜZEL İŞERİ </author>
      <description>Bu araştırmanın amacı, 2020-2021 öğretim yılında Tokat ili Erbaa ilçesinde taşıma merkezi olan ortaokullarda görev yapan okul müdürlerinin görüşlerine göre taşımalı eğitim uygulamasında karşılaşılan sorunların ve bu sorunlara getirdikleri çözüm önerilerinin belirlenmesidir. Veriler araştırmacılar geliştirilen soru görüşme formu aracılığıyla toplanmış, elde edilen veriler betimsel analize tabi tutulmuştur. Araştırma sonucunda taşımalı eğitim yapan okullarda görev yapan müdürlerin görüşlerine göre servis araçlarının fiziki donatım ve temizliğinin yetersiz olması, zamana uyulmaması ve dışarıdan yolcu alınması nedeniyle birçok sorun yaşandığı belirlenmiştir. Bu sonuçlar ışığında taşımalı eğitim yapan okullara hizmet veren servislerin ve görevli şoförlerin denetimlerinin taşıma merkezlerinde görevli okul müdürleri tarafından değil, kolluk kuvvetleri tarafından yapılması önerilmektedir. </description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>İnsanın ve Nesnelerin Estetik Boyutuyla Okunabilirliği </title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=67675</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=67675</guid>
      <author>Ayşe ÖZTÜRK</author>
      <description>İnsanın, doğadaki nesnenin özünü anlama çabası, düşünme, duyumsama, anlama ve anlatmaya, anlam bulmaya, anlaşılabilirlik sağlamaya dönüktür. İnsan, varlığını sorgularken, etkinliklerinin derinliğinin yarattığı estetik değerlerin gizlerini bulmaya çalışır. Tarihsel süreçlerde, yaşamını anlamlı kılan etkinlikleri; güzeli arayış, yazma, okuma ve yorumlamayla birlikte bilgi biriktiren, gelişim gösteren, bildiklerini geleceğe aktaran olgular gösterir. İnsanın doğadaki özel yerinin, görev ve sorumluluğunun estetik değer yaratan yeteneğiyle yaşamına kattığı güç, aklın yüceliği, insan olmanın gerektirdiği duygular nedeniyledir. Doğanın ayrılmaz parçası olan insan, doğaya egemen olma düşüncesiyle özgürlüğünü gerçekleştirmiş; üstün bir varlık olma arzusuyla bilim, sanat ve diğer alanlarda kalıcı değerler yaratmıştır.&#13;
İnsanın düşünebilen varlık olması, düşlerini nesnelere dönüştürerek anlam kazandırması, yeni yapılar oluşturmasını, doğayı şekillendirmesini sağlar. Nesnelerin algılanan görüntülerini yargılama yetisinde olan insan, gereksinimlerini, bilgi, bilinç ve akıl doğrultusunda değerlendirmiştir. İnsanın yaratıcı yetisi, eylemlerini sürdürmeye, davranışlarını, uğraşlarını, nitelikli yaratıcılığa yöneltmiştir. Nesneyi, olanı ve olayları bütünlük içinde algılama yeteneği olan insan, kazanımlarıyla gerçeği kavramaya çalışır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Özerk ve Demokratik Üniversite Yapılanmasında Özgürlüklerin Sınırı ve Üniversitelerin Geleceği Sorunu</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=67698</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=67698</guid>
      <author>Girayalp KARAKUŞ</author>
      <description>Üniversitelerde özerklik tanımı anayasamızın 130. ve 27. maddesinde belirtilmesine rağmen ülkemizde tam bir özerkliğin olduğunu söylemek son derece güç görülebilir. Bu çalışmamda mutlak bir özgürlükten ziyade özerk bir üniversitenin nasıl olacağı ile ilgili genel hatlar çizildi. Dünyadaki hiçbir üniversite de tam bir özerk üniversite olmadığı da bilinen bir gerçek. Zira dünyadaki bütün üniversiteler bir şekilde devletten maddi anlamda destek alıyor ve üniversitelerin siyasal iktidarlarla bir şekilde organik bağı var. Özerklik ile bağımsızlığın farklı kavramlar olduğunu belirtmek gerekir. Çalışmanın hedefinde üniversitelerimizin nasıl bağımsız olacağı işlenmedi. Akademik özgürlükler, akademik ve idari personel atamaları, kaliteli eğitim, idari özgürlük ve kurumlarımızın siyasi nobranlıktan nasıl uzak tutulacağı söz konusu edildi. Ayrıca üniversitelerimizde özerkliğin neden bir ihtiyaç olduğu sorgulandı. Neo-liberal eğitim modelinin oluşturduğu sakıncalar konunun işleyiş sürecinde değinildi. Çalışmada pek çok yerli ve yabancı araştırmacıların hipotezlerine yer verildi. Dünyadaki diğer üniversitelerdeki genel durum ile ülkemizdeki yükseköğretim kurumlarındaki düzen karşılaştırmalı bir şekilde analiz edildi. Temel hipotez ise üniversitelerimizin daha demokratik ve özgür olabilmesiyle kaliteli insan yetişmesi arasındaki doğru orantıyı ortaya koyabilmektir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Öğretmenlerin Algılanan Örgütsel Sapma Davranışlarının İncelenmesi</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=67716</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=67716</guid>
      <author>Tuncar ÖZTÜRK</author>
      <description>Öğretmenlerin algıladıkları örgütsel sapma davranışlarını ve demografik özelliklerin örgütsel sapma davranışlarında farklılaşmaya sebep olup olmadığını incelemek amacıyla yapılan araştırma tarama modeliyle yürütülmüştür. Araştırma Ordu Ünye’de MEB’e bağlı okullarda çalışan 292 öğretmenle gerçekleştirilmiştir. Bennett ve Robinson (2000)’in geliştirdiği Gültaç (2019) tarafından Türkçeye uyarlanan “Örgütsel Sapma Davranışları Ölçeği” kullanılarak çevrim içi yöntemle toplanan verilerin normal dağılım göstermemesi üzerine non-parametrik testlerle gerekli analizler yapılmıştır. Araştırma bulgularına göre öğretmenlerin örgütsel sapma davranış algılarının ölçek genelinde ve alt boyutlarında örgütsel sapma veya sapkınlık anlayışlarının” düşük” düzeyde olumlu olduğu; cinsiyet değişkenine göre istatistiksel düzeyde anlamlı farklılık oluştuğu ancak medeni durum, eğitim durumu, yaş, mesleki kıdem ve çalışılan eğitim kademesi değişkenlerine göre istatistiksel düzeyde anlamlı farklılık oluşmadığı sonucuna ulaşılmış ve bu doğrultuda çeşitli önerilerde bulunulmuştur.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Yaşlılıkta Sosyal Sorunlar ve Mekân: Kır/Kent Bağlamında Bir Değerlendirme</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=67730</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=67730</guid>
      <author>Pelin Suzan IŞIKOĞLU</author>
      <description>Tüm dünyada yaşlı nüfus oranı giderek artmakta ve nüfusun yaşlanması ile birlikte hem genel olarak toplumu hem de doğrudan yaşlı bireyleri olumsuz yönde etkileyen sosyal sorunlar daha görünür hale gelmektedir. Sosyal sorunlara maruz kalma durumu ise yaşlı bireylerin farklı yaşam deneyimlerine sahip olması ile bağlantılı olarak değişkenlik gösterebilmektedir. Yaşlı bireylerin yaşam deneyimlerindeki farklılıklar cinsiyet, yaş, medeni durum, eğitim, gelir gibi faktörlerin yanı sıra yaşadıkları mekândan da önemli ölçüde etkilenmektedir. Nitekim mekân hem kendine has özellikleri itibari ile hem de mekân ile kurulan ilişkiler doğrultusunda yaşlı bireylerin yaşamında belirleyici bir özelliğe sahip olmaktadır. Bu doğrultuda sosyal sorunların mekândan bağımsız düşünülmesi de pek mümkün görülmemektedir. Buradan hareketle çalışmanın amacı, yaşlılığa bağlı sosyal sorunları mekânsal bağlamda değerlendirmek ve incelemektir. Literatürde yaşlılık ve mekân ilişkisini ele alan sınırlı sayıda çalışmanın bulunması ve özellikle yaşlılıkta sosyal sorunların mekânsal bir perspektifle kırsal ve kentsel alanlar temelinde karşılaştırmalı olarak ele alındığı çalışmaya rastlanılmaması bu makalenin özgün yanını oluşturmaktadır. Böylece bu çalışmanın, yaşlılıkta sosyal sorunların analizinde mekânsal boyutun dikkate alınması konusunda yapılan değerlendirmeler ile literatüre katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Ayrıca hem kırsal hem de kentsel alandaki yaşlı bireylere özgü sosyal politikalar geliştirilmesi konusunda bir farkındalık yaratması beklenmektedir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Taşımalı Eğitim Kapsamındaki Ortaöğretim Okullarında Yaşanan Sorunlara Okul Müdürlerinden Çözüm Önerileri</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=67738</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=67738</guid>
      <author>Mustafa AVCIMurteza Volkan KARAKAYA ,Simge KOÇ CAN ,Muammer CAN ,Sevim GÜÇLÜ ,Adnan Yasin ASOĞLU </author>
      <description>Bu araştırmanın amacı; Samsun ili Tekkeköy İlçesinde taşımalı eğitim kapsamındaki ortaöğretim kurumlarında yaşanan sorunları, bu okullarda çalışan okul müdürlerinin görüşlerine dayanarak tespit etmektir. Araştırmamızda nitel yöntem kullanılmış olup veri toplama da görüşme tekniği kullanılmıştır. Tekkeköy İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünden gerekli izinlerin alınması sonucu taşımalı eğitim kapsamında en fazla öğrencisi olan 5 okuldan veriler toplanmış ve bu okullarda görev yapan okul müdürlerine görüşme formu uygulanmıştır. Görüşme formu yarı yapılandırılmış olup uzman görüşünden yararlanılarak hazırlanılmıştır. Görüşme formundaki sorular yöneticilerden gelen cevaba göre yeniden düzenlenmiştir. Alınan cevaplara bakıldığında taşımalı eğitimin ciddi sorunlar barındırdığı görülmüştür. Sistemin artık tıkandığı ve taşımalı eğitimin tümüyle kaldırılarak yerine öğrenci velisine öğrencinin geldiği gün üzerinden para ödenmesi uygulamasının getirilmesi gerektiği bütün okul müdürleri tarafından dile getirilmiştir. Taşımalı eğitim sisteminin uygulamadan tamamen kaldırılması mümkün değilse bile köklü iyileştirmeler gerektiği okul müdürlerince ifade edilmiştir. Servislerin ciddi bir şekilde denetlenmesi, servis şoförlerinin eğitimden geçirilmesi, taşımalı eğitimin olduğu okullara bir müdür yardımcısı kontenjanının verilmesi, ücretsiz yemek uygulamasının bütün okulu kapsaması, servislerde sadece öğrencilerin taşınması okul müdürlerine göre taşımalı eğitim sisteminde yapılması gereken iyileştirmelerden bazılarıdır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Sınıf Öğretmenlerinin Örgütsel Kimlik Algı Düzeylerinin İncelenmesi</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=67784</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=67784</guid>
      <author>Zeliha ŞAHİN</author>
      <description>Toplumsal bir örgüt olarak okulların başarısında ve başarısızlığında örgüt kültürünün etkisi oldukça büyüktür. Sınıf öğretmenlerinin örgütsel kimlik algı düzeylerinin belirlenmesine yönelik gerçekleştirilen araştırmada; sınıf öğretmenlerinin çeşitli demografik değişkenlerinin örgütsel kimlik algı düzeyleri üzerinde etkili olup olmadığı alt amaçları da araştırılmıştır. Betimsel tarama modeliyle gerçekleştirilen araştırmaya İstanbul/Arnavutköy’de resmi ilkokullarda görev yapan ve kolay ulaşılabilir örneklem yöntemine göre belirlenen 274 sınıf öğretmeni katılmıştır. Öğretmen Örgütsel Kimlik Algısı Ölçeği (ÖÖKAÖ) ve kişisel bilgi formunda oluşan veri toplama aracı ile elde edilen veriler; SPSS paket programı ile çözümlenmiş, verilerin normal dağılım göstermemesi üzerine non-parametrik testler kullanılarak analiz edilmiştir. Sınıf öğretmenlerinin örgütsel kimlik algı düzeylerinin yüksek düzeyde olduğu; sınıf öğretmenlerinin örgütsel kimlik algı düzeylerinin cinsiyet, mesleki kıdem, eğitim düzeyi, okulda çalışma yılı değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık göstermediği sonuçlarına ulaşılmış ve uygulayıcılara ve araştırmacılara yönelik önerilerde bulunulmuştur.&#13;
 &#13;
 </description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Okul Yöneticileri ve Öğretmenlerin Motivasyon ile İlgili Yapılan Bilimsel Çalışmalarda Elde Edilen Sonuçların İçerik Analizi</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=67853</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=67853</guid>
      <author>Mehmet OKTAN Selin KURU ,Sezai ŞENTÜRK ,Osman ÇELENK ,Gülnihal ÜNAL </author>
      <description>Alan yazında motivasyon, öğretmen ve okul yöneticilerin işlerini en iyi bir şekilde yerine getirme konusunda sık sık kullanılan bir olgu olarak görülmektedir. Yapılan çalışmalarda motivasyonun çeşitli faktörler açısından öğretmen ve yöneticiler üzerinde olumlu etkiler bıraktığı ve işi en verimli bir şekilde yapılmasına destek olduğu ortaya konmuştur. Nitel çalışmaların içerik analizi ve tarama deseni kullanılarak, alanda yapılmış çalışmaların sonuçlarının bütünsel bir şekilde kodlanarak ve kodlardan temalar oluşturarak yeniden yazılması ve bütünleştirilmesin amaçlandı. Bu nedenle öğretmen ve yönetici motivasyonu ile ilgili 52 bilimsel araştırmanın sonuçları incelendi. Sonuçlardan 67 kod ve bu kodlardan 3 tema oluşturuldu.  Kod ve temalardan yola çıkılarak incelen sonuçlar bütünleştirilip birleştirilerek yeniden yazıldı.  Araştırma verilerinin analizinde MAXQDA 20 nitel araştırma veri analiz programı kullanıldı. Araştırmanın yasa koyuculara eğitim ve yönetim faaliyetlerinde kullanılan motivasyon unsurlarına kolay bir şekilde ulaşması ve araştırmacılara yeni bir araştırma alanı yaratması umulmaktadır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Yeni Medya Sanatının Kamusal Alanda Uygulanması</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=67858</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=67858</guid>
      <author>Eylül ALICIMuammer F. BOZKURT </author>
      <description>Yeni medya sanatının kamusal alanda kullanılmasının, kamusal alanla ilişki kurma biçimi üzerinde büyük etkileri vardır. İnsanlara farklı bir bakış açısı sunmasının yanısıra kentsel gelişime de katkı sağladığı bilinmektedir. Yeni medya sanatının sınırlarının bulanıklaşması, mimarinin ve kent algısının yeniden tanımlanarak yüzeylerin birer sanat deneyimine dönüşmesi, kamusal alanları insanlar için üretken ve dinamik bir yaşam alanı haline getirmektedir. Sanatın günlük yaşama ve yaşam alanlarına dahil olması kamusal alanlara yeni bir bakış açısı sunmaktadır. Yeni medya sanatı enstalasyonlarının kamusal alanda uygulanması üzerine gerçekleştirilen bu makale, insan katılımını ve kamusal alanlardaki etkinliklerini bütünleştirme potansiyeline odaklanmaktadır. Makalede toplumun kendini ifade edebilmesi için kamusal alanların yeniden tasarlanması ya da daha aktif olması gerektiğinden bahsedilmiştir.  Sanat, bilim ve teknoloji ekseninde yeni medya sanatının kamusal alanda uygulanması bu çalışmada seçilen örnekler üzerinden incelenmektedir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>İlkokullarda Destek Eğitim Odası Uygulamasının Etkililiğinin Paydaş Görüşlerine Göre Değerlendirilmesi: Yönetici, Öğretmen ve Veli Görüşleri</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=67870</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=67870</guid>
      <author>Muhammet YİĞİT</author>
      <description>Araştırmada kaynaştırma/bütünleştirme uygulamaları kapsamında özel eğitim ihtiyacı olan ilkokul öğrencilerine sunulan Destek Eğitim Odası Uygulamaları’ nın etkililiğinin okul yöneticisi, öğretmen ve velilerin görüşlerine bağlı biçimde incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaca dönük olarak araştırmanın çalışma grubu Ordu ili Ünye ilçesinde Destek Eğitim Odası (DEO) uygulaması yürütülen ilkokullarda görevli 5 okul yöneticisi, DEO uygulamasında görev almış 5 öğretmen ve çocuğu DEO uygulamasından yararlanan 5 veliden oluşmaktadır. Çalışma nitel araştırma yöntemi ile gerçekleştirilmiş ve veriler araştırmacı tarafından hazırlanan yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığıyla toplanmıştır. Toplanan verilerin analizinde betimsel analizi yöntemi benimsenmiştir. Araştırma verilerine dayalı olarak DEO uygulamalarında öğretmen görevlendirilmesine ilişkin güçlükler yaşandığı, fiziki olarak DEO’nın yeterli olmadığı, materyal gereksinimi olduğu, bunlarla birlikte sunulan hizmetin öğrencilerin gelişimlerine katkı sağladığı sonucuna ulaşılmıştır. Ulaşılan bu sonuçlara bağlı olarak geliştirilen önerilere ise çalışmanın son bölümünde yer verilmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Z Kuşağında Sosyal Medyanın Karar Verme Davranışları Üzerine Etkisi ve Kişilik Özelliklerinin Aracılık Rolü</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=67893</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=67893</guid>
      <author>Haşim İNAL</author>
      <description>Kuşakların sahip oldukları farklılıklar, içinde bulundukları sosyal ortamları da değiştirmektedir. Günümüzde Z kuşağı da sosyal hayatı şekillendiren kuşakların başında yer almaktadır. Bu nedenle onların davranış ve düşünce şekilleri ile alışkanlıklarını anlamak üretimden tüketime, pazarlama stratejilerinden liderliğe, siyasete kadar sosyal hayatın her alanında fayda sağlayacağı düşünülmektedir. Diğer taraftan değişen dünyada Z kuşağını anlamak gelecek kuşaklara yönelik öngörülerde bulunmak açısından da önemlidir. Günümüzün en önemli kavramlarından olan teknolojik gelişmelerin içerisine doğan Z kuşağı, teknolojinin, internetin ve özellikle de sosyal medyanın günümüzdeki en önemli kullanıcıları haline gelmektedir. Bu çalışmanın da temel amacı, Türkiye’de Z kuşağında yer alan bireylerin sosyal medya tutumlarının, karar verme davranışlarını ne derece etkilediğini belirleyebilmek ve bu etkide kişilik özeliklerinin aracı rolünü araştırarak Z kuşağının davranışlarına yönelik çalışmalara katkıda bulunabilmektir. Bu amaç kapsamında literatürde yer alan çalışmalar incelenerek kuşaklar, sosyal medya ve kişilik özellikleri ile ilgili kuramsal çerçeve oluşturulmuştur. Araştırmaya yönelik verilerin toplanmasında ise online anket yöntemi kullanılmıştır. Örneklem olarak 18 yaşından büyük 617 Z kuşağı birey seçilmiştir. Yapılan çalışmadan elde edilen veriler ile doğrusal hiyerarşik regresyon analizi yapılmış ve analiz sonucunda Z kuşağının karar verme davranışları üzerinde sosyal medyanın etkisinin olduğu ve bu ilişkide kişilik özelliklerinin aracı rolü bulunduğu görülmüştür.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Benlik Odaklı Tasarım Eğitiminde Öğretim Yaklaşımları: Zihin Haritası Örneği</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=67897</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=67897</guid>
      <author>Fatoş ÇAKICIOĞLU İLHAN</author>
      <description>Bu çalışmada görsel iletişim tasarımı öğrencilerinin tasarım eğitimi çerçevesinde zihin haritası oluşturma süreçlerinin öğrencilerin benlik farkındalıkları üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Zihin haritaları matematikçi, psikolog ve beyin araştırmacısı Tony Buzan tarafından geliştirilen bir araştırma tekniğidir. Çözüm aranılan bir konunun kapsamını hızla tespit etmeye yarayan zihinsel ve görsel bir süreç olarak ele alınmaktadır. Zihin haritaları merkezde çözüm aranılan kavramın yer aldığı ve bu kavramdan çıkıp radyan olarak (merkezden dışarı doğru) dağılan dallar ile karakterize edilmektedir. Zihin haritaları tasarımcının düşünme sürecinde aklına gelen kavramları hiyerarşik olarak ortaya koyduğu, ayrıca bu kavramları illüstrasyonlar ve piktogramlar gibi imgeler ile desteklediği görsel sunumlar olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu araştırmada görsel iletişim tasarımı öğrencilerinden kişisel zihin haritalarını benlik özelliklerini temsil edecek biçimde geliştirmeleri istenmiş, haritada yer alan kavramların öğrencilerin karakterini yansıtan bir konsept doğrultusunda uygulanması yönünde direktif verilmiştir. Tasarımlarda zihin haritalarının en belirgin karakteristik özelliği olan merkezden dışa doğru dallanan ağ yapısının seçilen kavram ile özgün biçimde uygulanması ölçüt olarak belirlenmiştir. Ortaya konulan çalışmalar özgünlük ve benlik yansıması bağlamında ele alınmıştır. Bu çalışma 2022-2023 yılı güz döneminde Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Mimarlık ve Güzel Sanatlar Fakültesi Görsel İletişim Tasarımı Bölümü ikinci sınıf öğrencileri ile Sunum Tasarımı dersi kapsamında yürütülmüştür. Çalışmalar üç haftalık süre içinde tamamlanmıştır. İlk derste öğrencilere zihin haritaları hakkında bilgi verilmiş, ders boyunca uygulamalı olarak tasarım süreci gösterilmiştir. İlk hafta sonunda her öğrenci kişisel haritasının eskizini tamamlamıştır. Üretilen eskizler üzerinde öğrenciler ile birebir beyin fırtınası yapılarak öğrencinin benlik özelliklerini vurgulayacak olan kavram kararlaştırılıp, bu kavramın haritanın genelinde uygulanması istenmiştir. Üçüncü haftada tamamlanan haritalar üzerinde son kritikler verilmiştir. Çalışma süresince gözlem yöntemi kullanılmıştır. Bu araştırmanın hedefi öğrencilerin zihin haritalarını tasarlama süreçlerinde benlik kavramı özelinde kişisel farkındalık oluşturulmasıdır. Tasarım tekniği bağlamında öğrenciler özgür bırakılmıştır. Ortaya konulan zihin haritaları incelendiğinde tasarımların çoğunda öğrencilerin kolaj tekniğinden yararlandığı görülmektedir. Özellikle ağ yapısını tasvir etmek üzere ip ve bağcık gibi materyallerden yararlanılmış, haritalara dokunsal ve duyusal bağlamlar eklendiği gözlenmiştir. Bulgular incelendiğinde öğrencilerin kişisel zihin haritaları tasarımları aracılığı ile öz benliklerini yansıtan özgün çıkarımlara ulaşabildiği ortaya konulmuştur.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Üniversite Öğrencilerinin Yaşlı Kavramına İlişkin Metafor Algıları</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=67910</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=67910</guid>
      <author>Ezgi AKINCI DEMİRBAŞHande ŞAHİN  ,Aygen ÇAKMAK  ,Yurdagül ERDEM  </author>
      <description>Bu araştırmanın amacı; üniversite öğrencilerinin “yaşlı” kavramına ilişkin sahip oldukları zihinsel imgelerini metafor tekniği kullanarak tespit etmektir. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden fenomonolojik (olgu bilim) desen kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2022-2023 eğitim öğretim döneminde Kırıkkale Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik, Çocuk Gelişimi, Fizyoterapi ve Rehabilitasyon, Hemşirelik, Sağlık Yönetimi ve Sosyal Hizmet Bölümlerinde öğrenim gören 255 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmaya katılan öğrencilerin “yaşlı” kavramına ilişkin sahip oldukları metaforları ortaya çıkarmak amacıyla “Yaşlı…… gibidir, çünkü…” ibaresini tamamlamaları istenmiştir. Elde edilen verilerin analizinde “içerik analizi” tekniğinden yararlanılmıştır Verilerin analizi sonucunda öğrenciler “yaşlı” kavramına ilişkin 86 farklı metafor üretmişlerdir. Öğrenciler tarafından en sık tekrarlanan metaforlar “çocuk”, “ağaç”, “bebek”, “çiçek”, “kitap”, “çınar” ve “ansiklopedi” olarak belirlenmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Sınıf Öğretmenlerinin Tutum ve Değer Yeterliliklerine İlişkin Algılarının İncelenmesi</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=67920</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=67920</guid>
      <author>Fatih SİVRİKAYA Nevriye SİVRİKAYA  ,Özlem KORKMAZ  </author>
      <description>Sınıf öğretmenliği bireylerin yetiştirilme sürecinde büyük önem taşıyan bir meslek grubudur. Sınıf öğretmenlerinin mesleki yeterliliklerinin düzeyi, verilen eğitimin kalitesine doğrudan etki etmektedir. Bu çalışmanın amacı Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmenlik Mesleği Genel Yeterlilikleri belgesinde yer alan, tutum ve değer yeterlilikleri boyutu için sınıf öğretmenlerinin kendilerine yönelik algılarının incelenmesidir. Tutum ve değer yeterliliklerinin düzeyi, cinsiyet, mesleki kıdem, öğrenim düzeyi ve medeni durum değişkenleri ile ilişkisi araştırma kapsamında incelenmiştir. Araştırma İstanbul ili Tuzla ilçesinde görev yapan 166 öğretmen ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya katılan öğretmenlerin 39’u erkek 127’si kadın, 31’i bekar 135’i evli, 29’ u lisansüstü öğrenim seviyesine sahip 137’si ise lisans öğrenim seviyesine sahiptir.63 öğretmen 1-10 yıl arası mesleki kıdeme, 72 öğretmen 11-20 yıl arası mesleki kıdeme, 31 öğretmen ise 21 yıl ve üzeri mesleki kıdeme sahiptir. Veri toplama aracı olarak, öğretmenlik mesleği genel yeterlilikleri belgesinde yer alan özellikler ile araştırmacı tarafından oluşturulan anket formu kullanılmıştır. Verilerin analizi gerçekleştirilirken öncelikle normallik analizi gerçekleştirilmiştir. Normal dağılım olmaması sonucunda non parametrik testlerin kullanılması sağlanmıştır. Cinsiyet, öğrenim düzeyi, medeni durum değişkenlerine yönelik Mann Whitney U testi, mesleki kıdem değişkenine ilişkin olarak Kruskall Wallis H testi uygulanmıştır. Araştırma sonucunda sınıf öğretmenlerinin tutum ve değer yeterliliklerinin genel olarak yüksek olduğu, öğrenciye yaklaşım alt boyutunda ise orta seviye algıya sahip oldukları görülmüştür. Evli olma, lisansüstü mezuniyeti ve mesleki kıdemin olumlu etkiler yarattığı belirlenmiştir. Araştırmacı ve eğitim yöneticilerine yönelik önerilerde bulunulmuştur.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Sınıf Öğretmenlerinin Sınıf Liderliği Düzeyleri: Ünye Örneği</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=67926</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=67926</guid>
      <author>Ertan GÜL</author>
      <description>Yaşanan sosyal ve toplumsal değişimler neticesinde öğretmenler sınıfta bilgi aktaran pozisyonundan sınıftaki eğitim lideri pozisyonuna doğru geçiş yaşamıştır. Sınıf öğretmenlerinin sınıf liderlik düzeylerini belirlemek amacıyla gerçekleştirilen bu araştırma ankete dayalı betimsel tarama modelinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın evrenini Ordu ili Ünye ilçesinde 2022-2023 eğitim öğretim yılında görevli sınıf öğretmenleri oluştururken örneklemi ise evrenden kolay ulaşılabilir yöntemle belirlenmiş 185 sınıf öğretmeni oluşturmuştur. Örnekleme “Öğretmen Sınıf Liderliği Ölçeği” uygulanarak elde edilen verilere SPSS programı ile parametrik testler uygulanmış ve araştırma bulguları elde edilmiştir. Bu bulgulara göre sınıf öğretmenlerinin sınıf liderlik düzeyinin “yüksek” olduğu, bu dizeyin cinsiyet, mesleki kıdem, öğrenci sayısı ve sınıfta kaynaştırma öğrencisi olma değişkenlerine göre farklılaşmadığı sonuçlarına ulaşılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre araştırmacılara ve uygulayıcılara çeşitli öneriler getirilmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Okul Yöneticilerinin Yeterliklerine Yönelik Öğretmen Görüşleri</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=67951</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=67951</guid>
      <author>Adem BAYARNimet Ayşegül BAŞ </author>
      <description>Bu araştırmanın amacı, okul yöneticilerinin sahip olduğu yeterlikleri öğretmenlerin bakış açılarıyla ele almaktır. Araştırma Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı okullarda görev yapan öğretmenlerle yapılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu, 2021-2022 eğitim öğretim yılında Amasya ili merkez ortaöğretim kurumlarında görev yapmakta olan 10 öğretmenden oluşmaktadır. Bu araştırma nitel bir çalışma olup olgu bilim deseni kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Veri toplamak için araştırmacılar yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanmışlardır. Elde edilen veriler betimleyici bakış açısına göre analiz edilmiştir. Öğretmenlerin görüşlerinden elde edilen bulgulara göre, öğretmenler, yeterlik kavramını bir işi yapabilme gücü ve yeteneklerini kullanabilme kapasitesi olarak tanımlamışlardır.  Katılımcılar yönetici yeterliliklerin sınırlı olmasından kaynaklı sorunları teknik, insani ve uzmanlık üzerine eksikliklerden kaynaklı olabileceğini belirtmişlerdir. Katılımcılar, yönetici yeterliklerinin geliştirilmesine yönelik olarak ise, ilgili kişilerin hem hizmet öncesi hem de hizmet süresince eğitimler alarak yetiştirme programlarına dahil edilmesinin sağlanması, yönetim alanında yüksek lisans şartı getirilmesi ve yönetici atama yönetmeliğinin düzenlenmesi gerektiği gibi önerilerde bulunmuşlardır. Sonuç olarak araştırmacılar elde ettikleri veriler doğrultusunda, okul yöneticilerinin kendilerini sürekli yenilemesi gerektiği ve süreçte bütüncül bir yaklaşım sergilemeleri sonucuna ulaşmışlardır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Otizm’i anlamak: Otistik Bozuklarda Kullanılan Terapi ve Destek Yöntemleri</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=67968</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=67968</guid>
      <author>Ebubekir AKSAY</author>
      <description>&lt;p style="font-weight: 400; text-align: justify;"&gt;Otistik bozukların tedavisinde bireyin öğrenme, davranış bozukluklarının iyileştirilmesi, iletişim ve sosyal becerilerin düzeltilmesi gibi temel gelişimini hedefleyen bir dizi sınıf temelli bütüncül terapi, destek yaklaşımları ve iletişim destek programları geliştirilmiştir. Bu tür destek programları arasında Treatment and Education of Autistic and Related Communication Handicapped Children (TEACCH) ve Applied Behavior Analysis (ABA) gibi davranış terapisi yaklaşımları ve Picture Exchange Communication System (PECS) gibi iletişim destek programları yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu çalışmanın temel amacı TEACCH, ABA ve PECS yaklaşımlarına genel bir bakış sağlayarak, yaklaşımların teorik temelleri, yaklaşımları destekleyen ilkeler, programların uygulanmasına yönelik stratejiler ve temel kalıpların değerlendirilmesidir. Yapılan bu derleme araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden doküman analizi yöntemi kullanılmıştır. TEACCH ve ABA gibi davranış terapisi yaklaşımları ve PECS gibi iletişim destek programları, sosyal yeterlilik bağlantılarını tanımaya, anlamaya ve onları yorumlamaya yardımcı olacak desteği sunmaktadır. Aynı zamanda uygun desteğin verilmesi otistik bozukluğu olan kişilere ve ailelerine yaşam boyu destek sağlamayı ve yaşam kalitesini arttırarak topluma katılabilmelerine olanak sağlamaktadır. Bu destek programlarının birçoğu yapılandırılmış ve açıkça tanımlanmış öğretim yöntemlerini içerirken her çocuğun öğrenme ihtiyaçlarına ve ilerlemesine göre bireyselleştirilebilmekte ve veriye dayalı karar vermeyi içermektedir. Otizm Spektrum Bozukluğu (OSB) gibi yaygın gelişimsel bozuklukları olan kişiler için sosyal yeterlilik unsurlarının, bu tür destek programları aracılığıyla somut olarak öğretilmesi, uygulanması ve pekiştirilmesi otistik semptomlarla başa çıkmaya önemli derecede olumlu etki yapacağı düşünülmektedir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Sigortacılık Sektöründe Marka İmajının Marka Tercihine Etkisi </title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68059</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68059</guid>
      <author>Sibel AKIN</author>
      <description>Günümüzde hayatın her alanında var olan risklere karşı finansal koruma sağlayan en önemli araçlardan biri sigortadır. Risklerini devretmek isteyenler beklentilerine uygun bir sigorta şirketi belirleyip prim karşılığı risklerini sigorta şirketlerine devrederler. Büyük bir müşteri potansiyeline sahip olan ülkemizde sigorta şirketleri, sigorta yaptırmak isteyen müşteriler tarafından tercihleri edilen bir şirket olabilmek adına kıyasıya bir rekabet sürdürmektedir. Müşterilerin sigorta şirketi tercihinde; güven, kalite, müşteri odaklılık vb. birtakım özelliklerin etkisi bulunmaktadır. Bu çalışma sigorta sektöründe şirket marka imajının marka tercihinde etkisinin bulunup bulunmadığının tespit edilmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın ana kütlesi sigorta poliçesi sahibi müşterilerden oluşmaktadır. Daha çok veri toplamak adına hayat ve hayat dışı sigorta branşlarından herhangi bir ayırım yapılmamıştır. Poliçe sahibi müşterilerden sigorta şirketi kısıtlaması da yapılmamıştır. Müşterilerden elde edilen veriler anket yöntemi ile elde edilmiştir. Zaman sınırının bulunması nedeniyle Google Drive ile oluşturulan anket soruları poliçe sahibi 378 kişiye sosyal medya aracılığıyla ulaştırılmıştır. Kartopu örneklem yöntemi kullanılarak toplanan anket verilerinin istatistiksel analizinde, sigorta şirketlerinde marka imajının marka tercihinde etkili olduğu görülmüştür. Çalışmada marka imajı ölçeğinde Salinas ve Perez (2009) tarafından oluşturulan tek boyut ve 8 ifadeden oluşan ölçek ve marka tercihinde Chang ve Liu (2009)’un hizmet sektörü için tek boyut ve 4 ifadeden oluşan ölçek kullanılmıştır. Çalışma sonunda sigorta şirketlerinin marka imajının müşterinin marka tercihine etkisinin bulunduğu görülmüştür.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Öğretmenlerin Yaşam Boyu Öğrenme Yaklaşımına Yönelik Tutumları </title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68069</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68069</guid>
      <author>Adem ÇİLEKFatma Nur ÇOBAN  ,Ekrem ÇETİN </author>
      <description>Günümüz hızla ilerleyen teknoloji koşulları ve buna bağlı olarak bilginin kendini sürekli yenilemesi bireylerin sürekli öğrenme ihtiyacını artırmıştır. Buna bağlı olarak farklı yöntem ve teknikler ile öğrenme ortamlarının ve yaşam boyu öğrenmenin de önemi artmıştır. Toprak ve Erdoğan (2012) bireylerin kişisel ve mesleki yeterliklerini kendi istekleri ile geliştirmesini amaçlayan ve bu gelişimi yaşam boyunca sürdürme sürecini yaşam boyu öğrenme olarak tanımlamıştır.  Bilginin sürekli yenilenmesi ile birlikte bireylerin meslek hayatlarında daha öncesinde almış oldukları mesleki eğitimlerinin üzerine yeni öğrenmelere ihtiyaç duymaları doğal bir süreç halini almıştır. Tüm meslek dallarındaki bireylerin yetiştirilmesindeki en önemli meslek olan öğretmenlik mesleği için de yaşam boyu öğrenme ayrı bir önem arz etmektedir. Bu doğrultuda çalışmada öğretmenlerin yaşam boyu öğrenmeye yönelik tutumlarının incelenmesi amaçlanmıştır. Nicel araştırma yöntemine dayalı tarama araştırması olarak yürütülen çalışmada kolayda örnekleme yöntemi ile 372 öğretmene ulaşılmıştır. Veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından oluşturulan kişisel bilgi formu ve Hürsen (2011) tarafından geliştirilen ‘Yaşam Boyu Öğrenme Tutum Ölçeği’ (YBÖTÖ) kullanılmıştır. Beşli likert tipindeki ölçek üç boyuttan oluşmaktadır. Bunlar; öğrenme isteksizliği,  mesleki gelişim için öğrenme etkinliklerinin yararına inanma ve bireysel öğrenme becerilerine yönelik farkındalık oluşmaktadır. Çalışmayla birlikte öğretmenlerin; Öğrenme isteksizliği boyutu puan ortalamaları düzeylerinin çok düşük, mesleki gelişim için öğrenme etkinliklerinin yararına inanma boyutu ve bireysel öğrenme becerilerine yönelik farkındalık boyutu puan ortalamalarının ise çok yüksek olduğu görülmüştür.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Kuyumculukta Mine Tekniği Base-Taille Örneği</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68145</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68145</guid>
      <author>Metin COŞKUN</author>
      <description>Kuyumculuk tarihi boyunca çok sayıda teknik geliştirilmiş, bazıları popülerliğini korurken bazıları ise unutulmaya yüz tutmuştur. Zamanla popülerliğini kaybeden tekniklerden biri de mine tekniğidir. Mine, camın tüm özelliklerini gösteren ancak camdan farklı olarak daha esnek bir yapıda olan ve kolay işlenebilen bir materyaldir. Mine tekniği, eski çağlardan itibaren sıklıkla kullanıldığı için bu alanda çok fazla alt teknik bulunmaktadır. Basse-taille tekniği de bu tekniklerden biridir. Metal yüzeye kazıma işlemi yapılarak saydam minenin uygulanmasını içeren bu teknik, ıslak ya da kuru mine uygulamasıyla yapılabilir. Bu çalışmanın amacı söz konusu Basse-taille tekniğinin uygulayıcı ve ilgililere tanıtılması uygulama aşamalarının ürün geliştirme süreci ile betimlenmesidir. Ürün geliştirme sürecinde takı türleri içinden kolye ucu seçilmiş ve teknik aşamaları ayrıntılı olarak uygulanmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Francis Bacon’ın Eserlerinde Formdan Deformasyona Dönüşüm</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68174</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68174</guid>
      <author>Ahmet UZUNER</author>
      <description>&lt;ol start="20"&gt;&#13;
&lt;li style="text-align: justify;"&gt;yüzyılın en önemli sanatçılarından biri Francis Bacon’dır. Sanatçının yapmış olduğu eserlerinin oluşumu, izlediği yol ve sanatsal olguların ortaya çıkarılması açısından önemlidir. Elde edilen bulguların bu konuda yapabilecek yeni araştırmalara ve sanat eğitimi alan öğrencilere yol gösterici olacağı umulmaktadır. Çalışmanın konusu ve amacı Francis Bacon’ın yapmış olduğu çalışmalarının formdan deformasyona doğru dönüşümlerinin görsel analizi ve sanatçının çalışmalarını oluştururken hangi sanatçılardan yararlandığı, hangi yöntemleri izlediği ve bütün bunları kendi akıl süzgecinden geçirerek nasıl bir üslup oluşturduğunu ortaya koymaktır. Bu çalışmanın yöntemi, teoriye yönelik alan araştırmasıdır. Konuyla ilgili literatür taranmış, bununla birlikte Bacon’ın formdan deformasyona doğru dönüşümü anlatan çalışmaları incelenerek yorumlanmıştır. Sanatçının betimlemiş olduğu yapıtların biçimden deformasyona doğru bir değişim geçirdiği görülmektedir. Bu değişim, sanatçının yaşadığı dünyayı özümsemesiyle birlikte yeni bir üslup geliştirdiği söylenebilir. Bu değişim, klasik sanat biçimiyle doğru orantılıdır. Bacon, kendi eserlerini oluştururken optik görünümlerden ve ekspresif tarzdan yararlandığı anlaşılmaktadır. Sanatçı, genellikle bu etkileri portre ve figür gibi kısımlarda kullandığı gözlenmektedir. Sanatçı, resimlerini betimlerken izlediği yolun formdan deformasyona doğru bir dönüşüm olduğu dikkati çekmektedir. Bu dönüşüm bilinen deformasyon olarak değil, sanatçının kendi kişisel deneyimleriyle elde ettiği, özümsediği ve bambaşka bir boyuta evirildiği yapıtlar olarak öne çıkmaktadır. Bacon resimlerinde farklı sanatçıların yapıtlarından yola çıkarak kendi eserlerine oluşturmuştur. Sanatçı, Picasso’dan Biyomorfik yapıyı, Matthias Grünewald’dan acı çeken bedensel şekli, Francis Goya’dan acı, ölüm ve dehşeti gösteren bedendeki değişimleri, Rembrandt’an ve Soutine’den parçalanmış derileri, yüzleri ve uzuvları gösteren dramatik etkileri almıştır. Bacon’ın yapıtlarında zaman kavramı önemli bir yere sahip olmakta ve bu kavramı sanatçı Martin Heiddegger’in “Varlık ve Zaman” adlı kitabında geçen trajedi konusundan yararlanarak oluşturmuştur. Bunun yanında sanatçının eserlerinde renk önemli bir unsurdur. Edgar Degas’ın kullanmış olduğu pastel tonlarından yola çıkarak Bacon, kendi çalışmalarında bu renk tonlarını uyguladığı söylenebilir. Sanatçı, farklı sanatçıların yapıtlarını hem teknik ve biçimsel açıdan hem de sosyolojik, psikolojik, felsefi yönde elde edilmiş bilgilerden yararlandığı ve bütün bu noktaları sanatçı, kendi akıl süzgecinden geçirerek sanatsal bir dil oluşturduğu fikri öne çıkmıştır.&lt;/li&gt;&#13;
&lt;/ol&gt;</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>19. Yüzyılın İlk Çeyreğinde Usfûr Mine’ş-Şark Romanıyla Doğu Ve Batı Dünyasına Eleştirel Bir Bakış</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68189</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68189</guid>
      <author>Asiye ÇELENLİOĞLU</author>
      <description>19 yüzyılda, yaşanan iki büyük devrim sonrası ekonomide meydana gelen değişimin sonuçlarından biri olan kapitalizmle, onun eleştirisine soyunan sosyalist görüş, dönemin ideolojik algısını oluşturmuştur. Marx’ın ifadelerinde vücut bulan işçi egemenliği söyleminin Batı’da olduğu kadar Doğu’da da feodal yapıdan etkilenen halkın gündemine oturduğu görülür. Mısır’da roman sanatının hem şekil hem de içerik bakımından yeni olgunlaşmaya başladığı bu süreçte meydana gelen eserler, milli edebiyatın oluşmasına katkı sağladığı gibi dönemin bakış açısına işretle toplumsal olguları anlama ve yorumlama görevini de üstlenmiştir. Bunlar arasında yer alan Tevfîk el-Hâkîm’in &lt;em&gt;Usfûr mine’ş-Şark&lt;/em&gt; (&lt;em&gt;Doğulu Güvercin&lt;/em&gt;, 1938) adlı romanı hem Doğu hem de Batı’yı eleştiren içeriğiyle ele aldığı dönemi toplumsal alanda betimlemektedir. Söz konusu çalışma, romanı içeriğindeki konu başlıkları çerçevesinde değerlendirerek hâkim bakış açısına işaret etmeyi hedeflemektedir. Olgular ideolojik alt yapılarıyla incelenecek ve sosyal zeminde yankıları değerlendirilecektir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Eğitim Müfettişlerinin Mesleki Yeterliklerine Sahip Olma Düzeyleri: Okul Yöneticilerinin Görüşlerinin İncelenmesi</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68216</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68216</guid>
      <author>Gülçin YAĞANİbrahim Ethem BOZGÖZ  ,Ekrem YUMLU ,Dincer KÜLEKCİ ,Özgür ELİKÜÇÜK ,Gökay YILMAZ  </author>
      <description>Teftiş sistemi, eğitimi süreçlerinin etkili ve verimli olması için kritik role sahiptir. Bu nedenle müfettişlerinin mesleki yeterliklere sahip olma düzeylerinin incelenmesi önemlidir. Müfettişlerin mesleki yeterliklere sahip olma düzeylerinin okul yöneticilerinin gözüyle belirlenmesi bu araştırmanın amacını oluşturmaktadır. Araştırma, tarama modeliyle desenlenmiş betimsel bir çalışmadır. Araştırmanın çalışma grubu, 2021-2022 eğitim-öğretim yılında İstanbul ili Pendik, Kartal, Tuzla, Maltepe ve Sultanbeyli ilçesinde bulunan 28 devlet okulunda yüksek lisans ve doktora eğitimine devam eden ve bu dereceden mezun olmuş 34 okul yöneticisinden oluşmaktadır. Veri toplama aracı olarak uzmanlardan tarafından belirlenmiş maddelerden oluşan eğitim müfettişleri mesleki yeterlikleri anketi kullanılmıştır. Araştırma bulguları, çalışma grubunda bulunan yöneticilerin konu hakkındaki görüşlerini yansıtan puanların yüzde ve frekans değerlerine bakılarak elde edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre, eğitim müfettişlerinin mesleki yeterliklere sahip olma düzeyleri yüksektir. Müfettişlerin meslek öncesi ve meslek sırasında iyi yetiştirilmesi gerekmektedir. Teftişin amaç ve politikalarını kavramada müfettişler orta düzeyde yeterliğe sahiptir. Müfettişler öğretmenlerden kaynaklanan sorunlara çözüm bulma yeterliğe sahip olmalıdır. Ayrıca müfettişler, teftiş sürecinde kendisini izleyenlere yeterli düzeyde aydınlatıcı bilgiler vererek onlara yol göstermeli ve rehberlik etmelidir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Weimar Cumhuriyeti'nde Avangart</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68222</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68222</guid>
      <author>Ozan Giray ŞAHİN</author>
      <description>Avangart bir sanat disiplini içerisinde hem biçim hem de söylem düzeyinde verili geleneği aşmaya yönelmiş pratiklerin genel adıdır. Özellikle erken Yirminci Yüzyıl boyunca sanat disiplinleri avangart atılımlarla keskin değişimlere uğramışlardır. Weimar Cumhuriyeti de erken yirminci yüzyıl avangardının geliştiği ve öne çıktığı tarihsel kesitlerden biridir. Almanya’nın Birinci Dünya Savaşı’ndan yenik ayrılmasının ardından kurulan Weimar Cumhuriyeti’nde Sanayi kapitalizminin beraberinde getirdiği çelişkiler, Sovyet etkisi ve yenilginin getirdiği yıkım özgün bir avangardın ortaya çıkması ile neticelenmiştir. Weimar avangardı hem biçimsel yenilikleri ile öne çıkmış hem de dönemin Almanya’sının içinde bulunduğu koşullar paralelinde biçimdeki yenilikleri toplumsal bir dönüşüm hedefiyle birleştirmeyi başarmıştır. Weimar avangardının bir diğer önemli özelliği de avangardı münhasıran bireysel bir atılım, sanat eserini de bireysel bir yaratım olmaktan çıkarmaya, sanatı kamusallaştırmaya yönelmeleridir. Weimar Cumhuriyeti döneminin özgün koşullarının eseri olan Wiemar avangardı, Nazilerin iktidara gelmesi ile tasfiye edilmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Psikanalitik Çerçeve Kavramı ve İşlevleri</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68247</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68247</guid>
      <author>Büşra Bilge ÇAĞLAYAN</author>
      <description>Çerçeve tüm terapi yöntemlerinde kullanılan, terapi süresince danışanın ve terapistin uyması gereken kurallar bütünüdür. Çerçeve hem terapötik süreçte danışanla terapist arasındaki ilişkinin sınırlarını çizmektedir hem de yasal bir koruyucu görevi görmektedir. Psikanalitik çerçeve farklı işlevlere sahiptir. Bunlar, birincil evreye gönderme yapan, kapsayıcılık işlevi, babasal olana ve yasaya gönderme yapan sınırlayıcı işlev ve düşlemlerin, bastırılan malzemenin sözelleştirilerek anlam bulmasını sağlayan simgeleştirme işlevidir.&#13;
Psikanalizin kurumsal çerçevesi ise, kuruluşunda belirlenmiş olan formasyon ve psikanalistin kendi analizinden geçmesi gerektiği kuralları etrafında şekillenmektedir. Formasyon eğitimi Freud öncülüğünde kurulan Uluslararası Psikanaliz Derneği’ne bağlı kuruluşlar tarafından verilmektedir. Psikanaliz geleneğinin kurumsal çerçevesinin kurallarının sağlayıcısı olan bu kuruluşlar psikanalitik çerçeveyi korumakta ve psikanaliz geleneğinin devamını sağlamaktadır.&#13;
Bu çalışmada çerçeve kavramı psikanalitik kuram üzerinden ele alınmaktadır. Hem psikanalizin kuruluşunda oluşturulan kurallardan oluşan çerçeve hem de psikanaliz sürecinin içerisindeki kurallardan oluşan çerçeve kavramı ve işlevleri incelenmektedir. Son olarak da bu konuya dair görüş ayrılıklarından bahsedilmektedir. Çalışmada yöntem olarak literatür incelemesi kullanılmıştır. Çalışma yetişkin psikanalizinin çerçevesi ve psikanalizin kurumsal çerçevesi konuları ile sınırlandırılmıştır. Çalışmanın psikanalizle ilgilenenlere katkı sunması amaçlanmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Taşımalı Eğitimde Yaşanılan Sorunlar ve Çözüm Önerilerine İlişkin Okul Yöneticisi ve Öğretmen Görüşleri</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68276</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68276</guid>
      <author>Osman TUZDELENFatih KAVUKCU ,Necati BAGANA ,Yüksel ASAN ,Ahmet ÖNGEL ,Aysun ÜNAL ŞADAK  </author>
      <description>Araştırmanın  amacı, taşımalı eğitimde yaşanılan sorunlar ve çözüm önerilerine ilişkin okul yöneticisi ve öğretmen görüşleri getirilmesidir. Tarama modelinde olan araştırmanın örneklemini İstanbul İli Beylikdüzü ilçesinde yer alan taşımalı eğitim uygulayan okullardaki öğretmenler ve yöneticilerle sınırlıdır. Görüşme yapılan kişi sayısı  13 kişidir.Nitel araştırma yöntemi ve durum çalışması deseninde yürütülen bu çalışmaya taşımalı eğitim veren okullarda görev yapan toplam 7okul yöneticisi ve 6 öğretmen katılmıştır. Araştırma verilerinin toplanmasında araştırmacı tarafından ilgili alanyazına ve araştırmanın amaçlarına uygun olarak hazırlanmış yarı yapılandırılmış bir görüşme formu kullanılacaktır. Verilerin analizinde betimsel analiz kullanılmıştır. &#13;
Taşımalı eğitim merkezleri belirlenirken nüfus özelliklerinin ve konum kriterlerinin karar vericiler tarafından dikkate alındığı, taşımalı eğitimdeki çocukların velilerinin en büyük sorunlarının çocuklarının akran zorbalığına maruz kalmaları olduğu, taşımalı eğitim uygulaması yapılan okulların yönetici ve öğretmenleri ile taşımalı eğitimde öğrencisi bulunan velilerin iletişim düzeylerinin, velilerin yabancı uyruklu olmalarından kaynaklı olarak iletişim problemi yaşandığı, veliler ile okul yönetimi arasında sorun yaşanmadığı, veliler ile öğretmenler arasında dil probleminden kaynaklanan sıkıntılar olduğu görülmektedir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Okul Müdürlerinin İlk Yıl Deneyimlerinin İncelenmesi: Fenomenolojik Bir Çözümleme</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68278</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68278</guid>
      <author>Ahmet ALTINTAŞHamza ÇoOBANOĞLU ,Kamer AYDIN ,Osman ALTINTAŞ ,Abdullah Akın ŞEN ,Melek BAYCU  </author>
      <description>Bu araştırmanın amacı okul müdürlerinin ilk yıl deneyimlerini incelemektedir. Nitel araştırma yöntemi ve durum çalışması deseninde yürütülen bu çalışmaya ilkokul ve ortaokul ve liselerde görev yapan toplam 9 okul müdürü katılmıştır. Araştırmanın katılımcılarının belirlenmesinde amaçlı örnekleme yöntemlerinden kolay ulaşılabilir örnekleme kullanılmıştır. Araştırma verilerinin toplanmasında araştırmacı tarafından ilgili alanyazına ve araştırmanın amaçlarına uygun olarak hazırlanmış yarı yapılandırılmış bir görüşme formu kullanılmıştır. Verilerin analizinde betimsel analiz kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, okul müdürlerinin ilk yıl deneyimleri incelendiğinde karşılaşılan yönetsel sorunlar; Okul kültürü oluşturamama, iletişim sorunu ve kabul sorunudur. Okul müdürlerinin pozisyonlarındaki ilk dönemlerinde hizmet öncesi  eğitim eksikliğinin sebep olduğu sorunlar olarak mevzuat eksikliği, iletişim yetersizlikleri, planlama ve koordinasyon eksikliğidir. Eğer hizmete başlamadan önce hizmet içi eğitim verilmiş olsaydı buradaki hataların çok daha az olması sağlanmış olurdu. Okul müdürlerinin pozisyonlarındaki ilk dönemlerinde eksik hizmet içi eğitim sürecinin okul müdürlerinin yetkinliği üzerindeki negatif etkisi olduğu, bunların yönetimsel sorunlar ortaya çıkardığı, okulun ihtiyaç ve eksikliklerini tamamlamada zorluk çekildiği ve veli iletişimine negatif etki ettiği anlaşılmaktadır. Hizmet içi eğitim eksikliği için iletişim ve mevzuat alanında hizmet içi eğitim verilmesi gerektiği anlaşılmaktadır. </description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Okul Müdürlerinin, Öğrencilerin Düşük Okul Bağlılığını Artırmaya Dönük Kullandıkları Stratejilerin Belirlenmesi</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68279</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68279</guid>
      <author>Kadir DİKENVeysel AYKAZ ,Esma GÜL  ,Uygar SAYGUN ,Niyazi Hakan SÖZER ,Arif HAYLAMAZ  </author>
      <description>Bu çalışmanın amacı, okul müdürlerinin, öğrencilerin düşük okul bağlılığını artırmaya dönük kullandıkları stratejilerini ele alarak incelemektir Tarama modelinde olan bu araştırmada katılımcılar, Bursa ili Yıldırım ilçesindeki  20 okul müdürü katılmıştır. Araştırma verilerinin toplanmasında ilgili araştırmacı tarafından geliştirilecek bir yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılacaktır. Bu formda okul müdürlerinin, öğrencilerin düşük okul bağlılığını artırmaya dönük kullandıkları stratejilerini belirlemeye yönelik sorular sorulmuştur. Araştırma verilerinin analizinde içerik analizi ve betimsel analiz kullanılmıştır. Araştırma sonuçları; öğrencilerin devam-devamsızlık durumlarını etkileyen faktörlerin başında ailevi nedenler ve sosyo ekonomik nedenlerin geldiği, öğrencilerin okul bağlılığını artırmaya dönük olarak en çok davranışlara dikkat edilip etkinlikler düzenlendiği, öğrencilerin düşük okul bağlılığını artırmaya dönük öğretmenler açısından, birebir yakın ilgi, takip ve kendilerini değerli hissettirme stratejilerinin uygulandığı, öğrencilerin düşük okul bağlılığını artırmaya dönük, veliler  açısından, veliler ile sürekli iletişim halinde olunup görüşmeler yapıldığı, öğrencilerin düşük okul bağlılığını artırmaya dönük olarak, öğrenciler açısından  sosyal etkinlikler düzenlenerek,  motivasyonlarının yüksek tutulmaya çalışıldığı görülmektedir. &#13;
</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Okul Öncesi Öğretmenlerinin Okul Yöneticileri ile Yaşadığı Sorunlara İlişkin Algıları</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68282</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68282</guid>
      <author>Gülseren YOLCU ÜŞMEAyşe ÖZSÜMER ,Sibel AKASLAN ,Mustafa DOĞRU ,Kerim KARAKAYA ,Güneş ERDİM </author>
      <description>Bu araştırmanın amacı okul öncesi öğretmenlerinin yöneticiler ve öğretmenlerle yaşadığı sorunlar ve yaşanan sorunlara çözüm yöntemlerini araştırarak çözüm önerileri sunmaktır. Araştırma nitel paradigmaya uygun olarak yürütülmüştür. Veriler araştırmacı tarafından geliştirilen 6 Soruluk görüşme soruları yardımı ile toplanmıştır. Araştırmada elde edilen bulgulara göre, okullarda sorunların yaşandığı, yaşanan sorunların genellikle öğretmenle-öğretmen arasında veya idareciler ile öğretmenler arasında olduğu, çatışma nedeni olarak öğretmenler arasındaki kavgalar veya çatışmaların daha çok görüş veya fikir ayrılıklarından kaynaklandığı, İdareciler ve öğretmenler arasında gerçekleşen çatışmaların nedeni daha çok yönetimin yaptığı işlerde hata yapması ve bunu hataymış gibi kabul etmemesi, ek ders ücretlerinin yanlış hesaplanması, nöbet günlerinin istenilen güne verilmemesi vs.dir. Okul yönetiminin öğretmenler arasındaki tartışma veya çatışmalarda pasif kaldığı ve çatışmayı sonlandıracak gözle görülür kararlar alamadığı, Okullarda yaşanan sorunların yatıştırılması için herhangi strateji ya da politikaların üretilmediği, okul yönetiminin çatışmaları yönetebilme yetkinliğinin çok yetersiz olduğu görülmektedir. &#13;
 &#13;
 &#13;
 </description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Aile İçi Şiddetın (Lise) Öğrencisinin Akademik Başarısı Üzerındeki Etkisi</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68289</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68289</guid>
      <author>Figen ÇALIŞKAN BÜTÜN Saadet TÜLKAY  ,Canan ÖZDEMİR ,Hakan KILIÇ ,Şahin BALLIKAYA ,Sümeyra YABACI  </author>
      <description>Bu araştırma, aile içi şiddet görme durumlarının, lise öğrencilerinin akademik başarısı  üzerindeki etkisini incelemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmada nitel araştırma yöntemleri kullanılmıştır. Araştırmada veri analizi yapılırken içerik analizi tekniği kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu olarak İzmir ili Karşıyaka ilçesindeki lise öğrencileridir. Görüşme yapılan kişi sayısı  10’dir. Araştırma sonuçlarına göre; Şiddeti öğrencilerin, kaba kuvvet yani  fiziksel olarak algıladıkları, aile içinde istenmeyen bir davranış gösterdiklerinde öğrencilerin çoğunluğunun cezalandırıldıkları, öğrencilerin anne ve babalarının birbirine sözel şiddet uyguladıkları, şiddetin kaynağının karşıdakini dinlememek, öfke ve sevgisizlik olduğu, en çok annelerinden şiddet gördükleri ve aile içi şiddetin akademik başarıya olumsuz olarak etkileyerek, öğrencilerin ders çalışmasını ve sınavlarını olumsuz etkilediği görülmektedir.&#13;
 &#13;
 &#13;
 &#13;
 </description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Orta Öğretimde Öğretmenlerin Eğitimde Bilişim Teknolojisi Kullanma Yeterliklerinin Belirlenmesi</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68290</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68290</guid>
      <author>Recep AKTAŞÖmer ERDEMİR  ,Mehmet ÖZDEMİREL ,Veysel TURKURKOR ,Aylin ÜNAL ,Emre YAPICI </author>
      <description>Bu araştırmanın amacı, ortaöğretim düzeyindeki okullarda bilişim teknolojilerinin kullanım durumunun, eğitimde BİT kullanımıyla ilgili performans göstergelerine göre belirlenmesi; ve öğretmenlerin bilgisayar öz-yeterlik algılarının ve BİT görüşlerinin incelenmesidir. &#13;
Araştırmanın Verilerinin analizi SPSS 22 programı ile yapılmıştır. Motivasyon Ölçeği ve alt boyut puanlarının demografik değişkenlere göre farklılık gösterme durumu Bağımsız Gruplar t ve ANOVA testleri ile incelenmiştir.&#13;
Araştırma sonuçlarına göre; Katılımcıların Eğitimde Bilişim Teknolojileri Kullanımı ve Yeterlilik algısı ortalaması 3,83±0,76’dır. Bilgi ve iletişim teknolojilerinin kullanımına ilişkin yasal ve ahlâki sorumlulukları bilme” konusunda katılımcıların çoğunluğu (%37,5) oldukça yeterli olduğunu belirtmekte iken yeterlilik düzeyleri ortalaması 3,81±1,19’dur.&#13;
 &#13;
&lt;table width="100%"&gt;&#13;
&lt;tbody&gt;&#13;
&lt;tr&gt;&#13;
&lt;td&gt;&#13;
&lt;h1&gt; &lt;/h1&gt;&#13;
&lt;/td&gt;&#13;
&lt;/tr&gt;&#13;
&lt;/tbody&gt;&#13;
&lt;/table&gt;&#13;
 &#13;
 </description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Resim Sanatındaki Natürmort Olgusunun Fotoğraf Sanatındaki Yansımaları</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68297</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68297</guid>
      <author>Duygu YAPRAKCIİsmail Erim GÜLAÇTI </author>
      <description>&lt;p style="font-weight: 400; text-align: justify;"&gt;Natürmort Fransızcadan resim literatürüne girmiş kelimelerden birisidir. Konusu cansız nesneler veya varlıklar olan sanat eserine natürmort denilir. Fransızcada “doğa” için kullanılan “natura” ile “ölü” için kullanılan “morta” kelimelerinin birleşimiyle Türkçeye “ölü doğa” yahut “ölü tabiat” olarak çevirebileceğimiz resim sanatı için kullanılan bir kavram olarak karşımıza çıkmaktadır. Natürmort terimi ilk olarak 17. Yüzyılda Hollandalı ressamlar tarafından kullanılmış ve nesnelerin merkeze alınmasıyla ortaya çıkmış bir türdür. Hollanda Altın Çağ sanatçıları, detaylı çiçek tablolarını bir adım daha ileriye taşımışlardır. Memento Mori ‘’ölmek zorunda olduğunu hatırla’’ anlamına gelen akımın tablolara yansıması olan Vanitas sanat akımı; tablolara hayatın geçici doğasına dair ipuçları yerleştirerek dönem natürmortlarına daha gizemli ve gotik bir hava katmıştır. Bu ipuçları genellikle kesilmiş çiçekler, kafatasları, mum, mumluklar ve devrik kum saatleri gibi zamanın sonunu tasvir eden objelerden oluşan kompozisyonlardır. Vanitas resimler, memento morilerin aksine keyif veren dünyevi zevkleri de kompozisyonda sergilemiştir. Bunlardan bazıları müzik aletleri, şarap ve kitap gibi objelerdir. Resim sanatında görülmeye başlanan bu tür, fotoğrafın icadıyla fotoğraf sanatında da sık olarak kullanılmaya başlanmıştır. Natürmort fotoğrafçılığın biçimsel olarak fotoğraf sanatında nasıl bir yer kapladığı, günümüzde natürmortun hangi alanlarda kullanıldığı çalışmanın ana konusudur. Bu makale bir araştırma makalesidir. Çalışmanın sonunda elde edilen bulgulara göre, fotoğrafta natürmort tarzı, içerik olarak natürmort resimle benzerdir. Günümüzde reklam fotoğrafları, 17.yüzyılda Hollanda’da ortaya çıkan natürmort resim türünün birer yansımasıdır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Okul Terkinin Nedenleri ve Önlenmesine İlişkin Öğretmen ve Yönetici Görüşleri</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68300</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68300</guid>
      <author>Şakir ARSLANMebrure HALHALLI BOSTAN  ,Neşe SAKALLIOĞLU  ,Banu ÖNDER ,Durmuş KARGACI ,Yunus Emre GÜR </author>
      <description>Bu çalışmada eğitim kurumlarında erken okul terkinin sebepleri ve çözüm önerilerinin incelenmesi amaçlanmaktadır. Bu araştırma 2021-2022 eğitim ve öğretim yılı içerisinde Ankara İli Altındağ  ilçe merkezinde bulunan liselerde görevli yönetici ve öğretmenlere uygulanmıştır. Görüşme yapılan kişi sayısı 16 kişidir.Nitel araştırma yöntemi ve durum çalışması deseninde yürütülen bu çalışmaya ilkokul ve ortaokul ve liselerde görev yapan toplam 8 Öğretmen ve 8 okul yöneticisi katılmıştır. Verilerin analizinde betimsel analiz kullanılmıştır. Araştırma sonuçları Sık sık devamsızlık yapan ve derse karşı ilgisiz olan, ders başarısı düşük ve ailevi sorunları olan öğrencilerin okul terkine meyilli oldukları, ailenin ilgisiz oluşu, arkadaş çevresi ve ekonomik sebepler nedeniyle okul terkinin yaşandığı, okul terkinin sonuçları olarak, yetişmiş insan gücü eksikliğinin oluşacağı ve bu kişilerin suça ve şiddete yönleneceği, okul terkinin engellenmesine yönelik olarak okul yöneticileri ve öğretmenlerin rollerinin ise, öğrencilere okulu sevdirmek, Öğrencilere rehberlik yapmak ve aile ile iletişime geçmek gerektiği, okul terkinin engellenmesine yönelik olarak yapılabilecek çalışmaların, aile ile iletişimi güçlendirmek, ekonomik destekte bulunmak ve aile eğitimi vermek olduğu sonuçlarına varılmıştır.&#13;
 </description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Okul Öncesi Öğretmenlerinin İş Doyumları</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68301</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68301</guid>
      <author>Yusuf GÜVENMustafa İbrahim ALOĞLU ,Mustafa AĞACA  ,Duygu DEMİRAL  ,Gönül YILMAZ  ,Hikmet TEPELİ </author>
      <description>Bu inceleme okul öncesi öğretmenlerinin iş doyumlarını incelemek maksadıyla yapılmıştır. Araştırmanın verileri, anket yöntemi ile toplanmıştır. Sonuç olarak okul öncesi öğretmenlerinin iş doyumlarını incelemek amacıyla yapılmıştır. Okul öncesi öğretmenlerin işlerinden memnun olduğu, işlerinde tek başına çalışma olanakları olduğu, ara sıra değişik şeyler yapabildikleri, öğretmenlerin işleri nedeniyle toplumda saygın bir kişiliğe sahip oldukları, amirlerinin emrindeki kişileri idare tarzından memnun olduğu, amirimin karar vermedeki yeteneğini beğendiğini, vicdanına aykırı olmayan şeyleri yapabildiği, sabit bir işi olduğu tespit edilmiştir. 21-30 ve 31-50 yaş arası olan öğretmenlerin iş doyumu algıları arasında anlamlı bir fark yoktur (t80 = ,211 p&gt;0,05). Mesleki çalışma süresi 1-10 yıl arasında olan öğretmenlerimizin iş doyum düzeyleri 2,5968 iken, çalışma süresi 11-20 yıl arasında olan katılımcıların iş doyumu düzeyi 2,6470 arasında olup çalışma süresi 21 ve üstü üzerinde olan katılımcılarımızın iş doyumu düzeyi ise 2,6667 olarak belirlenmiştir. Lisans ve yüksek lisans mezunu öğretmenlerin iş doyumu düzeyi arasında anlamlı bir fark yoktur (t80 = ,471 p&gt;0,05). Kadın ve erkek öğretmenlerin iş doyumu düzeyi arasında anlamlı bir fark yoktur (t80 = ,665 p&gt;0,05). itim</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Okul Yöneticiliğinde Profesyonelleşme Olgusuna Yönelik Yönetici Görüşlerinin İncelenmesi</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68302</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68302</guid>
      <author>Halil GENÇGülşah ZENGİN GENÇ ,Semiha KABAN ,Güntürk ARİFE ATİS ,Hüsne EŞKİ ,Zuhal COŞKUN </author>
      <description>Bu araştırmanın amacı, okul yöneticilerinin seçim sürecinde adaylarda bulunması gereken nitelikler ve kariyer geçmişlerine ilişkin kriterlerin neler olduğunu tespit etmektir. Tarama modelinde olan araştırmanın çalışma grubunu Ordu il merkezinde görev yapan 9 okul müdürü oluşturmuştur.&#13;
Araştırma sonuçlarına göre; okul yöneticilerinin okul yönetiminde profesyonelleşmesinin okulun istenilen gelişimine katkı sağlayacağını okul yöneticilerinin okul yönetiminde profesyonelleşmeyi engelleyen sorunların kanun ve yönetmeliklerden kaynaklandığını, profesyonelleşmenin sağlanabilmesi için kanun ve yönetmeliklerle okul yöneticiliğinin meslek olarak tanımlanması gerektiği, okul yönetiminde profesyonelleşmenin kişinin ehliyetli sahibi olmasına benzetebildiği ve  alanda profesyonelleşme sağlandığı zaman yöneticilerin de daha çok işlerinin ehli olacağı ve okulda verimin artacağı görülmektedir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Pandemi Sürecinin Öğrencilerin Öğrenme ve Gelişim Süreçlerine Etkileri Üzerine Okul Yöneticileri ve Öğretmenlerin Görüşleri</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68304</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68304</guid>
      <author>Volkan GÖKÇE Sinan SİVİŞ   ,Hakkı AKBALIK   ,Aydın GÜLŞEKERCi   ,Murat KIZILKAYA  ,Selda KIZILKAYA  </author>
      <description>Bu araştırma Pandemi sürecinin öğrencilerin öğrenme ve gelişim süreçlerine etkileri üzerine okul yöneticileri ve öğretmenlerin görüşlerini almak  amacı ile yapılmıştır. Çalışmada nitel yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada İstanbul ili Avcılar ilçesinde görev yapan öğretmenlere Google form aracılığıyla uygulanmıştır. Görüşme yapılan kişi sayısı 38’dir. Nitel verilerin analizinde betimsel analiz kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre; pandemi sürecinde öğrencilerin, psikososyal ve fiziksel gelişim açısından olumsuz olarak etkilendiği, pandemi sürecinde öğrencilerinizin, bilişsel öğrenmelerinin olumsuz olarak etkilendiği, pandemi sürecinde öğrencilerin duyuşsal öğrenmelerinin olumsuz olarak etkilendiği, pandemi sürecinde öğrencilerinizin, psikomotor öğrenme süreçlerinin olumsuz olarak etkilendiği, pandemi süreci öğrencilerin öğrenme ve gelişim süreçlerinin olumsuz olarak etkilendiği, Pandemi döneminde, uzaktan eğitim sürecine öğrenciler her ne kadar derse katılım sağlamışlarsa da dersleri yeterince dikkate almadıklarından derslerin verimsiz geçtiği, pandemi dönemindeki uzaktan eğitim süreci öğrencilerin akademik başarılarının olumsuz olarak etkilendiği, öğrencilerin okuldan uzak kaldıkları süreçte aileleri ve öğretmenleriyle olan ilişkilerinin her yönden kötü olarak etkilendiği, bu süreçte öğrencilerin birbirleri ile sosyal olarak iletişim kuramadıklarından olumsuz olarak etkilendiği, bu süreçte öğrencilerin sosyalleşme, etkili iletişim ve öğrenimden yani bütün konulardan eksik kaldığı görülmektedir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Okul Öncesi Eğitimde Disiplin Anlayışı</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68307</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68307</guid>
      <author>Türkan AKAYMustafa BOLAT ,Arife Özkan UZUNOĞLU ,Pelin YILDIRIM ,Ömer YILDIRIM ,Emin KÔFÜN  </author>
      <description>Bu araştırma, okul öncesi eğitimde öğretmenlerin istenmeyen davranışları önleme ve bu davranışlara müdahale etmek için etkili yöntemleri saptamak ve çözüm önerileri sunmaktır. Araştırmanın çalışma grubu ortalama 87 kişiden oluşturulmuştur.Araştırmanın verileri, araştırmacı tarafından ikinci el kaynaklardan oluşturulan Anket vasıtası ile toplanmıştır. Veriler, SPSS 15.0 istatistik paket programı kullanılarak çözümlenmiştir. Öğretmenlerin görüşlerinin değerlendirilmesinde Ortalama (X) frekans (f), ve yüzde (%) istatistiklerinden yararlanılmıştır. Öğretmenlerin istenmeyen davranışları müdahale tekniklerin; yaşa, mesleki kıdeme, eğitim durumuna ve çocuk sahibi olup olmama durumuna göre farklılık gösterip göstermediğinin tespiti için ise t testi, Varyans Analizi ve ANOVA analizi uygulanmıştır.Araştırma sonuçlarına göre, Okul Öncesi Öğretmenlerin sınıftaki istenmeyen davranışları gösteren çocuklara davranış tarzı Bir daha yapmaması gerektiğini söylenilmeli, roller verilmeli, disiplin ve kurallara uyma öğretilmeli, uygunsuz davranışın sebebini sorulmalı ve davranışın yanlış olduğunu açıklanmalı davranışlarının daha çok tercih edildiği, uygulanan önleme tekniklerinin somut örnekler kullanma ve konunun güncel yasamla bağlantısını kurma tekniği, basit ve anlaşılır sınıf kuralları koyma tekniği ve dur ve düşün tekniğinin ilk üç sırayı alan teknikler olduğu sonucuna varılmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Branş Öğretmenlerinin Öğretmenlik Mesleğine Yönelik Duygunluklarına, Tutumlarına ve Mutluluklarına Yönelik Görüşleri</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68311</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68311</guid>
      <author>Serkan BAYAROylum ÖZKAN KARADAŞ  ,Seyhan AKCAN TEK  ,Burcu BAYCAN  ,Yasemin ÖZKAN ,Muzaffer ÖZENLİ </author>
      <description>Bu araştırma, branş öğretmenlerinin öğretmenlik mesleğine yönelik duygunluklarına, tutumlarına ve mutluluklarına yönelik görüşlerini tespit ederek, öneriler getirmek amacıyla yapılmıştır. Araştırmaya Eskişehir ili Odunpazarı ilçesinde bulunan Milli Eğitim Bakanlığına bağlı liselerde çalışan 10 branş öğretmeni  katılmıştır. Bu araştırma veri toplama yöntemi olarak yapılandırılmış görüşme formu uygulama sonucu betimsel analiz yöntemi sonucu oluşan nitel bir araştırmadır.Araştırma sonucunda öğretmenlerin, öğretmenlik mesleğini yapmak istedikleri, öğretmenlerin, öğrencilerin yeni bir bilgiyi öğrenmesinden ve beceri kazanmasından mutlu oldukları, öğretmenlerin, mesleklerini her geçen gün daha çok sevdikleri ve önemini daha çok kavradıkları, öğretmenlerin, öğrenci hakları ve öğrenci psikolojisi konularında çok duyarlı oldukları ve izlenen eğitim politikasının öğretmen adaylarının öğretmenlik mesleğine yönelik olumlu tutumlarını geliştirmek için uygun olmadığı tespit edilmiştir. &#13;
 </description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>İlköğretim Okullarında Destekleme ve Yetiştirme Kurslarına İlişkin Öğretmen Görüşleri</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68312</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68312</guid>
      <author>Eylem AYDINİkram ÖZLÜK ,Ayşegül ZEYBEK ,Yunus KÖKER ,Murat DONAT  ,Emin Cem YÜKSEL  </author>
      <description>Bu araştırma, öğretmenlerin destekleme ve yetiştirme kurslarına ilişkin görüşlerini tespit etmek amacıyla yapılmıştır. Araştırmada nitel araştırma yöntemleri kullanılmıştır. Araştırmada veri analizi yapılırken içerik analizi tekniği kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu Samsun ili Çarşamba ilçesinde  bulunan okullarda görevli öğretmenler oluşturmaktadır. Araştırmada 30 kişi ile görüşme yapılmıştır.katılım durumlarının birbirine yakın seviyede olmakla beraber katılımın nispeten daha az olduğu, destekleme ve yetiştirme kurslarının iye  amaca hizmet ettiği, destekleme ve yetiştirme kurslarında öğrencilerin devamsızlık yaptığı, öğrencilerin kurslara karşı ilgisiz olduğu, kaynak eksikliği olduğu,  ve öğretmen eksikliği olduğu, destekleme ve yetiştirme kurslarında karşılaşılan sorunlar için çözüm önerisi olarak, okul aile işbirliğinin artırılması gerektiği,, sürekli kaynak desteği sağlanması gerektiği ve öğrenmeyi isteyen öğrencilerin seçilmesi  gerektiği ve öğretmenlerin bu kurslardan aldıkları ücretlerden öğretmenlerin yarısının memnun olduğu diğer yarısının ise memnun olmadığı görülmektedir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Asli ve Feri İrab Arasında Fiili Muzari </title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68354</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68354</guid>
      <author>Suheyb MUHAMMEDOĞLU</author>
      <description>Arap dilinin en önemli özelliklerinden biri de mureb olmasıdır. İrab sayesinde, birden fazla anlamı olan kelimeden ne kastedildiği daha iyi anlaşılmaktadır. Bu nedenle nahiv  neredeyse irabtan ibarettir.  Muzari fiil, nahivcilerin ittifakı ile mureb olması sayesinde mazi ve emirden ayırt edilmektedir. Ancak gramerciler onu mureb kılan sebebin ne olduğu konusunda görüş ayrılığına düşmüşlerdir.  Bu araştırmanın önemi, fiili muzarinin irabının feri olduğu ve onu isme hamletme görüşünün, irab kavramının anlamını daralttığı ve onu ismin özelliklerinden biri haline getirdiği; muzari fiilinin asli iraba sahip olduğu görüşü ise isim ve fiili içerecek şekilde anlamını genişlettiğindedir.&#13;
Bu makalede nahivcilerin konu ile ilgili görüşlerine ve çıkarımlarına ışık tuttum. Bunu yaparken her ekolun delillerini, asli kaynaklarından almada ve tartışılmasında ve her birine yöneltilen en önemli itirazların belirtilmesinde, onlardan en çok tercih edileni açıklamada tarihsel betimleyici bir yol takip ettim. Konuyla güçlü bir bağ ile bağlı olması nedeniyle Arap gramerindeki asli ve feri kavramları da açıkladım.&#13;
 </description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Öğretmenlik Meslek Kanunu Bağlamında Öğretmenlik Kariyer Basamakları ve Yükselme Kriterleri Hakkında Öğretmen Görüşleri</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68434</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68434</guid>
      <author>Bilal İMZAOĞLU</author>
      <description>Bu araştırma, Öğretmenlik Meslek Kanunu ile yeniden uygulamaya konulan Öğretmenlik Kariyer Basamakları Uygulaması hakkında öğretmenlerin görüşlerini ve uygulamanın gerekli olup olmadığı noktasında öğretmenlerin ne düşündüklerini tespit etmek amacıyla yapılmıştır.  Bu araştırmanın çalışma grubunu,    2021 - 2022 öğretim yılında Tokat ili Erbaa ilçesinde Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okullarda görev yapan öğretmenler oluşturmuştur. Araştırmanın evrenini, Tokat ili Erbaa ilçesindeki 1290 öğretmen ve örneklemini ise bunlar arasından  rastgele seçilmiş 34 öğretmenden oluşturmaktadır. Bu çalışmada tarama modeli kullanılmıştır. Veri toplama yöntemi olarak, açık uçlu sorulardan oluşan görüşme formu hazırlanarak görüşme tekniği kullanılmıştır. Araştırmaya katılan öğretmenlerin büyük bir kısmının Öğretmenlik Meslek Kanunu ile yeniden uygulamaya konulan öğretmenlik kariyer basamaklarına olumlu baktıkları, uygulamanın öğretmenlerin performansına ve mesleki gelişimine olumlu katkısının olacağı bulgularına ulaşılmıştır. Yine öğretmenlerin bir kısmının, öğretmenlik kariyer basamaklarının öğretmenler arasında gruplaşmalara neden olacağı ve bu durumun iş barışını bozacağı bulgularına ulaşılmıştır. Ayrıca kariyer basamakları kriterlerinden; merkezi sınav yapılması, kariyer basamaklarında kıdemin esas alınmaması, başöğretmenlik unvanının kullanılması ve kariyer basamaklarında yükselmek için on yıllık sürenin uzun olması gibi kriterlerin öğretmenler tarafından benimsenmediği görülmüştür.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
  </channel>
</rss>


