






   
<rss version="2.0">
  <channel>
    <title>SOCIAL SCIENCES STUDIES JOURNAL (SSSJournal), Yıl 2022 Sayı 101</title>
    <link>https://sssjournal.com/?mod=sayi_detay&amp;sayi_id=2246</link>
    <description>SOCIAL SCIENCES STUDIES JOURNAL (SSSJournal)</description>
    <language>tr</language>
    <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    <generator/>
    <item>
      <title>Avrasya Ekonomi Birliği Ülkelerinde Endüstri İçi Ticaretin Görünümü</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=63637</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=63637</guid>
      <author>Elif Tuğçe Bozduman</author>
      <description>Endüstri içi ticaret 1970’li yıllardan sonra ortaya atılan ve ülkelerin aynı ürünü hem ihraç hem ithal etmesine dayanan bir teoridir. Endüstri içi ticaretin yüksekliği ülkelerin rekabet gücünü de etkilemektedir. Endüstri içi ticaretin yoğun olduğu ülkeler yüksek bir rekabet gücüne sahiptir. Zira, ürün farklılaştırılması ile bir ürünün hem ihraç hem ithal edilmesi bir ülkenin refahını da doğrudan etkilemektedir. Çalışmada Avrasya Ekonomi Birliği ülkelerinin 2020 yılı için endüstri içi ticaretinin analizi yapılmıştır. SITC Rev.3 tek haneli ürün sınıflandırması (gıda ve canlı hayvan, içecekler ve tütün mamulleri, hammadde, mineral yağlar/yakıtlar, hayvansal ve bitkisel yağlar, kimyasal ürünler, imalar malları, makine ve ulaşım ekipmanları ile çeşitli el sanat ürünleri, emtialar) kullanılmıştır. Analiz sonuçları EAEU içinde en yüksek endüstri içi ticarete sahip olan ülkenin Belarus olduğunu göstermektedir. Keza, Belarus 10 ürün grubu içerisinden 9’unda yüksek oranda endüstri içi ticarete sahiptir. Belarus’un ardından Rusya ve Kazakistan gelmektedir. Rusya ve Kazakistan 10 ürün grubu içerisinde 4 ürün grubunda endüstri içi ticarete sahiptir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>A Comparison of Happiness Levels in Nursing Home Residents and Community-Dwelling Elders: Example of Sinop Province Having the Eldest and the Happiest Population of Turkey</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=63936</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=63936</guid>
      <author>Bilge Bal Özkaptan Abdullah Işık </author>
      <description/>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Application of Balanced Scorecard in Universities: Adiyaman University Case</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=64163</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=64163</guid>
      <author>Selin Engin </author>
      <description/>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>The Effects of Management Information Systems Course on The Industry 4.0 Conceptual Awareness Level of Prospective Managers of Digital Businesses</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=64171</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=64171</guid>
      <author>Nezahat Koçyiğit Abdurrahman Akman   </author>
      <description/>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Enerji Firmaları için İflas Tahmin Modellemesi</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=64178</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=64178</guid>
      <author>Gerçek Özparlak </author>
      <description/>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Fotomontajda Rus Konstüktivizmi ve Alexander Rodchenko</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=63082</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=63082</guid>
      <author>Zehra Çolak Topaklı Gonca Hülya Yayan </author>
      <description>Yaşadığımız Dünya’da sanat tarihinin geçmişine bakıldığında 19. y.y.’dan itibaren gerek bilim ve teknoloji gerekse toplum nezdinde radikal değişikliklerin (Fransız İhtilali, Sanayi Devrimi, Rus Devrimi, I. ve II. Dünya Savaşları gibi) olduğu bilinmektedir. Bu oluşumlar toplum ve insan hayatını doğrudan etkilerken aynı zamanda da değiştirmiştir. Bu değişimlerin yansımaları ise toplumu besleyen ve o toplumdan beslenen sanat anlayışlarında da kendini göstererek farklı sanat akımlarının ortaya çıkmasına neden olmuştur.&#13;
Bu akımlardan biri olan konstrüktivizm resim, heykel, fotoğraf, mimarlık, tasarım alanlarında Kübizm ve Fütürizm gibi sanat akımlarından etkilenerek ortaya çıkmış bir sanat hareketidir. Rus Devrimi’nin de etkisiyle daha geniş bir kitleye ulaşan bu hareket, çağdaş malzeme ve kompozisyon anlayışını benimsemiş, manifestoları ise “yeni bir toplum ve daha iyi bir dünya” şeklinde olmuştur. I. ve II. Dünya savaşı sırasında yaşanan kaos ortamıyla eş zamanlı olarak oraya çıkan Bauhaus sanat akımından da etkilenmiştir. Konstrüktivizm de Avrupa’dan tüm dünyaya yayılan modern düşünce anlayışlarının temellerinin atıldığı Rus toplum ve kültürünün bir ürünü olmuştur.&#13;
Bu makalenin temel amacı fotomontaj tekniğini konstrüktivist etki ile harmanlayan ve yeni bir tasarım üslubu geliştiren, Alexander Rodchenko’nun sanat anlayışını açıklamak ve fotomontaj sanatına katkısını ortaya koymaktır. Makale de öncelikli olarak, Rus konstrüktivizmini ele alıp dönemin şartlarıyla sanatın evrildiği nokta incelenmiş daha sonra fotomontaj tekniğinin gelişimi açıklanmaya çalışılmıştır. Rodchenko’nun sanat anlayışı ile ilgili bilgiler yanında eserleri üzerinden bazı değerlendirmeler yapılmış olup Rodchencko tasarım üslubunun günümüz tasarımlarındaki yansımasılarına ait örneklere de yer verilmiştir.&#13;
Araştırma Literatür taraması sonucunda şekillenen nitel bir araştırmadır. Bu yönüyle betimsel tarama modeline uygundur. Araştırma doğrultusunda ulusal uluslararası dergiler, kitaplar, web sayfaları, konu ile ilgili yapılan tezler incelenmiştir. Ayrıca araştırma, konu açısından Fotomontaj, Rus Konstrüktivizmi, Alexander Rodchenko’nun bazı eserleri ve konstrüktivist etkide kalan 21. yy. tasarımlarından örneklerle sınırlandırılmıştır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Giysinin Tarihsel Değişim Sürecinde Dekonstrüktivist İzler</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=63673</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=63673</guid>
      <author>Bahar Yıldız Şöhret Aktepe Dal  </author>
      <description>İlk çağlarda örtünme ve korunma iç güdüyle başlayan giyinme serüveni zaman içerisinde coğrafi, bilimsel, kültürel, birçok sanatsal gelişmelerle günümüze kadar değişime uğramış ve günümüzdeki şeklini almıştır. Bununla beraber tarihsel süreçte Romantizmden Postmodernizme kadar süregelen birçok sanat akımı da giysi modasında etkili olmuştur. Aslında ilkçağlardan günümüze kadar sanat akımlarıyla sürekli değişikliğe uğrayan giysi modası yapısal olarak çeşitli değişikliklere uğramıştır. Çalışma kapsamında yapılan yazılı ve görsel literatür taramaları da bu açıdan değerlendirildiğinde 1960’lı yıllarda ortaya çıktığı düşünülen dekonstrüktivizmin ilkçağlardan itibaren giysinin tarihsel değişim sürecinde giysi yapısının uğradığı değişiklikler içerisinde etkili olduğu söylenebilir.&#13;
 </description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Süt Hısımlığı ile İlgili Hadislerin Fıkhi Mezhepler Bağlamında Değerlendirilmesi; Beş Kez Emzirme Rivayeti Örneği</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=63688</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=63688</guid>
      <author>Adnan Algül Hatice Kübra Kayasöken </author>
      <description>Süt hısımlığı İslam Hukuku’nda ciddi bir yere sahip olup üzerinde çeşitli tartışmalar ve ihtilaflar bulunmaktadır. Bu tartışmalar zaman zaman süt hısımlığının oluşması için yaş sınırı konusunda olurken bazen de emme miktarı gibi konularda olmuştur. Süt hısımlığının meydana gelmesi için emzirmenin bir kez olması gerektiğini bildiren rivayetler olduğu gibi beş kez olması gerektiğini bildiren rivayetler de bulunmaktadır. Süt hısımlığı meselesi nikahın haram olması gibi ciddi bir sonuca temas ettiğinden ötürü, çelişkili gibi görünen rivayetlerin analiz edilmesi ve mezheplerin vermiş oldukları farklı hükümlerin değerlendirilmesi büyük bir önem taşımaktadır. Bu hususta Fıkhi mezheplerin birbirlerinden farklı hüküm vermelerinin sebebi benimsemiş oldukları usul-i fıkıh metotlarının ve istinbatta bulundukları hadislerin farklılığıdır.  Bu çalışmada öncelikle İslam Aile Hukuku’na göre süt hısımlığı konusu genel hatlarıyla işlenmiş, ardından mezkûr rivayetlerden beş kez emme hadisi göz önünde bulundurulmuş, senet ve metin tahlili yapılmış ve onunla amel edilip edilmeme durumlarından söz edilmiştir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Sosyal Bilgiler Öğretmenlerinin Yapılandırmacı Yaklaşıma Yönelik Öz Yeterlik Algıları ile Yer Temelli Eğitime İlişkin Tutumları </title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=63693</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=63693</guid>
      <author>Tuğba Cevriye Özkaral Harun Daş </author>
      <description>Bu araştırmanın amacı sosyal bilgiler öğretmenlerinin yapılandırmacı yaklaşıma yönelik öz yeterlik algıları ile yer temelli eğitime ilişkin tutumlarını belirlemektir. Ayrıca bu araştırma ile Sosyal Bilgiler öğretmenlerinin mesleki kıdem, cinsiyet, görev yaptıkları yerleşim birimi ve mezun oldukları eğitim durumu değişkenleri ile yapılandırmacı yaklaşıma yönelik öz yeterlik algıları ve yer temelli eğitime ilişkin tutumları arasındaki ilişki belirlenmeye çalışılmıştır. Tarama modelindeki bu araştırma 2020-2021 eğitim-öğretim yılının birinci döneminde gerçekleştirilmiştir. Bu araştırmanın katılımcılarını Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı okullarda görev yapan 281 (105 kadın ve 176 erkek) gönüllü sosyal bilgiler öğretmeni oluşturmaktadır. Bu çalışmada 2 ölçek kullanılmıştır. Fen Öğretmen Adaylarına Yönelik Yapılandırmacı Yaklaşım Tutum Ölçeği (Evrekli, İnel, Balım ve Kesercioğlu, 2009) Eskici ve Özen (2013) tarafından gerekli izinleri alınarak tüm branşlara uyarlamıştır (Öğretmenlerin Yapılandırmacı Yaklaşımı Uygulamaya Yönelik Öz Yeterlik İnanç Ölçeği). Bu çalışma için Eskici ve Özen’den gerekli izinler alınarak sosyal bilgiler öğretmenlerine uygulanmıştır. İkinci ölçek Özkaral ve Mentiş Taş (2018) tarafından geliştirilen “Sosyal Bilgiler Dersinde Uygulanan Yer Temelli Eğitim Yaklaşımına İlişkin Öğretmen Tutum Ölçeği” dir. Özkaral ve Mentiş Taş’tan da gerekli izinler alınarak ölçek uygulanmıştır. Bu araştırmanın verilerinin analizleri SPSS 22.0 programı kullanılarak yapılmış ve sonuçlar tablolaştırılmıştır.&#13;
Araştırma sonucunda yapılandırmacı yaklaşıma yönelik öz yeterlik algılarının ve yer temelli eğitime ilişkin tutumlarının mesleki kıdem, cinsiyet, görev yaptıkları yerleşim yeri ve eğitim durumları değişkenlerine göre anlamlı düzeyde değişmediği saptanmıştır. Araştırma önerileri olarak araştırmada tek bir şehirden (Şanlıurfa) elde edilen verilerle araştırma yapılmıştır. Farklı şehirlerde ve farklı bölgelerde bulunan sosyal bilgiler öğretmenleri ile farklı çalışmalar yapılabilir. Araştırmada ağırlıklı olarak nicel veriler kullanılmıştır. Daha detaylı araştırma yapmak için nitel ve nicel veriler kullanılarak sonuçlar detaylandırılabilir. Bu çalışma farklı branşlara da uygulanıp sonuçlar karşılaştırılabilir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Coğrafya Öğretim Programında Dijital Okuryazarlık Becerisi ve Lise Öğrencilerinin Uygulama Düzeyleri</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=63728</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=63728</guid>
      <author>Dilek AkçaAli Meydan ,Mustafa Sarıbaş </author>
      <description>Bu çalışmanın iki amacı bulunmaktadır. İlk olarak coğrafya öğretim programında yer alan kazanımların yapısında dijital okuryazarlık becerisinin yerini ortaya çıkarmak. Daha sonra ise lise öğrencilerinin dijital okuryazarlık becerisinin hem genelde hem de coğrafya derslerinde kullanma düzeylerini tespit etmektir. Araştırmanın birinci aşamasında nitel araştırma modelinin doküman analizi yöntemi kullanılmıştır. 2018 yılı coğrafya öğretim programının içeriği ve programda yer alan kazanımlar ile dijital okuryazarlık becerisinin eşleştirilmesi yapılmıştır. Dijital okuryazarlık becerisi konusunda alanyazıdan yararlanılmıştır. 2018 yılına ait coğrafya öğretim programı MEB Talim ve Terbiye Kurulu’nun web sitesinden ulaşılmıştır. Dokümanları anlama aşamasında elimizde bulunan öğretim programının içeriği ve kazanımları ile dijital okuryazarlık becerisi incelenerek sınıf ve ünite bazında karşılaştırmalı olarak alt problemlerine göre araştırılması yapıldı ve değerlendirildi. Elde edilen veriler içerik analizi yöntemiyle çözümlendi ve araştırmacılar tarafından yorumlandı. Çalışmanın ikinci aşamasında ise nitel araştırma modelinin yarı yapılandırılmış görüşme tekniği yöntemi kullanıldı. Hazırlanan yarı yapılandırılmış görüşme formu ile lise öğrencilerinin dijital okuryazarlık becerisini kullanma ve uygulama seviyeleri ortaya çıkarıldı. Uygulama aşamasında çalışma grubunu; Aksaray ilinde yer alan, seçilmiş ortaöğretim kurumlarında öğrenim gören, gönüllülük esasına göre belirlenmiş öğrenciler oluşturdu. Elde edilen veriler içerik analizi yöntemiyle çözümlendi ve yine araştırmacılar tarafından yorumlandı. Bu bölümde araştırmanın güvenirliliğini artırmak için katılımcı görüşlerinden doğrudan alıntılara yer verildi. Araştırma sonucunda dijital okuryazarlık becerisinin, coğrafya öğretim programında doğrudan değil dolaylı olarak yer aldığı ortaya çıkarılmıştır. Dijital okuryazarlık becerisi, Coğrafya Öğretim Programının yetkinlikler bölümünün “&lt;em&gt;Dijital Yetkinlik&lt;/em&gt;” başlığı altında bulunduğu tespit edilmiştir. Araştırmanın ikinci aşaması olan lise öğrencilerinin dijital okuryazarlık becerisini kullanma ve uygulama düzeylerinin yarı yapılandırılmış görüşme formuna verdikleri cevaplar doğrultusunda orta düzeye sahip oldukları, coğrafya derslerinde dijital okuryazarlık becerisini yeterli düzeyde kullanmadıkları ortaya çıkmıştır. Belirlenen sonuçlar doğrultusunda coğrafya derslerinde dijitalleşme hususunda çalışmalara öncelik verilerek öğrencilerin derse ilgi ve becerileri artırılabilir. Bunun yanında yapılan çalışma ile bilişim çağı çocukları olan, Z kuşağı olarak nitelendirilen öğrencilerin eğitim çalışmalarına da yardımcı olabilir. </description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Tersanelerde Yangın Güvenliği</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=63749</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=63749</guid>
      <author>Emre Safa Tengilimoğlu Abdussamed Gümüş </author>
      <description>&lt;em&gt;T&lt;/em&gt;ersanelerde yangın güvenliğinin en üst seviyede alınmasının gerekliliği, itfaiyecilik mesleği içerisinde bir dönüm noktası olan tersane yangınlarının önemini de arttırmıştır. 13 Şubat 1997 yılında 300 metrelik boyu ile ülkemizin o zamana ait en büyük gemilerinden biri olan Tpao tankerinde, kaynak çalışması sırasında meydana gelen kontrol dışı kıvılcımların kolay tutuşabilen malzemelere sıçramasıyla birlikte yangın başlamıştır. Yangın nedeniyle meydana gelen hasar tankerde bazı dezenformasyonlara neden olmuş ve bundan dolayı yakıt sızıntısı meydana gelmiştir. Yangına müdahale sırasında 24 vatandaşımız çeşitli seviyelerde yaralanmış ve maalesef 2 itfaiye müdahale personelimiz hayatını kaybetmiştir. 19 itfaiyecinin yaralanmasına ve 2 itfaiyecinin hayatını kaybetmesine neden olan bu olay, aynı zamanda Türk İtfaiyecilik tarihinin önemli bir dönüm noktasını oluşturmaktadır. O zamana kadar dünyanın gelişmiş ülkelerinde itfaiyeciler, nomex olarak adlandırılan yangına karşı dayanaklı kişisel koruyucu ekipmanlar ile yangınlara müdahale ederken, ülkemizin ve dünyanın en büyük itfaiye teşkilatlarından biri olan İstanbul itfaiyesi de dahil olmak üzere bütün Türk itfaiye teşkilatlarındaki itfaiyeciler nomex kişisel koruyucu donanımdan yoksun bir şekilde, muşamba denilen ve kolay tutuşabilen kıyafetler ile yangınlara müdahale etmek zorunda kalıyorlardı. Yangına müdahale kriz yönetimi içerirken, yangın öncesi tedbirler risk yönetimini kapsar. Tersanelerde yangın, patlama, parlama meydana gelme olasılığı yangın yükünün hesaba katılmasıyla birlikte yüksek bir ihtimal olarak karşımıza çıkmaktadır. Metallerin kaynaklanması, taşlanması ve alevle kesilmesi gibi tersane istihdamı ile ilgili birçok basit, sürekli ve en temel işlemlerden dolayı birçok yangının başlamasına neden olurlar. Tersanelerde çıkabilecek olası yangınları önlemek, can, yaralanma ve iş gücü kayıplarını mümkün olduğu ölçüde en az seviyelere indirebilmek için mevcut klasik önleme yöntemlerinin dışında bazı yeni politikaların geliştirilmesine ihtiyaç vardır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>İlkokullarda Yetiştirme Programı (İYEP)’nın Okul Yöneticileri Tarafından Değerlendirilmesi</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=63811</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=63811</guid>
      <author>Mutlu Özdemir </author>
      <description>Bu çalışmanın amacı; okul yöneticilerinin İlkokullarda Yetiştirme Programı ile ilgili düşüncelerini ortaya çıkarmaktır. Bu amaç doğrultusunda ,araştırma tarama modelinde yapılmış olup, nitel veri toplama yöntemlerinden olan görüşme tekniği kullanılarak çalışma yapılmıştır.Araştırmanın çalışma grubunu; Bursa İli Gürsu İlçesinde 2021-2022 Eğitim Öğretim yılında Milli Eğitim Bakanlığına (MEB) bağlı ilkokullarda  görev yapan okul müdürleri, müdür yetkili öğretmenler ve müdür yardımcıları oluşturmuştur.Bu kapsamda okul yöneticilerinden yirmi iki (22) görüşmeci ile görüşme yapılmıştır.Çalışmada uzman görüşünden yararlanılarak beş soru hazırlanmış, okul yöneticileri ile görüşerek ,onların İlkokullarda Yetiştirme Programı'na bakışları, programın olumlu/olumsuz buldukları yönleri ve programla ilgili önerileri alınmıştır.Araştırmada elde edilen bulgular yoğunluğuna göre alt başlıklara ayrılmış ve değerlendirilmiştir.Araştırmadan elde edilen sonuca göre;okul yöneticileri İlkokullarda Yetiştirme Programına genel anlamda olumlu baktıkları,öğrenci akademik başarısını artırmada İlkokullarda Yetiştirme Programının etkili olduğu, ancak öğretmen ve yönetici haklarında bazı aksaklıkların yaşandığı tespit edilmiştir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Sağlık ve Eğitim Endekslerinin Ekonomik Büyüme İle İlişkisinin Analizi:  Türk Devletleri Teşkilatı Örneği</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=63845</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=63845</guid>
      <author>Hacı Hayrettin Tıraş Sena Türkmen </author>
      <description>Ekonomik büyüme ve kalkınma hala tüm ülkelerin en önemli hedefleri arasında yer almaktadır. Ekonomik büyüme ve insani gelişme kavramlarının temeli aynı olmakla birlikte, ekonomik büyüme kalkınmayı kişi başına düşen milli gelir artışı ile değerlendirirken, insani gelişme bireyin kendini gerçekleştirebilmesi için ekonomik, sosyal, kültürel ve politik tercihlerin artırılmasını hedeflemektedir. Bireylerin elde ettiği gelir artışları önemli olsa da tek başına refah artışı için yeterli olmamaktadır. Asıl önemli olan gelir artışlarının bireyin yaşam standartlarında meydana getirdiği değişikliklerdir. İnsanların refah düzeylerinin ölçülmesinde büyük öneme sahip olan insani gelişmenin ekonomik büyüme ile karşılıklı ilişki içerisinde olduğu belirtilmektedir. Bu çalışmanın amacı Türk Devletleri Teşkilatı’nı oluşturan ülkelerde (Kazakistan, Türkiye, Azerbaycan ve Kırgızistan) 1995-2019 dönemi için insani gelişme endeksi alt endekslerinden sağlık ve eğitim alt endekslerinin ekonomik büyüme ile olan ilişkisinin araştırılmasıdır. Panel veri analiz yönteminin kullanıldığı çalışmada kişi başı gayri safi yurtiçi hasıla bağımlı değişken olarak kullanılırken, sağlık ve eğitim alt endeksleri bağımsız değişkenler olarak kullanılmıştır. Değişkenler arasındaki ilişkiyi test etmek için Westerlund (2006) panel eş bütünleşme testinden yararlanılmıştır. Eşbütünleşme katsayılarının tahmininde ise Eberhardt ve Bond (2009) tarafından önerilen AMG testi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda panel genelinde katsayılar istatistiki olarak anlamlı bulunmuştur. Sağlık alt endeksindeki %1’lik artış kişi başı GSYİH’da %5,7’lik artışa neden olurken, Eğitim alt endeksindeki %1’lik artış bu ülkelerde kişi başı GSYİH’yı %1,5 oranında azaltmaktadır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Çağdaş Türk Resminde “Yerellik/Ulusallık” Sorunsalının Turgut Zaim Bağlamında Bir Değerlendirmesi</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=63859</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=63859</guid>
      <author>Yusuf Çetin </author>
      <description>Çağdaş Türk resim sanatında “yerellik/ulusallık” sorunsalı günümüze kadar tartışıla gelmiş önemli konulardan birisini oluşturmuştur. XIX. yüzyıldan itibaren Batı resminin etkisi ile yeni bir kimliğe bürünen Türk resim sanatında Batı taklitçiliğine tepki olarak “yerel/ulusal” değerlere yönelme ilk olarak Asker ressamlar arasında kendini yavaş yavaş göstermeye başlamışsa da Cumhuriyet’in ilanı sonrasında başlayan “ulusal kimlik’” arayışları çerçevesinde ulusal sanat oluşturma çabaları ile yeniden alevlenmiştir. Cumhuriyet dönemi ressamları ulusal sanat oluşturmak için eserlerinde, öncelikli olarak Anadolu insanını ve içinde yaşadığı doğayı konu olarak seçme, ulusal kültüre dayanma gereğine inanmış, bu inanış Cumhuriyetin halkçılık ilkesi ile birleşince de resim sanatında Anadolu insanı, yaşamı ve çevresi ile öncelikli konu olmuştur. Bu anlayış çağdaş Türk resim sanatında yerellikten ulusallığa ve oradan evrenselliğe ulaşmanın yolu olarak kabul görmüştür.&#13;
Çağdaş Türk resminin önemli temsilcilerinden birisi olan ve ulusal bir resim sanatı yaratmada bu anlayışı temel çıkış noktası olarak gören Turgut Zaim'in sanatı, “yerel/ulusal” Türk resminin tipik ve benzersiz bir örneğini oluşturmaktadır. Kaynağını geleneksel Türk tasvir sanatlarından alan, ancak bunu çağdaş bir bakış açısıyla özümseyen sanatçı eserlerinde Anadolu insanının yaşamından kesitler aktararak yerelliği, Uygur resimlerinden minyatür sanatına uzanan geleneksel Türk resminin biçim ve üslup aktarımcılığını kullanarak da ulusal sanat anlayışını yakalamıştır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Sultan Abdülmecid'in Yerleştirdiği Hatıra Taşı: Kabataş Hadika Taşı ve Süslemeleri</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=63876</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=63876</guid>
      <author>Duygu İlkhan Söylemez </author>
      <description>İstanbul’un tarihi perspektif içerisinde değerlendirdiğimizde, çok sayıda ilklerin yaşandığı bir şehir olarak karşımıza çıkmaktadır. İstanbul’un İslam kenti kimliği Fatih Sultan Mehmet ile başlamış olup, günümüze kadar devam etmektedir. Kabataş, Beyoğlu ilçesi sınırları içinde Fındıklı ve Dolmabahçe semtleri arasındaki kıyıyı ve yamaçları kapsayan bir semttir. Kabataş limanı da en az semt kadar önemlidir. Bu öneme binaen, Kabataş limanının inşaatını hatırlatmak için bir yüzü limana, diğer yüzü denize bakan “Hadika Taşı” hazırlanmıştır. Hadika, Osmanlıca etrafı ağaçlarla çevrili, sulak bahçe ve bostanlar için kullanılan bir kelimedir. Hadika taşı, büyük ihtimal Sultan Abdülmecid’in kızı Fatma Sultan ile Mustafa Reşit Paşa’nın oğlu Galip Paşa’nın düğünü nedeniyle 1850’de Sultan Abdülmecid tarafından Kabataş rıhtımına dikilmiş bir taştır. Kim tarafından yapıldığı bilinmeyen taş, mermerden dört taşıyıcı sütun ile yapılmış olup, çift taraflı kitabeden oluşmaktadır. Hadika taşını diğer anıtlardan ayıran en önemli unsur ise, yapıldığı dönemde bu mesajların hem denizden hem de karadan rahatlıkla görülebilmesidir. Bu minvalde Hadika taşı, dönemin fonksiyonel özellikleri, teknolojisi, estetiği, iktisadî ve İçtimaî şartlarının birlikte ele alınıp yorumlanarak değerlendirilmesi gerekmektedir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Şamanizm Kültüründeki Sembollerin Günümüz Erkek Giysilerine Uyarlanması</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=63878</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=63878</guid>
      <author>Murat Aydın </author>
      <description>Şamanizm, insanlık tarihinin başlangıcından günümüze kadar uzanan bir yaşam ve inançlar bütünüdür. Bu yaşam tarzının kahramanları şamanlardır. Hayatımızda olan her şey doğadan gelir. İlk insanlardan günümüze eşsiz semboller yaratılırken, tamamen doğal ürünlerle ve doğayı bozmadan devam etmiştir. Doğa, sanatçının ilham kaynağıdır. Sanat, insan yaşamının varoluş nedeni, yaşama tutunması ve kılavuzu olmuştur. Doğadan ilham alan her şey aslında özünde sihirdir. Günümüzün gelişen düzeninde sanat terimleri, eski yaşam biçimlerinde olduğu gibi sanatçıya şamanik bir değer kazandırmıştır. Şamanizm’in insanlar üzerindeki izleri ve etkisi her alanda olduğu gibi giyimde de yol gösterici olmuştur. Bu çalışma Şamanizm ve şaman kavramlarını incelemektedir. Şaman kıyafetleri, aksesuarları ve sembolik anlamları yer almaktadır. Şamanizm kültüründe kullanılan giysi ve sembollerin erkek giyimine uyarlanması ile hikâye panosu, teknik çizimler, sanatsal çizimler ve kombinler bulunmaktadır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Okul Müdürlerinin Kültürel Liderlik Rollerini Gerçekleştirme Düzeylerinin İncelenmesi</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=63903</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=63903</guid>
      <author>Nurcan Akkoyunlu </author>
      <description>Araştırma liselerde görev yapan okul müdürlerinin kültürel liderlik rollerinin farklı değişkenlere göre gerçekleştirme düzeylerinin incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırmada betimsel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın verileri, betimsel istatistikler, t-testi, tek yönlü ANOVA testi kullanılarak çözümlenmiştir.&#13;
Araştırma sonuçlarına göre öğretmenlerin, yöneticilerin kültürel liderliğini kabul ettikleri söylenebilir. Araştırmaya katılanların cinsiyetine göre kültürel liderlik algısı incelendiğinde, katılımcıların cinsiyetlerine göre kültürel liderlik algıları anlamlı farklılık göstermediği, kadınların kültürel liderlik algısının, erkeklerden daha yüksek olduğu, katılımcıların kültürel liderlik algılarının yaş durumuna göre anlamlı farklılık göstermediği, araştırmaya katılanların eğitim durumuna göre kültürel liderlik algısının yüksek lisans mezunlarında daha fazla olduğu, katılımcıların kıdemlerine göre Kültürel Liderlik Algılarında anlamlı bir farklılaşmanın olmadığı, araştırmaya katılanların medeni duruma göre kültürel liderlik algısında anlamlı bir farklılık olmadığı anlaşılmaktadır.&#13;
 </description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Öğretmen ve Okul Müdürü Arasındaki İletişimi Etkileyen Faktörler </title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=63925</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=63925</guid>
      <author>Gözde Aydemir </author>
      <description>Bu araştırmanın amacı ilk/ ortaokul müdürlerinin iletişim becerilerinin, yönetici ve öğretmenler arasında kurulan iletişimin, eğitim-öğretim faaliyetlerine, okul örgütüne ve okul iklimine etkilerinin incelemektedir. Nitel araştırma yöntemi ve durum çalışması deseninde yürütülen bu çalışmaya ilkokul ve ortaokullarda  görev yapan toplam 12  ilkokul ve ortaokul müdürü katılmıştır. Araştırmanın katılımcılarının belirlenmesinde amaçlı örnekleme yöntemlerinden kolay ulaşılabilir örnekleme kullanılmıştır. Araştırma verilerinin toplanmasında araştırmacı tarafından ilgili alanyazına ve araştırmanın amaçlarına uygun olarak hazırlanmış yarı yapılandırılmış bir görüşme formu kullanılmıştır. Verilerin analizinde betimsel analiz kullanılmıştır.&#13;
İlk/ Ortaokullardaki yönetici öğretmen iletişiminde taraflar arasında birbirini anlamaya çalışmama kaynaklı iletişim bozukluğu olduğu, ilk/Ortaokullardaki yönetici ve öğretmenler arasındaki iletişimde birbirlerine karşı saygı ve anlayışlı davranışların hakim olmadığı katılımcıların iletişimin daha sağlıklı olması açısından eğitim, seminer ve grup toplantıları organize edilerek yönetici ve öğretmenlerin iletişimlerinin artırılabileceğine inandıkları, yönetici ve öğretmenler arsındaki ideal iletişimin karşılıklı saygı, güven ve samimiyet içerisinde olması gerektiği görülmektedir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Yapısal Özellikleri Açısından Antik Mısır’da Kent ve Kentleşme</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=63939</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=63939</guid>
      <author>Ensar Yılmaz </author>
      <description>Gizemli ve görkemli medeniyetlerin başında gelen Antik Mısır medeniyeti ve kentleri MÖ 3000 yılında Kral Menes tarafından Nil Nehri çevresine inşa edilmiştir. Tarihsel süreçte çoğu yerde değişiklik göstererek ortaya çıkan kentlerin, Eski Mısır’da ortaya çıkışı apayrı bir görünüm sergiler. Etrafı surlarla çevrili ve sağlam bir biçimde kurulmuş kentlerin olmadığı Eski Mısır’dan günümüze belki pek çok şey ulaşmıştır, ancak kentlerin kendisinden geriye pek bir şey kalmamıştır. Mısır medeniyetinde kent yerleşimlerinde görülen kolonlu açık mekân projeleri, anıtsal yapılar, mekânsal yapılandırmadaki geometrik düzen ve formalizm, kumul alanların peyzaj özellikleri, avlular, kent siluetinde belirleyici olan palmiye ağaçları kentsel imaj ve görüntünün ana unsurlarıdır. Eski Mısır’da kentlerde anıt mezar ve tapınaklar olan piramitlerin, kent siluetinin hâkim yapılanması olduğunu görüyoruz. Sınırlandırılmış açık mekân kurgulanmalarıyla biçimsel düzlemde belirgin geometrik formların tercih edildiği yapılar ile informal kent dokusunun entegre edildiğini söylemek mümkündür. Mısır’da yerleşik yaşama geçişin ardından kentleşme sürecinin, mimari yapılardaki artışın, tarımsal ilerlemenin ve idari sistemin gelişme kaydettiğini biliyoruz. Doğaldır ki bu süreç sosyal yaşamı biçimlendirerek bazı meslek gruplarının ve çeşitli sınıfların ortaya çıkmasını da beraberinde getirmiştir. Yeterli seviyede gelişme gösteremeyen Eski Mısır kentlerinde kanalizasyon sistemi yoktu ve halk kent yaşamından yoksundu; dolayısıyla bunları kentsel gelişimin önündeki engeller olarak sayabiliriz. İnsanlarının monoton bir yaşam sürdüğü Eski Mısır’da, kentler de aynı tekdüzelik içinde kalmış, sanatı da binyıllarca aynı çizgi içinde seyretmiştir.&#13;
 &#13;
 </description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Minimalizm Sanat Akımının Moda Tasarımına Etkileri Üzerine Bir Değerlendirme</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=63944</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=63944</guid>
      <author>Nazan Avcıoğlu KalebekTuğba Öztürk ,Selma Şahin ,Büşra Ay </author>
      <description>Sanatta yalınlığı esas bir alan olarak ortaya çıkan minimalizm, son dönemlerde tüketime bağlı aşırılığa karşı net bir duruş sergilemektedir. Minimalizm, tasarım fikirlerini büyük ölçüde etkilemiş bir akım olarak en çok; sanat, mimari, din, felsefe ve moda gibi alanlarda rağbet görmektedir. Özellikle günümüzde moda alanında altın çağını yaşayan minimalizm sanat akımının modaya yepyeni bir bakış açısı sunduğu ve sunduğu bu bakış açısıyla tasarım yelpazesini giderek genişlettiği söylenebilir. Bu araştırma yazısında minimalizm sanat akımının modayla ilişkisi irdelenerek günümüzdeki giysi tasarımlarına yansımaları incelenmiş olup, bu akımdan ilham alarak faaliyet gösteren ünlü tasarımcılar ve koleksiyonları sunulmuştur.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Türkiye’de Mesleki Eğitimde Yaşanan Değişim Süreci</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=63945</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=63945</guid>
      <author>Yahya Bağ</author>
      <description>Türkiye’deki mesleki eğitimde yaşanan değişim sürecinin ortaya çıkarılması amacıyla yürütülen bu çalışma; nitel araştırma yöntemi esasına göre düzenlenerek doküman inceleme tekniği ile gerçekleştirilmiş; Google Scholar, Dergipark, Ulusal Tez Merkezi, Ulusal Akademik Ağ ve Bilgi Merkezi (ULAKBİLİM) ve çeşitli dijital ortamlardaki mesleki eğitim ile ilgili basılı ve dijital ortamda ulaşılabilen bilimsel makale, tez, konferans, bildiri, yasa, yönetmelik vb. dokümanlar kullanılmış ve mesleki eğitimde yaşanan değişim süreci nesnel bir biçimde yorumlanmıştır. Türkiye’deki mesleki eğitimde yaşanan değişim süreci Osmanlı öncesi, Osmanlı dönemi ve Cumhuriyet dönemi olarak üç başlıkta ele alınarak incelenmiş ve elde edilen bulgular sonucunda Türk toplumlarında mesleki eğitimin her zaman var olduğu ve önemsendiği, Orta Asya toplumlarında konar-göçer yaşam tarzı ve askeri esaslara göre sürdürüldüğü, Selçuklular döneminde Ahilik Teşkilatı kurularak geleneksel anlayışla mesleki eğitimin gerçekleştirildiği, Osmanlı’nın kuruluş döneminde Ahilik geleneği, kuruluş sonrasında ise Ahiliğin devamı olan Lonca Teşkilatı ile mesleki eğitimin yürütüldüğü ancak lonca geleneğinin bozulması ve dünyada gelişen şartlara ayak uydurulamaması nedeniyle 18. yüzyıldan itibaren modern mesleki eğitim için çalışmalar yapıldığı, Cumhuriyet döneminde ise ulusal politika haline getirildiği, yerli ve yabancı araştırmacılar tarafından raporlar düzenlendiği ve bu raporlar doğrultusunda şekillendirildiği ve çağın gerekliliklerine uyum sağlamak adına mesleki eğitim sisteminin sürekli revize edildiği sonucuna ulaşılmıştır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Ardahan İlinde Kaz Ekonomisinin SWOT Analizi İle Değerlendirilmesi</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=63958</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=63958</guid>
      <author>Özlem Eştürk </author>
      <description>Kent yaşamının zorluğu ve yoğunluğunun yanı sıra, Covid 19 salgını sonrasında kırsal bölgelere ilgi artmaktadır. Bu durum doğaya dönüş, organik beslenme ve sağlıklı gıda tüketimine olan talebi arttırmakta ve üretimde farklı iş kollarının oluşmasına zemin hazırlamaktadır. Kaz yetiştiriciliği son yıllarda bu iş kollarının başında gelmektedir.&#13;
Kaz eti ve kazdan elde edilen diğer ürünler yüksek katma değer sağlayan ürünler arasında yer almaktadır. Kaz eti, kaz yağı, kaz tüyü, kaz ciğeri ve kaz ciğeri yağı kazdan elde edilen başlıca ürünlerdir. Kazın diğer kanatlı türlerine göre hastalıklara ve farklı iklim koşullarına dayanıklı olması, merada otlayarak beslenmesi ve kaz talebinin ulusal ve uluslararası piyasalardaki her geçen gün artışı ile üreticiler için karlı bir alan yaratmaktadır.&#13;
Çalışmada ekonomik değeri ve fırsatları artan kaz yetiştiriciliğinin Ardahan ilindeki durumunu değerlendirmek amacıyla swot analiz yapılmıştır. Analizden elde edilen bulgulara göre, Ardahan ilinde kaz üretiminin artırılması yönünde zayıf olduğu birçok husus bulunmakla birlikte bu zayıflıkları yenecek üstünlükleri ve çok çeşitli fırsatları bulunmaktadır. Bu bağlamda güçlü yönleri öne çıkartacak, fırsatları değerlendirecek bir yatırım ortamının sağlanması ve bunun yanı sıra tehditlerin bertaraf edilerek zayıf yönlerin güçlendirilmesine yönelik adımların atılması gereklidir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Örme Teknolojisi ve Akıllı Tekstiller ile Tasarım </title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=63960</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=63960</guid>
      <author>Suzan Tokgöz Mine Biret Tavman Ertuğrul  </author>
      <description>Tekstil tasarımı farklı disiplinlerden üretilen bilgi, buluş ve yeniliklerin kumaş ve giysi tasarımında yeniden yorumlandığı yaratıcı bir süreçtir. Yapılan gözlem ve araştırmalarda tekstil sektöründe bilimsel çalışmalar ve teknolojik gelişmelerin etkileri arttığı görülmektedir. Günümüzde tüketiciler estetik, işlevsel ve yüksek performansa sahip giysi tasarımlarına talep etmeye başlamıştır. Tekstil sektöründe hızla büyüyen akıllı tekstiller teknoloji, tasarım ve mühendislik gibi alanların desteğiyle gelişirken, yüksek performansa ve fonksiyonel özelliğe sahip malzemelerden elde edilen iplikler tekstil tasarım nesnelerini zenginleştirmektedir. Örme makine teknolojisinin sunduğu tasarım olanağı, bilgisayar destekli üç boyutlu tasarım, kalıp ve dikişsiz üretim yöntemleri örme alanında yenilikçi, işlevsel ve özgün akıllı tekstil tasarımları ortaya çıkmasına büyük destek vermektedir. Çalışma kapsamında örme tasarımı, örme makine teknolojisi, iplik ve akıllı tekstiller genel çerçevede ele alınmıştır. Örme yüzey tasarımlarında fonksiyonel özelliklere sahip iplik çeşitleri ile deneysel çalışmalar yapılmıştır. Bu çerçevede çalışma ile tekstil sektöründe yeni bir alan olan akıllı tekstil malzemeleri ile yenilikçi örme tasarım ürünleri yaratım ve üretim sürecine katkı olmayı amaçlamaktadır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Okul Müdürlerinin İletişim Becerilerine İlişkin Öğretmen Görüşleri</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=63964</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=63964</guid>
      <author>Mehmet Bahattin Parlaklı Bedia Parlaklı </author>
      <description>&lt;h4 style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-weight: 400;"&gt;İletişimin okul kültüründe vazgeçilmez bir yeri ve önemi olduğundan, okul örgütünün teşkilat biriminde en üstte bulanan okul müdürlerinin iletişim konusundaki becerilerinin son derece önemli olduğu görülmüş ve öğretmenlerin okul müdürleriyle olan iletişimlerinin araştırılması uygun bulunmuştur. Yapılan çalışmada Diyarbakır il merkezindeki dört merkez ilçede (Kayapınar, Yenişehir, Bağlar ve Sur) resmi okulöncesi eğitim kurumlarında görevli bulunan okulöncesi öğretmenlerinin okul müdürlerine ilişkin iletişim becerileri araştırılmıştır. Araştırma nitel araştırma yönteminin durum çalışması deseninde tasarlanmıştır. Araştırmada, okul müdürlerinin iletişim becerilerini incelemek amacıyla araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Yapılan görüşmeler sonucunda öğretmenlerin okul müdürlerinin iletişim becerilerine ilişkin görüşleri incelenmiş ve elde edilen bulgular ışığında değerlendirmeler yapılmıştır.&lt;/span&gt;&lt;/h4&gt;</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Geçici Koruma Altındaki Suriyeli Çocukların Türk Eğitim Sistemine Entegrasyonu Sürecinde Sınıf Öğretmenlerinin Yaşadığı Sorunların İncelenmesi (Şanlıurfa Haliliye Örneği)</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=64005</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=64005</guid>
      <author>Şerif Cıkay </author>
      <description>Suriyeli öğrencilerin Türk eğitim sistemine entegrasyonu sürecinde sınıf öğretmenlerinin yaşadığı sorunların tespiti ve çözümüne dair önerilerin geliştirilmesi bu araştırmanın amacıdır. Araştırma Şanlıurfa Haliliye ilçesindeki sınıf öğretmenlerini kapsamaktadır. Haliliye merkez ilkokullarda görev yapan ve araştırmanın örneklemini oluşturan 40 sınıf öğretmeni ile görüşülmüştür. Sınıf öğretmenlerinin en az 4 yıl görev yapmış vegörevli olduğu yıllarda sınıfında Suriyeli öğrenci bulunması katılım ölçütleri olarak belirlenmiştir. Çalışma grubu; eğitim düzeyi, cinsiyet ve kıdem yılı gibi farklı demografik özelliklere sahip öğretmenler arasından seçilerek oluşturulmuştur. Araştırmada yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Formun birinci bölümünde demografik bilgiler, ikinci bölümde ise Suriyeli öğrencilerin Türk eğitim sistemine uyumu sürecinde sınıf öğretmenlerinin yaşadığı sorunların tespiti ve çözüm önerilerine dönük sorular sorulmuştur. Veriler 2021-2022 eğitim-öğretim yılı bahar döneminde yapılan görüşmeler ile toplanmıştır. Çalışmada nitel araştırma desenlerinden durum çalışması deseni kullanılmıştır. Verilerin toplanmasında görüşme tekniği kullanılmıştır. Nitel veriler ayrıntılı bir şekilde analiz edilerek yorumlanmıştır. Elde edilen verilere göre sınıf öğretmenlerinin yaşadığı sorunlar arasında dil engeli sorununun öne çıktığı, dil engeli nedeniyle öğrencilerin akademik başarılarının düşük olduğu, öğrencilerin kendilerini yeterince ifade edememelerinden kaynaklı şiddet eğilimi gösterdikleri belirtilmiştir. Dil engelinin velilerle iletişimde zorluklara neden olduğu görülmüştür. Suriyeli çocukların Türk eğitim sistemine dâhil edilmesi neticesinde öğrencilerde süreç içinde olumlu değişimlerin gözlemlendiği, ancak sınıflarda öğrenci sayılarının artmasına bağlı olarak sınıf yönetiminde zorlukların yaşandığı belirtilmiştir. Suriyeli öğrenci sayısının bazı sınıflarda Türk öğrenci sayısını aştığı görülmüştür. Suriyeli öğrencilerin eğitime dâhil edilmeden önce Türkçeyi öğrenmeleri ve Suriyeli velilerin deTürkçe dil kurslarına alınmaları önerileri sunulmuştur.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Feshane Fabrikasında Yabancı Ve Gayrimüslim Tüccarların Faaliyetleri (1857-1875)</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=64081</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=64081</guid>
      <author>Kübra Dinçer </author>
      <description>1838 yılında yabancı devletlerle imzalanan ticaret anlaşmaları, 1853-1856 yılları arasında Rusya ile yapılan Kırım savaşı ve akabinde ilan olunan Islahat fermanı, 1856 yılında imzalanan Paris anlaşması ve 1867 yılında yabancılara Osmanlı toprakları üzerinde emlak edinim hakkının verilmesi gibi gelişmeler Osmanlı imparatorluğu ile Avrupa devletleri arasındaki siyasi, ekonomik ve ticari ilişkilerin gelişmesini sağlamıştır. On dokuzuncu yüzyılda makro düzeyde görülen bu gelişmelerin mikro yansımalarını Feshane fabrikası üzerinden göstermeyi amaçlayan çalışma, özellikle yabancı ve gayrimüslim tüccarların faaliyetlerine odaklanmıştır. 1857-1875 arası dönemde fabrikada yabancı ve gayrimüslim tüccarların hammadde, imalat girdisi, makine ve teçhizat tedariki ve son olarak da finansal kaynak sağlama konusunda faal oldukları tespit edilmiştir. Fabrika ile tüccarlar arasındaki bu ilişkiler hukuki belgeler üzerinden örneklendirilmiştir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Tığ Örgü ile Yapılan Portre Çalışmalar</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=64186</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=64186</guid>
      <author>Gül Coşkun </author>
      <description>İnsanların bedenlerinde taşıdıkları en önemli kimlik yüzdür. Geçmişten günümüze kadar yüz ifadelerinin anlık yansıması olan portreler resim, heykel gibi farklı sanat dallarında kendini göstermiştir. Değişen dünyanın getirdikleri ile portreler farklı disiplinler için önemli bir konu olmuştur. Konu olduğu alanlardan biri de farklı malzeme ve teknik ile geniş bir kavram olan tekstildir. Önemli bir tekstil malzemesi olan ipliğin biçim kazanmasına yardımcı olan bazı teknikler ve araçlar vardır. Basit araçlarla elde yapılan örme sınıfına giren tığ örgü, eski zamanlardan beri farklı ürünleri yapmak için kullanılan bir tekniktir. Tığ ile yapılan örgü portre çalışmalar farklı iplikler ile renklendirilmekte ve örgü ile yapılan farklı dokularla birlikte boyut kazanan örnekler ortaya çıkmaktadır. Yapılan inceleme sonucunda dünyanın farklı yerinde yaşayan, örgü portre yapan sanatçılara rastlanmıştır.&#13;
Geleneksel tekniklerin sanatsal çalışmalarla harmanlanarak kullanılması ile ortaya çıkan portre çalışmalar, el sanatlarının yeniden canlanması anlamında önemlidir. Bu alanda çalışma yapan araştırmacıların yararlanmaları amacıyla yapılan çalışmada; örgü portre yapan sanatçılar arasından seçilen altı sanatçı ve o sanatçılara ait üçer çalışma, teknik, kullanılan malzeme, boyut gibi özelliklerine yer verilmiştir. Çalışmanın konusunu, dünyanın farklı ülkelerinde tığ örgü portre yapan sanatçılar ve çalışmaları oluşturmaktadır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
  </channel>
</rss>


