






   
<rss version="2.0">
  <channel>
    <title>SOCIAL SCIENCES STUDIES JOURNAL (SSSJournal), Yıl 2020 Sayı 60</title>
    <link>https://sssjournal.com/?mod=sayi_detay&amp;sayi_id=1976</link>
    <description>SOCIAL SCIENCES STUDIES JOURNAL (SSSJournal)</description>
    <language>tr</language>
    <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    <generator/>
    <item>
      <title>Okul Müdürlerinin Vizyoner Liderlik Yeterliklerine İlişkin Öğretmen Algıları</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=60900</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=60900</guid>
      <author>Murat DURMUŞ,, Veysel OKÇU</author>
      <description>&lt;p style="text-align:justify"&gt;Bu araştırmanın amacı, lise yöneticilerinin vizyoner liderlik yeterliklerine ilişkin öğretmen algılarını incelemek ve bu algıların cinsiyet, kıdem, mevcut yönetici ile çalışma süresi, okul müdürü ile aynı sendika üyeliği değişkenlerine göre farklılık gösterip göstermediğini belirlemektir. Araştırmada tarama modeli kullanılmıştır. Araştırma evrenini 2019-2020 öğretim yılında Siirt İl merkezinde bulunan 33 lisede görev yapan toplam 721 branş öğretmenleri oluşturmaktadır. Örneklemi ise basit seçkisiz örnekleme yöntemiyle seçilen 17 lisede görev yapan toplam 314 branş öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak “Okul Müdürlerinin Vizyoner Liderlik Yeterlikleri Ölçeği” kullanılmıştır. Verilerin analizinde betimsel istatistikler, bağımsız örneklem t-testi, tek yönlü varyans analizi ve Tukey testi kullanılmıştır. Araştırmanın bulgularında; öğretmenlerin algılarına göre liselerdeki okul yöneticilerinin vizyoner liderlik yeterliklerinin "iyi düzeyde" olduğu görülmektedir. Araştırma da genel olarak okul müdürlerinin vizyoner liderlik yeterlikleri cinsiyet, okul müdürü ile aynı sendika üyeliği ve mevcut yönetici ile çalışma süresi değişkenlerine göre öğretmen algıları arasında anlamlı bir farklılık tespit edilmemiştir. Mesleki kıdeme göre ise öğretmen algıları arasında anlamlı bir farkın olduğu tespit edilmiştir. Buna ilaveten, okul müdürlerinin vizyoner liderlik yeterliklerinin alt boyutları arasında mesleki kıdem, okul müdürü ile aynı sendika üyeliği ve mevcut yönetici ile çalışma süresi değişkenlerine göre anlamlı farklılıkların olduğu belirlenmiştir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Evaluation Of Newspaper Design Applications Made Within The Desktop Publishing Course Based On The Views Of Graphic Design Department Students</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=60911</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=60911</guid>
      <author>Ayşe Derya KAHRAMANAyşe Derya KAHRAMAN,</author>
      <description>&lt;p style="text-align:justify"&gt;Masaüstü yayıncılık dersi öğrencilerin öğrendikleri soyut bilgileri somutlaştırmak, kullanılan teknikleri uygulamak, etkili bir görsel mesaj vermek için hiyerarşiyi nasıl vurgulamak, yüzey tasarımının temel ilkelerini kavramak ve yaratıcı düzenlemeler geliştirmelerini sağlamak için tasarlanmıştır. Öğrenciler derste metin görseller arasındaki ilişki üzerine tasarım yapmaktadırlar.Ders kapsamında öğrenciler öğrendikleri Adobe Indesign programı ile gazete tasarımı yapmaktadır. Masaüstü yayıncılık dersi alan öğrencilerin gazete tasarım becerilerini belirlemeyi amaçlayan bu çalışmada tarama modeli kullanılmıştır. Bu araştırma Grafik Tasarım Bölümünde masaüstü yayıncılık dersi alan 3. sınıf öğrencileri üzerinde gerçekleştirilmiştir. Çalışmaya 32 öğrenci katılmıştır. Açık uçlu sorulara öğrencilerin cevapları betimsel analiz ile analiz edilmiştir. Araştırmanın sonuçlarına göre, öğrenciler masaüstü yayıncılık dersinin mesleki yaşamlarında başarılı olmalarına, indesign programını öğrenmelerine, gazete tasarımı yapmalarına, programda görsel ve tasarım yazma ilkelerini öğrenmelerine, görsel materyalleri kendilerini dersin içeriğine uygulayabilmektedirler. Bazı öğrencilerin metin bulmakta zorluk çektiğini tespit edilmiş, programın etkili ve yararlı olduğu kadar, indesign programının da sadece tasarım yapılarak öğretilmesini de desteklediklerini belirtmişlerdir</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Sosyal Bilgiler Öğretmen Adaylarının Modüler Öğretim Yaklaşımına Yönelik Görüşleri</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=60915</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=60915</guid>
      <author>Cemil Cahit YEŞİLBURSA,, Kadir Can ERBUDAK</author>
      <description>&lt;p style="text-align:justify"&gt;Bu çalışmanın amacı sosyal bilgiler öğretmen adaylarının modüler öğretim yaklaşımına yönelik görüşlerinin belirlenmesidir. Çalışma, nitel araştırma modeli kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Çalışma grubunun belirlenmesinde uygun örneklem kullanılmıştır. Bu amaçla, çalışma grubunda 30 sosyal bilgiler öğretmen adayı yer almıştır. Çalışmadan elde edilen veriler beş adet açık uçlu sorunun yer aldığı yarı yapılandırılmış görüş formu ile toplanmıştır. Verilerin analizinde içerik analizi kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre, sosyal bilgiler öğretmen adaylarının modüler öğretim yaklaşımını, konuların öğretilmesinde; çeşitli imkânlar sağlayan, farklı bir anlayış getiren, Öğretici olarak; Verimli, Enerjik Herkes tarafından anlaşılan bir yaklaşım olarak gördükleri belirlenmiştir. Ayrıca modüler öğretim yaklaşımının uygulandığı bir Sosyal Bilgiler dersini beğendiklerini ve yararlı bir ders olduğunu, Tüm öğrenme alanlarına uygulanabileceğini fakat bazı görüşlerinde konuya ve öğrenci durumuna göre değişebileceği vurguladıkları belirlenmiştir. Ayrıca Sosyal Bilgiler derslerinde modüler öğretim yaklaşımının kullanılmasının gerektiğini, birçok açıdan fayda sağladığını, öğrenenleri derse adapte etmede etkili bir yaklaşım olduğunu vurguladıkları görülmüştür.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Futbolcuların Durumluk ve Sürekli Kaygı Düzeylerinin İncelenmesi: Ankara Örneği</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=60917</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=60917</guid>
      <author>Hasan ULUKAN,; Yunus ŞAHİNLER , Mahmut ULUKAN</author>
      <description>&lt;p style="text-align:justify"&gt;Bu çalışmada futbolcuların durumluk ve sürekli kaygı düzeylerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmaya, Ankara’da çeşitli kulüplerde oynayan futbolculardan 204 sporcu gönüllü olarak katılmıştır. Araştırmada Öner ve Le Compte (1983) tarafından Türk kültürüne uyarlanan Durumluk ve Sürekli Kaygı Ölçeği kullanılmıştır. Ölçeğin Cronbach Alpha değeri “Durumluk Kaygı” için 0.94 ile 96 arasında “Sürekli Kaygı” için 0.83 ile 0.87 arasında bulunmuştur. Verilerin değerlendirilmesinde SPSS 25.0 istatistik paket programı kullanılmıştır. Frekans ve ortalama değerlerinden faydalanılmıştır. Veri toplama araçlarının normal dağılım gösterip göstermediği test edilmiştir. Normal dağılıma uygun olduğu için parametrik testlerden yararlanılmıştır. Değişkenler arasındaki farklılığın test edilmesi için t-testi ve ANOVA testinden faydalanılmıştır. Ayrıca alt grupların farklılığı belirlemek için Bonferroni ve Tamhane kullanıldı (&amp;alpha;=0,05). Araştırma sonuçlarına göre futbolcuların cinsiyet, yaş ve turnuvaya katılım değişkenine göre durumluk ve sürekli kaygı düzeyleri arasında anlamlı bir farklılık olduğu saptanmıştır. Futbolcuların cinsiyet değişkenine göre ortalamaları incelendiğinde kadınların erkeklere göre sürekli kaygı düzeylerinin daha fazla olduğu tespit edilmiştir. Futbolcuların kaygı düzeylerinin yaş değişkenine göre incelendiğinde sürekli ve durumluk kaygı düzeylerinde anlamlı bir farklılık olduğu saptanmış ve bu farkın 26-30 yaş grubunda olan futbolcuların lehine olduğu belirlenmiştir. Ayrıca futbolcuların kaygı düzeylerinin turnuvaya katılım değişkeni açısından incelendiğinde ise; yine durumluk ve sürekli kaygı düzeyleri arasında anlamlı bir farklılık olduğu tespit edilmiştir. Bu farkın 41-50 arası turnuvaya katılım gösteren futbolcuların lehine olduğu görülmüştür. Fakat bireylerin eğitim, gelir, kategori ve spor yapma yılı değişkenleri açısından anlamlı bir farklılık olmadığı tespit edilmiştir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Eylemciliğe Bir Cevap Olarak Halkla İlişkiler</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=60896</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=60896</guid>
      <author>Abdullah YILDIRMAZ,</author>
      <description>Günümüzde kar amaçlı olsun ya da olmasın tüm örgütler zaman zaman eylem gruplarıyla karşı karşıya gelmektedir. Bir amaç uğruna hedef örgüte baskı uygulamak üzere bir araya gelen bireylerin oluşturduğu eylemciler, hedef örgütler açısından dikkate alınması gereken topluluklardır. Nitekim bazen hedef örgütler bu küçük toplulukların potansiyelini görmeme yanılgısına düşmektedir. Eylem gruplarının meşruluğunun kabul edilmemesi gibi durumlar bu yanılgıyı daha da derinleştirir. Eylem gruplarını daha oluşmadan önlemek ya da oluşumundan sonra önlemler almak hedef örgütler açısından kritiktir. Bu bağlamda halkla ilişkiler pratiği çatışmaların çözümünde önemli rol oynayabilir. Bu araştırmada eylemcilikle ilgili literatür bilgileri ışığında, hedef örgütlere karşı karşıya kaldıkları sorunlar karşısında nasıl davranmaları gerektiği ile ilgili bir takım öneriler getirilmesi amaçlanmaktadır. Bunun için çalışmada öncelikle eylemciliğin ne olduğu, eylemciliğin oluşumu, eylemcilik türleri ve boyutları kısaca açıklanmaktadır. Ardından bireylerin eylemci örgütlere hangi amaçlarla katıldıkları ve internet teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte ortaya çıkan dijital eylemcilik pratiği de kısaca açıklanmaya çalışılmıştır. Araştırma sonucunda literatürden edinilen bu bilgiler doğrultusunda hedef örgütlere örgütlerin geleceği açısından eylemcilerle iletişimin önemi vurgulanmıştır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Baz Metallerin Dünya Siyasi Tarihindeki Önemli Olaylarla Bağlantısının Retrospektif Literatür Taraması Yöntemi İle Araştırılması</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=60906</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=60906</guid>
      <author>Ali ÇİFTÇİ,; M. Nuri URAL , Alaaddin VURAL</author>
      <description>&lt;p style="text-align:justify"&gt;Bakır, kurşun ve çinko elementlerinin jeokimyasal özellikleri birbirine yakındır. Çalışmada n-gram analizleri dönem olarak 1750-2008 yılları arasını kapsayacak şekilde yapılmıştır. N-gram analizi ile baz metallerin literatürde kullanım oranındaki zamana bağlı değişim ve bunu etkileyen olayların ilişkisi incelenmiştir. Analiz sonucunda Sanayi Devrimi’nin ortaya çıktığı 1760’lı yıllarda anahtar kavramların literatürdeki kullanım sıklığının zirve yaptığı görülmüştür. Seviye yüksekliği, sektördeki talebin arzdan yüksek olmasıyla izah edilmektedir. Arz/talep dengesinin bulunduğu 1800-1840 yılları arasında bir durağanlık söz konusudur. Bu da madencilik pazarında aktörlerin azlığı ile açıklanabilir. Pazarda sanayi ihtiyaçlarına bağlı olarak talebin artması ile 1840’lardan 1920’lere kadar artan bir trend söz konusudur. 1929 Ekonomik Krizi’nin başlarında n-gram analizi sonucu elde edilen grafikte bir dip noktası görülmektedir. Bu tarihten sonra ise 1940’lara kadar süren bir yükseliş trendi gözlenmektedir. Çin’in Dünya ticaret piyasasına güçlü bir şekilde girişi ile 1960’a kadar piyasanın çeşitliliği ve rekabetin artışı söz konusudur. Bu durum grafikte bir yükselme trendini göstermektedir. Baz metallerin n-gram analizinde ilgili grafik incelendiğinde sosyal/siyasal/ekonomik gelişmelerle aralarında anlamlı bir ilişki bulunduğu görülmüştür.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Türkiye’de Mastektomi Sonrası Hemşirelik Bakımı: Literatür İncelemesi</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=60899</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=60899</guid>
      <author>Serap KURTAR,, Nigâr ÜNLÜSOY DİNÇER</author>
      <description>Özet Amaç: Meme kanseri ülkemizde ve dünyada kadınlar arasında en sık görülen kanser türüdür. Bu literatür derlemesinin amacı ülkemizde son 10 yılda (2009-2019) mastektomi tedavisi alan hastalara uygulanan hemşirelik bakımı ile ilgili çalışmaları bir araya getirmek ve incelemektir. Yöntem: Literatür taraması için Google scholar, Pubmed, Ulakbim, Dergipark veri tabanları kullanılmıştır. Veri tabanlarında Şubat 2019 itibari ile, “meme kanseri ve hemşirelik”, “meme cerrahisi ve hemşirelik”, “mastektomi ve hemşirelik” (breast cancer and nursing, breast surgery and nursing, mastectomy and nursing) anahtar kelimeleri kullanılarak tarama yapılmıştır. Tarama sonucunda toplamda 11.790 çalışmaya ulaşılmış olup kriterlere uygun 13 makale incelemeye dahil edilmiştir. Bu çalışmaların yapıldığı yıl, örneklem sayısı, amacı, kullanılan ölçüm aracı, bulguları ve sonuçları ayrı ayrı incelenmiştir. Bulgular: Elde edilen sonuçlar incelendiğinde mastektomi tedavisi olmuş 925 hastaya ulaşılmıştır. Yapılan çalışmalarda katılımcıların yaşam kalitesi, cinsellik, eş uyumu, yalnızlık durumları, hastalık algısı, beden algısı, lenfödem, ağrı durumları, kaygı durumları ve ameliyat sonrası bilgi düzeyleri değerlendirilmiştir. Yapılan çalışmaların tamamında katılımcıların fizyolojik ve psikososyal zorluklar yaşadığı belirtilmiştir. Sonuç: Çalışmaların tamamına bakıldığında katılımcıların bilgi ihtiyaçlarının yüksek olduğu, hemşirelerin ise, hastaya bütüncül yaklaşması, hastanın hem fizyolojik hem de psikolojik ihtiyaçlarına cevap verebilmesi, eğitim için yeni stratejiler geliştirmesinin gerekliliği vurgulanmıştır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Sosyal Bilgiler Öğretmen Adaylarının Farklılaştırılmış Öğretime Yönelik Öz-Yeterliklerinin İncelenmesi</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=60925</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=60925</guid>
      <author>Esra ÜÇARKUŞ,, Cemil Cahit YEŞİLBURSA</author>
      <description>&lt;p style="text-align:justify"&gt;Bu çalışmada sosyal bilgiler öğretmen adaylarının farklılaştırılmış öğretime yönelik öz yeterlikleri sınıf ve üniversite değişkenine göre incelenmiştir. Çalışma tarama yöntemi ile tasarlanmıştır. Çalışma grubu kolay ulaşılabilir örnekleme ile belirlenerek üç ayrı üniversiteden 293 öğretmen adayından oluşturulmuştur. Çalışmanın verileri, farklılaştırılmış öğretim öz yeterlik ölçeği ile toplanmıştır. Çalışmadan elde edilen verilerin analizinde dağılımın normal olmaması nedeniyle Mann Whitney U ve Kruskal Wallis testi kullanılmıştır. Çalışmanın sonucunda elde edilen bulgularda sosyal bilgiler öğretmen adaylarının farklılaştırılmış öğretime yönelik öz yeterliklerinin yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Sınıf değişkenine göre elde edilen sonuçlarda sosyal bilgiler öğretmen adaylarının farklılaştırılmış öğretime yönelik öz yeterlik toplam puanlarında anlamlı bir farklılık olmadığı tespit edilmiştir. Sosyal bilgiler öğretmen adaylarının farklılaştırılmış öğretime yönelik öz yeterliklerinin planlama, uygulama ve değerlendirme alt boyutlarında da sınıf değişkenine göre anlamlı bir farklılık olmadığı bulgulanmıştır. Sosyal bilgiler öğretmen adaylarının farklılaştırılmış öğretime yönelik öz yeterlik toplam puanlarının üniversite değişkenine göre anlamlı bir farklılık göstermediği sonucuna ulaşılmıştır. Farklılaştırılmış öğretimi planlama, uygulama ve değerlendirme alt boyutlarında sosyal bilgiler öğretmen adaylarının öz yeterlikleri, üniversite değişkenine göre anlamlı bir farklılık göstermemiştir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Büyük Selçuklular Döneminde Horasan Ve Sultan Sencer</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=60898</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=60898</guid>
      <author>Oğuz Levent KURNAZ,</author>
      <description>Horasan Bölgesi tarih boyunca en önemli merkezlerden birisi olarak öne çıkmıştır. Bu noktada bölge hem askeri ve siyasi olarak hem de jeopolitik konumu açısından önemsenmiştir. Selçukların bölgede hâkim olmasından daha önce Gaznelilerin hâkimiyeti söz konusu olmuştur. Bu bağlamda Horasan bölgesinde Türklerin hâkimiyeti o dönemden beri devam ede gelmiştir. Bağımsızlıklarınıı elde eden Selçuklular kısa sürede Horasan bölgesine hâkim olmuşlardır. Horasan bölgesinde teşkilatlanan Selçuklular bölgeyi de hanedan üyeleri arasında paylaşarak idare etmişlerdir. Bu bağlamda Nişabur ve Merv bölgeleri Tuğrul ve Çağrı Beyler arasında taksim edilmiştir. Horasan’ın neredeyse tamamını ele geçiren Selçuklular Sultan Sencer’in ölümüne dek bu bölgedeki varlıklarını devam ettirmişlerdir. Sultan Sencer hem meliklik döneminde hem de Sultanlık döneminde Horasan bölgesini devletin ana merkezi olarak görmüş, bu bölgeye hem siyasi ve askeri olarak hem de imar ya da ilmi açıdan yatırımlar yapmıştır. Horasan bölgesine Oğuzların gelmesi ile güç kaybeden Selçuklular ve Sultan Sencer, Horasan bölgesini kısa vadede Oğuzlara uzun vadede ise Harzemşahlara vermek durumunda kalmışladır. Ancak bölgenin Türk hâkimiyetinde kalması bölgenin imarında ve iskânında önemli, rol oynamıştır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Bir Gazetecilik İdeolojisi ve Kültürü Olarak Objektiflik: Eleştiriler ve Alternatifler</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=60918</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=60918</guid>
      <author>Anıl Kaan UÇAR,</author>
      <description>Gazetecilik alanında gerek teorik gerek pratik bağlamda etik sorunlar yoğun bir biçimde tartışılmaktadır. Gazetecilik etiği çerçevesinde bir gazetecilik ideolojisi ve kültürü olarak objektiflik ilkesi; meslek uygulayıcıları, yöneticileri ve örgütleri tarafından benimsenmesi gereken bir olgu olarak dikkat çekmektedir. Ancak objektiflik içerisinde birtakım karşıtlıkları barındırmakta ve gazetecilik mesleğinin uygulama alanındaki kodlar ile diyalektik bir ilişki sergilemektedir. Bu çalışmanın amacı da hem bu diyalektik süreci hem de gazetecilikte objektiflik olgusunun alternatif kavramlarını ortaya koymaktır. Bu bağlamda çalışmada öncelikle objektiflik kavramı açıklanmış, bu kavrama yönelik Ryan tarafından derlenen eleştiriler sıralanmış ve son olarak da alternatif objektif gazetecilik yaklaşımları açıklanmıştır. Sonuç olarak objektiflik ilkesi, gazetecilik alanında belirlenen etik kodlar ile sağlanmasının ötesinde alternatif gazetecilik yaklaşımları ile güçlenebilecektir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>East-West Paradigms and The Middle East Imagination In Bernard Lewis Thought</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=60923</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=60923</guid>
      <author>Ali Ulvi ÖZBEY,</author>
      <description>Ortadoğu, İslam dinin doğup yayılmasının ardından dünyanın batı kısmından hem dinsel hem de kültürel anlamda farklılık göstermiştir. Bu durum doğu batı ayrımı yüzyıllar boyu devam edecek İslam Hristiyanlık mücadelesinin görüleceği yeni bir alana sahne olmuştur. 13. y.y’ a kadar devam eden tartışmasız İslam üstünlüğü sonraki dönemde birçok alanda etkisini yitirerek sahip olduğu güç dengesini Hristiyan asıllı Avrupa’ya devretmiştir. Birçok düşünür için tartışmasız otorite olarak kabul edilen birçoğu için ise entrika ustası olarak bilinen en uzun ömürlü tarihçilerden Bernard Lewis, öncelikle Ortadoğu olarak ifade edilen bölgede sonrasında Avrupa’nın birçok ülkesinde etkili olan İslam’ın tarihsel gelişimini, Orta Doğu’nun siyasi etkilerini, İslam ve Batı modernliğinin Orta Doğu’daki yansımalarını konu alan çeşitli eserler kaleme almıştır. Bu çalışmada Lewis’in, Orta Doğu’da yapmış olduğu araştırmaları ve gözlemleri sonucunda yazmış olduğu eserleri incelenmiş olup, yazarın düşünceleri yine yazarın kendi eserleri baz alınarak düşünceleri aktarılmaya çalışılmıştır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>A Field Research on the Factors Affecting Organ Donation Intention in Kırıkale</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=60919</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=60919</guid>
      <author>İbrahim BOZACI,</author>
      <description>&lt;p style="text-align:justify"&gt;Organ nakli, pek çok insanın hayatta kalması için önemli teknolojik fırsatlardan biri olmasına karşın, dünya genelinde organ donör sayısının yeterli olmadığı görülmektedir. Bu çalışmada, günümüz toplumlarının karşılaştığı önemli sorunlardan biri olan organ bağışlama niyetini etkileyen faktörler incelenmektedir. Bu bağlamda, öncelikle konuyla ilgili bilimsel literatür irdelenmektedir. Ardından Türkiye’nin Kırıkkale ilinde birincil veriler toplanmakta ve organ bağışlama niyetini etkilemesi olası olan faktörler analiz edilmektedir. Araştırma sonucunda, sırasıyla suçluluk duygusu, olumlu tutum ve algılanan faydanın organ bağışlama niyetini etkilediği tespit edilmektedir. Diğer taraftan, özgecilik, algılanan risk ve algılanan kontrol değişkenlerinin organ bağışlama niyetini anlamlı düzeyde etkilemediği görülmektedir. Son olarak araştırma sonuçları yorumlanmakta ve öneriler geliştirilmektedir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Ortaöğretim Kurumlarındaki Öğrencilerin Bilgi Güvenliği Farkındalık Düzeylerinin İncelenmesi</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=60920</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=60920</guid>
      <author>Can GÜLDÜREN,; Hafize KESER , Erinç ERÇAĞ</author>
      <description>&lt;p style="text-align:justify"&gt;Bu araştırma ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı’na bağlı ortaöğretim kurumlarındaki öğrencilerin bilgi güvenliği farkındalık düzeylerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada kesitsel tarama yönteminden yararlanılmıştır. Çalışma evrenini ilgili Bakanlığı bağlı resmi okullarda eğitim gören 9-10-11 ve 12. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmada, evrenin tümüne ulaşmadaki zorluk, zamanın sınırlı olması ve ekonomik nedenlerden dolayı ulaşılabilirlik açısından uygun olan altı ilçede (Lefkoşa, Girne, Gazi Mağusa, Güzelyurt, Lefke, İskele) bulunan 28 okul seçilmiştir. Buna göre araştırmaya 1686 öğrenci katılmıştır. Katılımcılara Güldüren, Çetinkaya ve Keser (2016) tarafından geliştirilen Ortaöğretim Öğrencilerine yönelik Bilgi Güvenliği Farkındalık Ölçeği uygulanmış ve elde edilen veriler SPSS 22 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma sonucu tanımlayıcı bulgulara ilişkin istatistikler, aritmetik ortalama, standart sapma, frekans ve yüzde şeklinde gösterilmiştir. Demografik bilgiler ile bilgi güvenliği farkındalık düzeyi arasındaki ilişkinin belirlenmesi amacıyla bağımsız gruplar için t-testi, bağımsız gruplar için tek faktörlü varyans analizi-Anova testi ve parametrik olmayan ilişkisiz ölçümler için Kruskal Wallis H-Testi yapılmıştır. Araştırma sonucunda orta öğretim öğrencilerinin bilgi güvenliği farkındalık düzeylerinin orta seviyede olduğu sonucuna ulaşılmıştır (90 &lt; 109.59 &lt; 138). Ölçek alt faktörlerine ait elde edilen toplam puanların ortalamasına göre ise her bir alt faktör düzeyinde farkındalığın orta seviyede olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Elde edilen değerler sırasıyla; kişisel verilerin korunması alt faktörü (15 &lt; 19.27 &lt; 23), saldırı ve tehditler alt faktörü ( 42 &lt; 54.66 &lt; 70) ve mahremiyet alt faktörü ( 25 &lt; 35.66 &lt; 40) şeklindedir. Ortaöğretim öğrencilerinin bilgi güvenliği farkındalık düzeyleri, öğrenim görülen ilçe, öğrenim görülen okul türü, sınıf düzeyi ve günlük internet kullanım süresi değişkenlerine göre anlamlı farklılık göstermediği tespit edilmiştir. Bunun yanı sıra ortaöğretim öğrencilerin BGFÖ puan ortalamalarının cinsiyet değişkenine göre anlamlı farklılık gösterdiği tespit edilmiştir t(1684)=5.577, p&lt;.01). Buna göre; erkek öğrencilerin bilgi güvenliği farkındalık düzeyleri (x̄Erkek=112.76), kadın öğrencilere (x̄Kadın=106.05) göre daha yüksektir. Ayrıca bilgisayar kullanma eğitimi alma değişkenine göre anlamlı farklılık gösterdiği tespit edilmiştir, t(1684)=2.084, p&lt;.05). Bilgisayar kullanım eğitimi alan öğrencilerin bilgi güvenliği farkındalık düzeyleri (x̄Eğt Alan=110.78), bilgisayar kullanım eğitimi almayan öğrencilere (x̄Eğt.Almayan=108.25) göre daha yüksektir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Mülteci Öğrencilerin Eğitimi, Öğretmen Yeterliliği ve Entegrasyon Çalışmaları</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=60926</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=60926</guid>
      <author>Nihat ÖZGÜLER,</author>
      <description>Uluslararası göç ve göçmen eğitimi ikinci dünya savaşından bu yana özellikleAvrupa ve Amerika gibi ülkelerin gündemini meşgul etmektedir. Bu ülkelerdemografik yapıları içinde barındırdıkları göçmen öğrencilere ev sahibi ülkenin diliniöğretme ve sosyal hayata en hızlı şekilde uyum sağlamaları konusunda ciddiçalışmalar yapmaktadırlar. Göçmen nüfusun ülkeye uyum sağlama konusunda dil öğretiminin en etkili yol olduğu yapılan çalışmalarda mevcuttur. Özellikle çocuklarınyeni hayatlarına alışmalarının anahtarı ev sahibi ülkenin dilini öğrenmelerindedir. Bu çerçevede çalışmada mülteci öğrencilerin eğitimi konu edindirilmiştir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Hermann Hesse’nin Siddhartha İle Ernest Hemıngway’in Yaşlı Adam Ve Deniz Eserlerine Karşılaştırmalı Bir Yaklaşım</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=60921</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=60921</guid>
      <author>Engin BÖLÜKMEŞEEngin BÖLÜKMEŞE,, Hülya Eldem AYDOĞAN</author>
      <description>Bu çalışmada Hermann Hesse’nin Siddhartha ile Ernest Hemingway’in Yaşlı Adam ve Deniz eserleri karşılaştırmalı edebiyat bilimi verileri ve disiplinler arası bir yaklaşımla ele alınacaktır. Her iki eserde tespit edilen sosyolojik ve biyografik ögelerin yazarlar ve eserler üzerindeki etkisi çoğulcu inceleme yöntemi ile değerlendirilecektir. Yazarların eserlerini yazma amaçlarının yanı sıra ilgili eserlerdeki ana karakterler ile olan benzerlikleri ele alınacaktır. Eserler, yazarlar, Hıristiyanlık, Budizm, Hz. İsa, Siddhartha Gotama hakkında kısaca bilgilendirmeler yapılacak ve eserlerin ortaya çıkmasına yol açan sosyolojik dönem olguları ışığında çalışmaya yön verilecektir. Yazarların edebiyat aracılığıyla hayatlarını temsil eden eserler ortaya koydukları varsayımı üzerinden gidilecektir. Bu karşılaştırmalı çalışma sonucunda, her iki eserin dini sembollerini ele alarak benzerlik ve farklılıkları ortaya konulmaya çalışılacaktır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Çocuk ve Yas: Bir Olgu Sunumu</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=60922</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=60922</guid>
      <author>Esra TEKE,, Selahattin AVŞAROĞLU</author>
      <description>Ölüm, yaşam içinde kaçınılmaz bir gerçek olarak karşımıza çıksa da bu gerçeğin kabullenilmesi zor olmakta ve neticesinde yas tepkileri ortaya çıkabilmektedir. Bu yas tepkilerini yetişkinler gibi çocukların da verdiği görülmektedir. Ayrıca bu tepkilerin yanı sıra süreçte psikolojik sorunlar ortaya çıkabilmekte, bireylerin yaşama uyumları zorlaşabilmektedir. Bu anlamda çocuklara gerekli yardım ve psikolojik danışmanlık hizmetlerinin sunulması faydalı olmaktadır. Bu çalışmada babasını kaybeden ve yas tepkileri gösteren sekiz yaşındaki bir kız çocuğuna, danışmanlık sürecinde projektif bir teknik olarak resimlerden, bilişsel davranışçı terapi teknikleri ve oyun terapisi tekniklerinden yararlanılarak psikolojik yardım hizmetleri sunulması amaçlanmıştır. Danışmanlık sürecinin etkililiği çocuklar için “Travma Sonrası Stres Tepkileri Ölçeği” (ÇTSS-TÖ) öntest-sontest sonuçları ve betimsel verilerle test edilmiştir. Çalışma bulguları sonucunda, danışanın travma sonrası stres tepki düzeylerinde azalmanın olduğu saptanmıştır. Bunun yanısıra, danışana yönelik yapılan gözlemlerde, danışanın kendisi; ailesi ve öğretmeninin yaptığı değerlendirmelerde yas tepkilerinde azalmanın olduğu görülmüştür.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Yeni İlköğretim Matematik Dersi Öğretim Programının Gerçekleşmesine İlişkin Öğretmen Görüşleri</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=60924</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=60924</guid>
      <author>Seda ARSLAN,</author>
      <description>&lt;p style="text-align:justify"&gt;Bu çalışma 2018 İlköğretim Matematik Dersi Öğretim Programı’nın uygulanmasına ilişkin öğretmen görüşlerini almak amacı ile yapılmıştır. Öğretmenlerden bu program hakkında derinlemesine bilgi almak amaçlandığı için çalışmada nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu Amasya ilindeki sekiz sınıf öğretmeni oluşturmuştur. Yarı yapılandırılmış görüşme formundaki altı açık uçlu soru öğretmenlere yöneltilmiş ve o doğrultuda cevaplar alınmıştır. Verilerin analizinde betimsel analiz kullanılmıştır. Elde edilen bulgular doğrultusunda öğretmenlerin yeni programdan eskisi ile kıyaslandığında daha memnun oldukları fakat yine de giderilmesi gereken eksikliklerinin olduğu sonucuna varılmıştır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Otel İşletmelerindeki Muhasebe Çalışanlarının Örgütsel Bağlılık ve Örgütsel Sinizm Düzeyleri Arasındaki İlişki: Kemer Örneği</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=60913</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=60913</guid>
      <author>Hatice ŞİMŞEK,</author>
      <description>&lt;p style="text-align:justify"&gt;Çalışanların tutumlarının araştırılması araştırmacılar için her zaman ilginç bir araştırma konusu olmuştur. Bu konuların davranışsal muhasebe çerçevesinde düşünülüp; stres faktörünün yoğun olduğu muhasebe çalışanlarına uygulanması daha da ilgi çekmektedir. Bu çalışma muhasebe meslek mensubu dışındaki muhasebe çalışanlarının örgütsel tutumlarını incelemek bakımından literatüre oldukça önemli katkılar sağlayacaktır. Bu araştırmanın amacı; otel işletmelerindeki muhasebe çalışanlarının örgütsel bağlılık ve örgütsel sinizm düzeylerini belirlemektir. Aynı zamanda demografik faktörlerin çalışanların örgütsel bağımlılık ve sinizm düzeylerinde farklılık yaratıp yaratmadığının tespit edilmesidir. Bu amaç doğrultusunda Antalya ili Kemer ilçesinde faaliyet gösteren otel işletmelerinde çalışan 150 personel üzerinde, Haziran &amp;ndash; Ağustos 2019 tarihleri arasında bir anket çalışması uygulanmıştır. Tesadüfi örnekleme yöntemi ile elde edilen veriler SPSS 20 paket programında analiz edilmiştir. Araştırmanın sonucunda, çalışanların demografik özelliklerinin örgütsel bağlılık ve örgütsel sinizm üzerinde etkili olduğu ayrıca, otel işletmelerindeki muhasebe çalışanlarının örgütsel bağlılık düzeyleri ile örgütsel sinizm düzeyleri arasında karşılıklı ilişkilerin olduğu tespit edilmiştir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Bir Mektup Türü Olarak Hasan Basri Çantay’ın Hatibzade Mehmet Refet Efendi İle Mektuplaşması</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=60914</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=60914</guid>
      <author>Mehmet ŞAHİN,</author>
      <description>Bu çalışmanın amacı, ilim dünyası tarafından bilinmeyen hususî ancak içeriği açısından son derece önemli olan Hasan Basri Çantay’ın Mehmet Refet Hatiboğlu ile mektuplaşmalarının tespiti ve mektubun edebî açıdan değerlendirilmesidir. Hasan Basri Çantay’ın bu mektubu, mektubun gönderildiği Hatibzade Mehmet Refet Efendi’nin oğlu Prof. Dr. Mehmed Said Hatiboğlu’ndan temin edilmiştir. Mektubun değerinin anlaşılabilmesi için mektup türlerine de değinilmiştir. Cevapname tarzında olan mektup dil ve üslub açısından incelenerek metin trankribe edilmiştir. Yapılan ilmi tartışmanın daha iyi anlaşılması için Çantay ve Hatiboğlu hakkında bilgi verilerek mektupla her iki yazarın ilim dünyası tarafından bilinmeyen yazışmaları ortaya çıkarılmış ve biyografi yazımına katkı sunulmuştur. Edebî bir üslupla yazılan mektup ile hem ilmî bir konuya değinilmiş hem de dönemin fikrî ve edebî seviyesinin anlaşılmasına küçük bir projeksiyon tutulmuştur.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Abdurrahim Karakoç’un Hasan'a Mektuplar Şiir Kitabında Hiciv</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=60909</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=60909</guid>
      <author>Ali PULAT,, Mustafa ÇİÇEK</author>
      <description>Hiciv; kişi, toplum, siyaset, kültür vb. pek çok konuyu, bazen şiir bazen düzyazı yoluyla eleştirmek demektir. Hicvin gülme ve komik kavramlarıyla yakından ilişkisi bulunmaktadır. Komiğin alt dallarından biri olan hiciv, kendi başına müstakil bir türdür. Hicvin mizah, ironi, parodi gibi komiğin alt dalı olan diğer türlerle benzer yönleri vardır fakat bu hicvin müstakil bir tür olmasına engel değildir. Hicvin Batı edebiyatındaki karşılığı “satir”dir. “Hiciv” günümüze Divan edebiyatından kalma bir terimdir ve bu türün edebiyatımızdaki yaygın kullanımı bu şekildedir. Hicvin Halk edebiyatındaki karşılığı “taşlama”, günümüz Türkçesiyle kullanımı ise “yergi”dir. Abdurrahim Karakoç, Türk edebiyatının önemli şairlerinden biridir. Özellikle yazdığı aşk ve doğa şiirleriyle adından çokça söz ettiren Karakoç, aynı zamanda edebiyatımızın önde gelen hiciv şairlerindendir. Hemen hemen tüm şiir kitaplarında hiciv örneklerine rastlanan Karakoç, özellikle 1964 yılında çıkan ve ilk şiir kitabı olan Hasan’a Mektuplar’la bu alanda önemli bir yer edinmiştir. Hasan’a Mektuplar şiir kitabında özellikle toplumla alakalı sosyal meselelerin çokça hicvedildiği görülmektedir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Siyaset ve Toplumsal Yapı Etkileşiminin Sosyolojik Dinamiğini Sosyal Refah Ve “Haklar” Açısından Değerlendirmek</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=60866</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=60866</guid>
      <author>Aziz ŞEKER,</author>
      <description>Toplumsal bir gerçek olarak siyaset olgusu, hemen hemen her toplumsal kesimden insan gruplarının ilgisini çekmektedir. Kelimeler, inançlar, ideolojiler üzerinden giden bir siyaset toplumsal yapıyla ilgili kimi yapısal sorunlara çözüm üretme noktasında ise bir tartışma konusu olagelmiştir. Türkiye’de siyaset kurumunun tarihsel bir okumasının yapıldığı bu metinde, genel hatlarıyla siyaset ve sosyal refah haklarına dönük bir öngörü geliştirmek için siyaset toplumsal yapı etkileşimi ele alınıp sosyal refah, sosyal-kültürel haklar açısından bir değerlendirmede bulunulmuştur.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Olay Yeri İzlerinin Parmak İzi Bölgesine Göre Parmak İzi Sistem Tespit Performanslarının Karşılaştırılması</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=60886</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=60886</guid>
      <author>Özcan YILDIZ,</author>
      <description>&lt;p style="text-align:justify"&gt;Olay yeri izlerinin parmak izi sisteminde sorgulanarak, sistemde kayıtlı parmak izi ile irtibatının sağlanması ve izin kime ait olduğunun tespit edilmesi zor bir süreçtir. Günümüzde, gelişmiş parmak izi sorgu yazılımlarının kullanılmasına rağmen, görüntü netliği bozuk veya tam parmak izinin yüzeydeki sadece küçük bir parçası durumundaki olay yeri parmak izlerinin sorgu performansları nispeten düşük düzeyde kalmaktadır. Bu çalışmada, gerçek olaylarda karşılaşılabilecek olay yeri izlerinin, tam (bütün) parmak izi içerisinde ait olduğu bölgeler bazında sorgu-irtibat performansları karşılaştırılmıştır. Bu kapsamda, 105 kişiden alınan parmak izlerinin merkez, delta, üst, yan ve alt bölgelerinden olmak üzere Parmak İzi Sistemi yazılımları yardımıyla 7243 adet olay yeri izi oluşturulmuş, bu izler aynı 105 kişiye ait 2100 parmak izinin kayıtlı olduğu sistemde sorgulanmıştır. Sorgu sonucu, her bir olay yeri izi için parmak izi bölgesine göre irtibat/tespit ve irtibatsızlık durumu elde edilerek tespit başarı oranları karşılaştırılmıştır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Kamusal Alanda Tipografinin Üç Boyutlu İfade Alanları</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=60902</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=60902</guid>
      <author>Deniz KÜRŞAD,, Serkan VURAL</author>
      <description>&lt;p style="text-align:justify"&gt;Yazının görsel bir ifadesi olarak tipografi, bilgilendirme grafiklerinden, eğitim materyallerine, ambalaj tasarımlarından duvar grafiklerine kadar birçok yüzeyde iletişimi sağlamada önemli bir yere sahiptir. Deneysel ya da iletişime yönelik olsun tipografinin, iki boyutlu yüzeylerde kendine yer bulduğu gibi üç boyutlu bir yapı ya da yansıma şeklinde estetik ve işlevsel bir form olarak yer aldığı platformlardan birisi de kamusal alanlar olmuştur. Kamusal alan kavramı, 1960’larda Avrupa’da, 1990’lı yıllarda ise Türkiye’de ele alınmaya başlanmıştır. Özellikle 1980 sonrası tipografi üzerine daha özgür uygulamaların yapılmaya başlanması, kamusal alanlarda tipografinin halk ile tanışması ve iletişime geçmesini de beraberinde getirmiştir. Böylelikle tipografi, belirli bir mesajı iletmek veya estetik değerler taşıyan bir sanat nesnesi oluşturmak isteyen tasarımcılar için ilham kaynağı olmuştur. Üç boyutlu tipografik ifadeler farklı materyal ya da sunum yöntemleri ile kamusal alanlarda gerek kentlerin markalaşması yolunda, gerekse mimari bir dokunun parçası olarak kendine yer bulmaktadır. Bu doğrultuda tipografinin kamusal alandaki üç boyutlu farklı ifade alanlarına dair bilgi ve örnek paylaşımını güncel konumları ile birlikte sunmak bu çalışmanın amacını oluşturmaktadır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>The Investigation Of The Therapeutic Alliance In Terms Of Psychological Counselors</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=60905</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=60905</guid>
      <author>Mehmet KANDEMİR,, Tahsin İLHAN</author>
      <description>&lt;p style="text-align:justify"&gt;Bu araştırmanın amacı, psikolojik danışmanların danışanlarıyla kurduğu terapötik ittifak ile bağlanma stilleri arasındaki ilişkide genel öz yeterlik inançları ve psikolojik danışma öz yeterlik inançlarının aracılık rolünü incelenmesidir. İlişkisel tarama modelinin kullanıldığı araştırma, en az 1 yıldır alanda çalışan ve haftada en az 1 psikolojik danışma yapan 421 okul psikolojik danışmanı üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmada veri toplama araçları olarak, Terapötik İttifak Ölçeği: Psikolojik Danışman Formu, Kişilerarası Bağlanma Stilleri Ölçeği, Psikolojik Danışma Öz Yeterlik İnançları Ölçeği ve Genel Öz Yeterlik Ölçeği kullanılmıştır. Hipotez test modelinin analizi için AMOS kullanılmış ve değişkenler arasındaki ilişkiler yol analizi ile incelenmiştir. Bulgular, psikolojik danışma öz yeterlik inancının, genel öz yeterlik inancına göre terapötik ittifakı daha fazla yordadığını ve bağlanma stilleriyle terapötik ittifak arasındaki ilişkide genel öz yeterlik inancına göre daha güçlü aracılık rolüne sahip olduğunu göstermiştir. Bulgular, alanyazın ışığı altında tartışılmış ve ileride yapılacak araştırmalara çeşitli önerilerde bulunulmuştur.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>18. yüzyıl Osmanlı Üst Sınıf Konutlarında Mabeyn Odaları</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=60907</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=60907</guid>
      <author>Şükriye Pınar ÖZYALVAÇ,, Ali Naci ÖZYALVAÇ</author>
      <description>Sosyal bir varlık olan insanın kültürel çevresi ile fiziksel çevresi birbirinin yansıması olarak okunabilir. Bu çalışmada 18.yüzyıl İstanbul’unda yaşayan üst düzey devlet görevlilerinin konutlarında yer alan mabeyn odaları incelenerek sosyal statülerinin bir göstergesi olarak okunmaya çalışılacaktır. Toplumun seçkin kesimini teşkil eden bu ekâbir evlerinde yer alan mekanlar arasından mabeyn odalarının seçilmesinin nedeni bu odalarda yer alan nesnelerin çeşitliliğidir. Mabeyn sözlüklerde “haremle selamlık arasındaki oda” olarak tanımlanmakla birlikte 18.yüzyıl üst sınıf ricalinin konutlarında bu anlamın yanısıra bir kullanıma işaret ettikleri anlaşılmaktadır. Padişahın yaşam tarzının ve onun yaşadığı konutun, burada çalışan devlet görevlilerine örnek teşkil edeceği gerçeğinden hareketle öncelikle Topkapı Sarayı’nda bulunan “Mabeyn Dairesi” incelenmiştir. Ardından sarayla ilişiği bulunan ve elit tabaka olarak adlandırabileceğimiz kişilerin kullandıkları on dokuz evin Mabeyn odaları ele alınmıştır. Bunun için Başbakanlık Osmanlı Arşivi’nde bulunan 1730-1771 tarih aralığındaki Muhallefat defterlerine başvurulmuş, ölen veya azledilen saray çevresinin terekelerinin yer aldığı bu defterler üzerinden, mabeyn odalarının konumları ve döşemeleri tetkik edilerek nasıl bir işleve sahip oldukları anlaşılmaya çalışılmıştır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
  </channel>
</rss>


