






   
<rss version="2.0">
  <channel>
    <title>SOCIAL SCIENCES STUDIES JOURNAL (SSSJournal), Year 2022 Issue 96</title>
    <link>https://sssjournal.com/?mod=sayi_detay&amp;sayi_id=2012</link>
    <description>SOCIAL SCIENCES STUDIES JOURNAL (SSSJournal)</description>
    <language>en</language>
    <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    <generator/>
    <item>
      <title>Historical Geography And Strategic Importance Of The Caucasia</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=60564</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=60564</guid>
      <author>Hakkı YAPICI,</author>
      <description>&lt;p style="text-align:justify"&gt;The Caucasus region is one of the most remarkable geographies of the world from the past to the present in terms of geopolitical and geostrategic aspects. In particular, the region has served as the main crossroads by connecting the Asia-Europe-Africa continents, which are the most important land parts of the world, from east-west, south-north directions, and has been a place where various peoples have interacted with each other since ancient times. The Caucasus can be considered as one of the most popular regions of the world according to the demographic structure of the nations living on its lands. Turks are the most numerous among the nations living in the Caucasus region. Today, Azerbaijanis, Circassians, Abazas, Kabartas, Karachays, Georgians, Balkars, Kumuks, Nogaiss, Germans, Nemchelis etc. peoples continue their existence in the region. In this study, the history of the Caucasus, its geographical features, geopolitical location and strategic features, ethnic structure will be discussed.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>“NİNNİ NE YAPTI?” HİKÂYE ÇEVİRİSİ ÜZERİNE BİR İNCELEME</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=61099</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=61099</guid>
      <author>Gül Mükerrem ÖZTÜRK,, İkbal AKKAR</author>
      <description>&lt;p style="text-align:justify"&gt;Bu çalışmada XIX. yüzyılın önemli Gürcü yazarlarından biri olan Yakob Gogebaşvili’nin “Ninni Ne Yaptı?&amp;nbsp;adlı eserinin Türkçeye çevrilmiş halinin epizotlar halinde incelenmesi üzerinde durulmuştur. Çalışmada söz konusu hikâyenin karakterleri tanıtılarak bu karakterlerin bazı özellikleri verilmiştir. Eserdeki olayın geniş çerçevesi hakkında bilgilere yer verilmiştir. Olayın geçtiği yerler betimlenerek bu yerler üzerinde durulmuştur. Olayın geçtiği zamana değinilerek eserin olay örgüsü çıkarılmış ve çalışmanın içeriğini oluşturan epizotlara zemin hazırlanmıştır. Çalışmada hikâyenin özgün çevirilerinden olan Gül Mükerrem Öztürk ve Asmat Japaridze tarafından oluşturulmuş çeviri temel alınmıştır. Çalışmada literatür taraması yapılarak analiz için temalar oluşturulmuştur. Yakob Gogebaşvili ile ilgili kaynaklar kütüphanelerden ve internet ortamından taranmıştır. Yazarın çalışmaya konu edinilen hikâyesi temelinde çalışılmış diğer araştırmalar incelenmiştir. Çalışmanın temelini oluşturan epizotlar numaralandırılmış şekilde verilmiş ve hikâyenin olay örgüsünü içerecek şekilde bir özetleme yapılmıştır. Çalışmada nitel araştırma yöntemleri arasında yer alan içerik analizi yönteminden yararlanılmıştır. İçerik analizinde temel amaç, toplanan verileri açıklayabilecek kavramlara ve ilişkilere ulaşmaktır. Çalışmada içerik analizi yöntemine uygun olarak elde edilen veriler tanıtılarak veriler içinde saklı kalan ilişkiler ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır. Veriler barındırdığı eğitimsel değerleri içerecek şekilde analiz edilmiş, yorumlanmış, yazarın hayat görüşüne ulaşılmaya çalışılmıştır. Çalışmanın sonuç kısmında, epizotlar halinde incelenen hikâyenin ana fikri ve konusu üzerinde durulmuştur. Olay örgüsünün ana fikir ve konuya katkıları hakkında çıkarımlarda bulunulmuştur. Çalışmanın problem durumu ile bağlantılı sonuç ve önerilere de bu kısımda yer verilmiştir. Hikâyesi incelenen yazarın hayat görüşü, elde edilen bulgular üzerinden okuyucularına vermek istediği mesajlar ile ilgili çeşitli çıkarımlarda bulunulmuştur.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Pazırık Halısındaki Figürlerin Ve Motiflerin Göstergebilimsel Çözümlenmesi</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=61100</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=61100</guid>
      <author>Ayşe LEVENT,</author>
      <description>&lt;p style="text-align:justify"&gt;Orta Asya’da halı sanatının tarihi; Milattan önce beş veya dördüncü yüzyıllardan başlayarak, günümüze kadar devam etmiştir. Halı sanatı Türk dünyası ve komşularını da kullanım önemine göre etkilemiştir. Hun Türklerinin kurganlarından çıkarılan Pazırık halısı dünyanın en eski düğümlü halısı unvanına sahip önemli bir tarihî kalıntıdır. Orta Asya menşeli Türk dokuma kültürü ihtiyaca binaen yapılarak, Türklerin yaşadığı sahalarda bu kültür unsuru devamlı varlığını sürdürmüştür. Bu çalışmada; genel olarak göstergebilim ve temsil kavramlarının önemi ve yaklaşımları üzerinde durulduktan sonra Pazırık halısı tanıtılarak motifleri ayrı ayrı incelenecektir. Göstergebilimsel yaklaşımla motifler analiz edilip, tabloda detaylandırılarak yorumlanacaktır. Aynı şekilde Pazırık halısında kullanılan renkler, anlamlandırılıp, tabloya yazılarak değerlendirilecektir. Türk sanatının ilk dönemlerinde temsil, sembolik ve ikonografik bir tarzdaydı. Bu bakımdan göstergebilimsel yaklaşımla, motifleri çözümleme konuya yaklaşım açısından uygun gelen bir çalışma olmaktaydı. Tetkikte; renkler ve motifler resimlerle desteklenerek gösterilmeye çalışılmıştır</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Spiritüel Turizmin Mental Rahatlama ve Manevi Rekreasyon Etkisi Üzerine Bir İnceleme</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=61101</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=61101</guid>
      <author>Arzu ÜNAL,Şehnaz Demirkol</author>
      <description>&lt;p style="text-align:justify"&gt;Manevi rekreasyonel etkinlik olan spiritüel turizm, son yıllarda oldukça talep edilen, uzun süreli seyahatleri kapsayan, gelir ve eğitim düzeyleri yüksek, farklı inanç sistemlerini sorgulayan kişiler tarafından tercih edilmektedir. Bu noktada yüksek potansiyeli olan Anadolu topraklarında spiritüel turizm arzının oluşturulabilesi için çeşitli çalışmalar yapılmalıdır. Literatür incelendiğinde spiritüel turizme ilişkin Türkçe araştırmaların az olduğu görülmüş ve farklı çalışmalar için literatüre katkı sağlanması amaçlanmıştır. Mental olarak rahatlamaya ve manevi doyuma imkan sunan spiritüel turizme ilişkin farkındalık düzeyinin arttırılması bu alanda yapılacak bilimsel çalışmalar için potansiyel oluşturabilir. Çalışmada nitel araştırma yöntemi kullanılmış ve literatür incelenmiştir. Daha sonra konuya ilişkin kavramlar açıklanarak potansiyel spiritüel turizm arzının oluşturulmasına yönelik önerilerde bulunulmuştur. Spiritüel turizmin manevi rekreasyonel etkinliklere etkisi üzerine ulusal kaynakların kısıtlılığından dolayı uluslararası literatür de taranmıştır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Qualitative Study Upon Impostor Phenomenon</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=61102</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=61102</guid>
      <author>Nur Elvan KOÇ DOĞAN,, İbrahim Fatih YENEL</author>
      <description>&lt;p style="text-align:justify"&gt;Sahtekârlık fenomeni; bir kişinin objektif olarak başarılı olmasına rağmen, yeterlilik ve niteliklerinden ziyade, başarısının yabancı faktörlerden kaynaklandığı duygusudur. (Clance &amp; Imes, 1978) Ayrıca sahtekârlık fenomeni “kişinin kendinden veya başarılarından şüphe ettiği” ve “bu şüpheye maruz kalmanın getirdiği içselleştirilmiş başarısızlık korkusu” olarak tanımlanabilir. Bu çalışmanın amacı “sahtekârlık fenomeni” kavramının anlamlılığını göstermek, boyutlarını tanımlayarak kavramı açıklamak ve bu konuda farkındalık yaratmaktır. Çalışmada literatür taraması kullanılmıştır. Literatür taraması sonucunda konuyla ilgili bir ulusal yayına ulaşılmıştır. Ayrıca araştırma için yabancı veri kaynakları da taranmış olup 240 uluslararası yayına ulaşılmış ve çalışma konusuna paralellik gösteren 86 yayın incelenmiştir. Sahtekârlık fenomeni çok yönlü bir olgu olarak toplumsal, kurumsal ve kişiler arası olarak incelenmeli ve bu bağlamda sporun içindeki yeri de değerlendirilmelidir. Sahtekârlık fenomeninin, çok boyutlu olarak araştırılması açısından sporun çok verimli bir alan olduğu gözlenmektedir. Gerek sporun yapısal olarak getirdiği cinsiyet ayrımı gerekse sporcuların kişisel özellikleri, sahtekârlık fenomeninin tecrübe edilmesi için uygun şartlar oluşturabilir. Kadın sporcular gibi erkek sporcular da toplumsal cinsiyet eşitsizliği yaşamaksızın başarı baskısı altında bu fenomeni tecrübe edebilir. İşte bu yüzden sporda sahtekârlık fenomeni, çok yönlü araştırmaların yapılacağı, her bir bağlamın birbirini tamamlayacağı bir alan olacaktır</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Anksiyete Düzeyinin Psikolojik Sağlamlık Açısından İncelenmesi</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=61093</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=61093</guid>
      <author>Fidan ÖZTÜRK,, Pervin NEDİM BAL</author>
      <description>&lt;p style="text-align:justify"&gt;Bu çalışma, anksiyete ve psikolojik sağlamlık arasındaki ilişkiyi ve bu değişkenlerin çeşitli demografik faktörlere göre farklılaşıp farklılaşmadığını incelemektedir. Araştırmada kullanılan veriler, 238’i erkek, 368’i kadın olmak üzere toplam 606 katılımcının yer aldığı anket çalışmasıyla elde edilmiştir. Araştırma ilişkisel tarama modeliyle oluşturulmuştur. Veri toplama araçları olarak; “Demografik Bilgi Formu”, “Beck Anksiyete Ölçeği” ve “Kısa Psikolojik Sağlamlık Ölçeği” kullanılmıştır. Demografik verilere dayalı ikili bağımsız değişkenlerin farklılıklarının karşılaştırılmasında t-testi, çoklu bağımsız değişkenlerin karşılaştırılmasında tek yönlü Anova analizi kullanılmıştır. Anksiyete ve psikolojik sağlamlık arasındaki ilişkiyi tespit etmek için Pearson korelasyon analizinden yararlanılmış; ilişkili değişkenlerin birbirleri üzerindeki etkilerini ölçmek içinse basit doğrusal regresyon analizi yapılmıştır. Analiz sonucunda, anksiyete ile psikolojik sağlamlık arasında ters yönlü, anlamlı bir ilişki olduğu görülmüştür. Ayrıca anksiyete düzeyi ve psikolojik sağlamlığın çeşitli demografik faktörlere göre farklılaştığı gözlemlenmiştir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>EFL University Instructors’ And Students’ Perceptions Of International Posture, L2 Motivational Self And Imagined Communities</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=61104</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=61104</guid>
      <author>Zeynep Gülşah KANİ,, Gülin OKYAY</author>
      <description>&lt;p style="text-align:justify"&gt;In English language teaching, there are various notions that impact on learners’ motivation to learn English and on teachers’ motivation to teach English such as international posture, ideal L2 motivational self and imagined communities. An examination of teachers’ and students’ perspectives on these notions in the same EFL context is a significant research issue is as it is indispensable for both to construct a personal and professional L2 identity in relation to the current sociocultural profile of English speakers in their language education context. Therefore, this paper investigates the perceptions of university instructors working at an obligatory English preparatory program and of students who study at different departments of a state university in terms of these three constructs both psychologically and socioculturally important in the process of language speaker/ teacher identity (re)construction. An open-ended questionnaire was utilised to gain an in-depth understanding of EFL instructors’ and students’ experiences of English language learning/ teaching through a qualitative case study research design. The results of the content analysis revealed that the teachers pass on their experiences to the students and that the socio-economic factors that influence their motivation to teach correlate with the motivational variables that play a role in the students’ desire to improve their English.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Evrensel Tasarım ve Erişilebilirlik Kapsamında Üniversite Yerleşkelerinin Örneklenmesi</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=61105</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=61105</guid>
      <author>Çiğdem Belgin DİKMEN,, Merve YÜCEL</author>
      <description>&lt;p style="text-align:justify"&gt;Eğitim, her yaştaki bireyin bilgi, birikim, beceri kazanma ve kişilik geliştirme gibi her türlü ihtiyacına cevap verecek sosyal süreçler bütünüdür ve bu nedenle her birey özgürce eğitim alma hakkına sahiptir. Özgür eğitim bireyin hiçbir kısıtlamaya tabi tutulmadan eğitim alabilmesi anlamına gelen özgür eğitimin gerçekleşebilmesi “evrensel tasarım” kavramı ile mümkündür. Evrensel tasarım kavramı her bireyin fiziksel, duyusal, algısal ve yetisel farklılıklarını dikkate alarak ortak bir tasarım olgusu geliştirmeyi hedeflemektedir. Özgür bir eğitim çevresinin yaratılması bağlamında eğitim ve yükseköğretim kurumlarına önemli görevler düşmektedir. Bu çalışmanın amacı evrensel tasarım ve erişilebilirlik kapsamında Dünya’da ve Türkiye’den üniversite yerleşke örneklerini irdelemek ve üniversite yerleşkelerinde erişilebilirlik sağlamaya yönelik öneriler geliştirmektir. Çalışma kapsamında toplumda tüm bireyler için önemi yadsınamayacak yükseköğretim kurumlarında erişilebilirliğe yönelik sorunlar belirlenmiş, evrensel tasarım ve erişilebilir yerleşke konularında gerçekleştirilen literatür araştırması ile Dünya’da ve Türkiye’de üniversite yerleşke örnekleri incelenmiş ve üniversite yerleşkelerinde erişilebilirlik sağlayacak öneriler sunulmuştur.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Gebelik Döneminde Eş Uyumu ve Etkileyen Faktörler</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=61107</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=61107</guid>
      <author>Sevilay ÇOBANLAR AKKAŞ,, Nevin AKDOLUN BALKAYA</author>
      <description>&lt;p style="text-align:justify"&gt;Amaç, gebelikde eş uyumunu ve etkileyen faktörleri belirlemektir. Araştırma, kesitsel ve analitik tiptedir. Örneklemi Aydın Efeler İlçesi 1 No’lu Aile Sağlığı Merkesi (ASM)’ye bağlı gönüllü 152 gebe oluşturmuştur. Veri toplama aracı olarak soru formu ve Çiftler Uyum Ölçeği (ÇUÖ) kullanılmıştır. Veriler, araştırmacı tarafından gebelerin evlerinde ziyaret edilmesi ve öz bildirimleri ile toplanmıştır. Veriler Ki-Kare, Kruskal Wallis H, Mann Whitney-U ve Çoklu Regresyon analizi ile değerlendirilmiştir. p&lt;0.05 anlamlı kabul edilmiştir. Yaş ortalaması 28.28&amp;plusmn;5.52 ve evlilik süreleri 5.49&amp;plusmn;5.16 olan kadınların %71.7&amp;#39;si ev hanımı ve %44.1&amp;#39;i ilköğretim mezunudur. Ortalama 22.35&amp;plusmn;8.31 haftalık gebe olan kadınların %93.4’ü doğum öncesi bakım almıştır. Kadınların %80&amp;#39;i eşlerinden destek ve manevi destek (%51) almış, alınan destek %57.7 oranında iyi bulunmuştur. Kadınlar gebeliğin evliliği (%42,8), eş ilişkilerini (%52) ve eşin yaklaşımını (%42,8) olumsuz etkilediğini düşünmektedir. Örneklemin Çiftler Uyum Ölçeği puan ortalamaları 96.35&amp;plusmn;2.16’dır ve trimesterlere göre farklılık göstermemektedir. Gebelerin eş uyumunu %72.9 oranında en fazla aile tipi, evlenme şekli, eş ilişkisi, evlilik algısı, gebelikte bilgi alma, eşin antanetal bakımlara katılımı, gebelikte sağlık sorunu yaşama, gebelikte eş desteği alma ve gebeliğin evliliğe etkisi yordamaktadır (p&lt;0.001). Bunlardan eşin antanetal bakıma katılımı ve gebeliğin evliliğe etkisi eş uyumunu pozitif, diğerleri negatif yönde etkilemektedir. Ayrıca, gebelerin eş uyumunu en çok genel olarak evliliğin nasıl gittiği, en az evlilik tipi etkilemektedir. Gebelikte eş uyumu orta düzeydedir ve en fazla evlilik, eş ilişkisi ve gebelikle ilgili faktörlerden etkilenmektedir (p&lt;0.05). Gebelerin bu faktörler yönünden kapsamlı olarak değerlendirilmesi ve eş uyumunu artırmaya yönelik planlamalar yapılması, ayrıca doğum öncesi bakım ve gebe sınıfı eğitimlerine eş katılımının sağlanması nitelikli bir doğum öncesi bakım hizmetinin sunumuna katkı sağlayacaktır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Bedenin Felsefi Arka Planı: Deleuze Düşüncesinde Beden Ve Kapitalizm Sorunsalı</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=61108</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=61108</guid>
      <author>Sercan DEMİR,, Ramazan BÜLBÜL</author>
      <description>&lt;p style="text-align:justify"&gt;Sosyal bilimler alanında beden olgusu uzun yıllar boyunca ihmal edilen konuların başında gelmektedir. Felsefi düşünce tarihi boyunca ruh merkeze alınmış beden ise ruhun aksine ötekileştirilmiştir. Beden, ruhun bir meskeni, geçici nesneler yumağı olarak görülmekteydi. Ruh ise sonsuzluğun birer temsiliyeti olarak görülmüştür. Beden ve ruh ayrımı geleneği, Antik Yunan döneminde ve kartezyen felsefe geleneğine kadar devam etmiştir. Bu çalışmamızda beden-kapitalizm sorunsalını Deleuze’in beden sosyolojisi alanına kazandırmış olduğu; arzu, affect, şizoanaliz, assamblage gibi felsefi kavramlar eşliğinde tartışılacaktır. Deleuze’ün birey ve toplumsal yapı arasında kurulan bedensel bağlantıları, yapı ve aktör hakkında gerçekçi veri dokümanlarının elde edilmesinde yeni bir felsefi bakış sunmaktadır. Deleuze, bedeni köken olarak düalist karmaşadan kurtararak dünyadaki diğer güç aktörlerle ve diğer bedenlerle ilişki kurabilen sürekli oluş içerisinde değişebilen, yenilenebilen aktif bir süreç olarak görür. Deleuze hem epistemolojik hem de sosyal teori açısından yeni kavramlaştırma önerilerinde bulunurken; aynı zamanda beden sosyolojisinin sınırlarını oldukça genişletmektedir. Bu çalışma farklı bir perspektifte ele alınıp değerlendirmesi beden sosyolojisi literatürüne katkı sağlaması öngörülmektedir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Classroom Teachers' Views on Educational Games and ‘The Sense Corner’ Game</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=61144</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=61144</guid>
      <author>Oktay ULUDAĞve Orhan KARAMUSTAFAOĞLU</author>
      <description>A classroom teacher must employ a variety of methods to capture students' attention and carry out the lesson efficiently during the class. Playing educational games with students is one of these methods. The aim of this study is to reveal what classroom teachers' views on educational games and the Sensation Corner game, which is designed for an acquisition of the 3rd grade science lesson. The study was conducted using the phenomenology method, which is a type of qualitative research. The sample group of the research consisted of ten classroom teachers, half of whom were women, who worked in the Elbistan district of Kahramanmaraş during the academic year 2020-2021. Teachers were interviewed in semi-structured interviews to collect data. The data were analyzed using content analysis and displayed with figures and models, as well as one-to-one expressions, using the NVivo 11 program. In the study, it was concluded that the classroom teachers had a positive view of the use of educational games in teaching and that the designed game was suitable for learning the relevant acquisition. At the end of the research, suggestions were made such as in-service training on teaching with educational games to teachers.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Teachers' Reactıons To Change And Leadershıp Features Of School Heads Managıng Change</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=61113</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=61113</guid>
      <author>Hakan ERTEKİN,; Neriman İLHAN; Kadir ÇİÇEK; Ahmet SANCAR; Mehmet Veysi YILDIZ , Mehmet AFŞİN</author>
      <description>&lt;p style="text-align:justify"&gt;Her şeyin hızla değiştiği bir dünyada birer açık sosyal sistem olan eğitim örgütlerinde de değişimlerin meydana gelmesi kaçınılmazdır. Bu araştırmanın amacı, eğitim örgütü olan okullarda görev yapan öğretmen, memur ve hizmetlilerin değişime karşı direnç gösterme nedenlerini, örgütsel değişmeyi yöneten okulun baş aktörleri olan okul müdürlerinin değişimi gerçekleştirirken hangi yöntem ve teknikleri kullandıklarını incelemektir. Küresel ve teknolojik gelişmeler eğitim örgütlerini etkilemektedir. Değişim uygulama sürecinde örgüt çalışanlarının bir kısmı değişime destek verirken; bir kısmı da açık veya gizli olarak değişime karşı direnç göstermektedir. Okul yöneticisinin liderlik özelliklerinin ve yönetim tarzının okuldaki değişim sürecini yönetmede etkisi önemlidir. Başarılı okul lideri okulun tüm paydaşlarını harekete geçirerek işbirliği ve dayanışma halinde çalışmalarını sağlarsa değişim başarıya ulaşacaktır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Spor Bilimleri Fakültesi Öğrencilerinin Dijital Oyun Oynama Motivasyonu Düzeylerinin İncelenmesi</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=61114</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=61114</guid>
      <author>Mehmet YILDIRIM,, Berzan ŞİMŞEK</author>
      <description>&lt;p style="text-align:justify"&gt;Gerçekleştirilen bu araştırmanın amacı; Spor Bilimleri Fakültesinde öğrenim gören öğrencilerin dijital oyun oynama motivasyonu düzeylerini belirlemektir. Araştırmanın evrenini 2021-2022 Eğitim-Öğretim yılında Batman Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu ve Yozgat Bozok Üniversiteleri Spor Bilimleri Fakültesinde öğrenim gören öğrenciler oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise 2021-2022 Eğitim-Öğretim yılında Batman Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu ve Yozgat Bozok Üniversiteleri Spor Bilimleri Fakültesinde öğrenim gören öğrencilerinden mail yoluyla gönderilen online anket çalışmasına gönüllü olarak katılım gösteren 231 öğrenci oluşturmaktadır. Öğrencilerin demografik özelliklerine ilişkin bilgiler ‘’kişisel bilgi formu’’ ile elde edilmiştir. Öğrencilerin dijital oyun oynama motivasyonu düzeylerini belirlemeye ilişkin bilgiler‘dijital oyun oynama motivasyonu ölçeği’’ ile elde edilmiştir. Elde edilen veriler istatistiki işlemler için SPSS 20 yazılım programına aktarılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde frekans analizi, yüzde analizi, aritmetik ortalama, t testi, Anova analizleri ve post hoc testleri kullanılmıştır. Gerçekleştirilen analizler sonucunda; cinsiyet, dijital oyun oynama durumu ve oyunları sadece eğlence aracı olarak görme değişkenlerine göre öğrencilerin dijital oyun oynama motivasyonu düzeyleri arasında istatistiksel olarak anlamlı farklar bulunmuştur (p&lt;0.05). Öğrenim görülen bölüm ve sınıf değişkenlerine göre ise öğrencilerin dijital oyun oynama motivasyonu düzeyleri arasında istatistiksel olarak anlamlı farklar tespit edilmemiştir (p&gt;0.05).</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>The Effect of Breastfeeding Counselling Course on Students' Belief in Breastfeeding Myths: A Case-Control Study</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=61115</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=61115</guid>
      <author>Hande YAĞCAN,; Hale UYAR HAZAR , Sevgi ÖZSOY</author>
      <description>&lt;p style="text-align:justify"&gt;Amaç: Bu çalışmada, öğrencilerin emzirme ile ilgili yanlış inanışlarına, Emzirme Danışmanlığı Dersinin etkisini belirlemek amaçlandı. Yöntem: Yarı deneysel çalışmanın evrenini, emzirme danışmanlığı dersini alan (EDD alan=244) ve almayan (EDD almayan=151) toplam 395 ebelik ve hemşirelik öğrencisi oluşturdu. Veriler, emzirme ile ilgili yanlış inanışların sorgulandığı bir soru formu ile toplandı. Emzirme İstatistiksel analiz, tanımlayıcı istatistikler kullanılarak ve iki ortalama değer arasındaki farkın anlamlılığı testi kullanılarak yapıldı. Bulgular: Hem EDD alan hem de almayan öğrenciler en çok “Süt üretiminin yetersiz olmasının nedenleri yorgunluk (%73.5) ve yetersiz sıvı ve besin alımıdır (%94)” mitini “katılıyorum” diyerek onayladı. Yanlış inanışlara “katılmıyorum” diyen EDD alan gruptaki öğrencilerin puan ortalamaları 37,24&amp;plusmn;8,87, EDD almayan öğrencilerin ise 21,92&amp;plusmn;7,76&amp;#39;di. İki grup arasındaki farklar (p&lt;0.000) açısından anlamlıydı. Sonuç: Öğrenciler arasında emzirme ile ilgili yanlış inanışlar yaygındı ve emzirme danışmanlığı dersi, emzirmeye ilişkin yanlış inançların azaltılmasında etkili oldu. Toplumda en iyi emzirme uygulamalarını teşvik etmek, tabuları ve yanlışları düzeltebilmek için öncelikle sağlık çalışanlarının yanlış inanışları düzeltilmelidir. Bu nedenle, emzirme danışmanlığı dersi sağlık çalışanlarının mezuniyet öncesi ve sonrası mesleki eğitiminin bir parçası olmalıdır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>The Saddlebag Weavings Of Agrı Region</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=61116</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=61116</guid>
      <author>Yusuf ÇETİN,</author>
      <description>Ağrı, one of the border provinces of Eastern Anatolia, has the effects of different cultures as it is located on an important transit route between Asia and Europe. One of the areas where these effects are best observed is traditional handicrafts. Local saddlebags, whose raw material is wool and have a very rich variety, have a unique place in traditional handicrafts. Carrying the influences of Kars, Caucasus, Van, Bitlis and Western Iran with their motif and composition features, these effects are not direct, but transformed into motifs and compositions specific to the region by changing their form, and gained characteristic features. With the change in the lifestyle in the region, the saddlebags, which are no longer touched and are erased from the memory of the local people, will be re-touched and marketed as touristic goods, on the one hand, it will activate the female workforce and will provide income to the local people, on the other hand, it will ensure that our cultural heritage is preserved and transferred to future generations.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Foreign Direct Investment (FDI) Flow: Evaluation on Azerbaijan</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=61117</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=61117</guid>
      <author>Abdullah Burhan BAHÇE,, Taleh MAMMADOV</author>
      <description>&lt;p style="text-align:justify"&gt;Foreign direct investment (FDI) played a substantial role in the international economy after the Second World War. In the globalizing world, the most important phenomenon is making direct and long-term investments in host countries. FDI offers new technology and new workplaces to the country in which it is located, by purchasing any established factory or opening a new business in the host country. Today, world countries need FDI for economic growth and development. Theoretical studies on FDI lead to better understanding of the economic mechanism and economics at both the micro and macro level, thus creating new fields of study in economic theory.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>KOSGEB Destekleri Bağlamında Engelli Girişimciliğinin Bölgesel Ve Sektörel Olarak Analizi</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=61119</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=61119</guid>
      <author>Cem EKİNCİ,, Süleyman UĞURLU</author>
      <description>&lt;p style="text-align:justify"&gt;Engellilik kavramı, toplumsal açıdan ele alındığında üzerinde durulması gereken en önemli konulardan birisidir. Engelli bireylerin toplumsal yaşamda karşı karşıya kaldığı birçok olumsuzluk bulunmaktadır. Bu olumsuzluklardan en önemlisinin ekonomik olumsuzluklar olduğu belirtilmektedir. Bu noktada engelli bireylerin iş yaşamında karşılaştıkları sorunlar büyük önem taşımaktadır. Bu sorunların en başında ayrımcılık gelmektedir. Girişimcilik, iş ortamındaki olumsuz algılar ve durumlar nedeniyle engelliler için en iyi alternatiflerden biridir. Girişimcilik, engelli bireylerin ayrımcılıkla karşı karşıya kalmadan gelir elde etmelerini ve yaşamlarını sürdürmelerini sağlamaktadır. Girişimciliğin makroekonomik alanda da birçok avantajı bulunmaktadır. Bu avantajlardan en önemlisi işsizliğin azaltılmasıdır. Engelli bireyler girişimcilik faaliyetinde bulundukları takdirde işsizlikte azalmalar görülecek bununla birlikte milli gelir olumlu etkilenerek ülkeler açısından refah artışı sağlanacaktır. Yapılan çalışmada KOSGEB aracılığıyla elde edilen veriler doğrultusunda engelli girişimcilerin 2010-2020 döneminde faaliyet gösterdikleri belirli sektörlerdeki durumları bölgesel olarak incelenecektir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title/>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=61120</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=61120</guid>
      <author/>
      <description/>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Liselerde Çatışma Nedenleri ve Çözümüne Yönelik Yönetici Görüşlerinin İncelenmesi</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=61121</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=61121</guid>
      <author>Abdulhakim GÜLTEKİN,; İrfan BİLMEZ; İslam GÜN , Selman ÇINAR</author>
      <description>&lt;p style="text-align:justify"&gt;Bu çalışmanın temel amacı, liselerde yaşanan çatışmanın doğasını ve nedenlerini ortaya koyarak okul yöneticilerinin çatışmanın yönetimi ve düzeltilmesi için benimsediği taktikler hakkındaki görüşlerini incelemektedir. Durum çalışması modelinde gerçekleştirilen araştırmanın çalışma grubu Batman ili merkez ilçesi liselerinde görev yapan okul yöneticilerinden oluşmaktadır. Bu doğrultuda en az beş yıldır müdür ve müdür yardımcılığı görevini sürdüren 15 okul yöneticisi araştırmanın çalışma grubunu oluşturmaktadır. Verilerin yarı yapılandırılmış görüşme formu ile elde edildiği araştırmada elde edilen veriler betimleyici bakış açısına göre içerik analizi ile çözümlenmiştir. Araştırmanın sonunda okul yöneticilerinin okullarda yaşanan çatışmaları örgütsel, yönetsel ve bireysel nedenlerden kaynaklı olarak ortaya çıktığını belirttikleri ve okulda yaşanan çatışmanın çözümünde ise genellikle kaçınma, taviz verme, hükmetme, uzlaşma ve işbirliği stratejilerini kullandıkları görülmüştür.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Ortaokulların Finansman Kaynakları Ve Yönetiminde Yaşanan Sorunlar Ve Çözümlerine İlişkin Yönetici Görüşleri</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=61128</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=61128</guid>
      <author>ALİ KAZAK,Abdullah Kamil SATICI, TALİP SANDAYAK, ESRA SANDAYAK</author>
      <description>&lt;p style="text-align:justify"&gt;Bu çalışma ortaokulların finansman kaynakları ve yönetiminde yaşanan sorunları ve bu sorunlara yönelik çözüm önerilerini ele almaktadır. Okul yöneticilerinin finansman kaynaklarına ulaşmasında, kaynakları yönetmesinde karşılaştıkları güçlükleri ana başlıklar ve alt bulgular halinde ortaya koymaktadır.Araştırmanın deseni olarak nitel araştırma desenlerinden yarı yapılandırılmış görüşme yöntemi kullanılmıştır.Bu çalışmanın katılımcıları, amaçlı örnekleme yöntemlerinden maksimum çeşitlilik örneklemesi kullanılarak seçilmiştir. Bu araştırmanın çalışma grubunda, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı devlet ortaokullarındagörev yapan 20 okul yöneticisi yer almaktadır. Araştırmanın sonunda okul yöneticileri, “Milli Eğitim Bakanlığı bütçesinin genel bütçeye olan oranının arttırılması” ,“ Milli Eğitim Bakanlığı bütçesinin ekonomik dağılımında düzenlemeler yapılmasını” vurgulamaktadırlar. Finansman kaynaklarında yaşanan sorunlar “okul yöneticilerini psikolojik olarak olumsuz etkilediği” belirtilmiştir. Okul yöneticileri “finansman kaynağı bulmanın, kendilerinin asli görevi olmadığını” ifade etmişler ve “önceliklerinin eğitim-öğretim olduğunu” vurgulamışlardır. Sonuç olarak ortaokulların finansman problemleri yaşadığı, okul yöneticilerinin bu problemlere bireysel ve geçici çözümler getirdiği kanısı ortaya çıkmıştır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Testament and Right of Eye within the Scope of Rights on Terike in Islamic Inheritance Law</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=61122</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=61122</guid>
      <author>Suat ERDEM,</author>
      <description>&lt;p style="text-align:justify"&gt;Sözlük anlamıyla terk edilen ve bırakılan şey anlamına gelen terike terim olarak mûrisin geride bıraktığı ve vârisler arasında taksim edilen malvarlığı anlamına gelmektedir. Mûrisin ölümünden sonra geriye bıraktığı terikeden sırasıyla mûrisin aynî borçları, teçhiz ve tekfin masrafları ile zimmet borçları ödenmekte ve varsa vasiyeti yerine getirilmekte vasiyetten sonra da miras taksimatı yapılmaktadır. Yapılan vasiyetin yerine getirilmesi terike üzerindeki haklardan birisi olup mûrisin teçhiz ve tekfin masraflarının karşılanması ile borçlarının ödenmesinden sonra ve terikenin mirasçılara taksiminden önce yer almaktadır. Vasiyetin vacip olması veya müstehap olması ile ilgili farklı görüşlerin temelinde Bakara sûresinin 180. ayeti bulunmaktadır. Bu ayet “&amp;hellip;vârise vasiyet yoktur.” hadisi ile değerlendirildiğinde miras almayan akrabalara vasiyetin yapılabileceği aşikardır. Bu makale akrabalara vasiyet yapılmasının hükmü ile ilgili farklı görüşleri delilleriyle ve sonuçlarıyla birlikte ele alıp incelemektedir. İslâm Miras hukukunda en çok tartışılan ve gündeme gelen konulardan birisi olan dede yetimi meselesi de vasiyetin vacip olup olmamasıyla alakalı bir konudur. Bu da bu makalenin önemini ortaya koymaktadır. Terikenin taksiminde hazır bulunan fakat mirastan payları bulunmayan akraba, yetim ve yoksulların miras malından rızıklandırılmalarının söz konusu edildiği Nisâ sûresinin 8. ayeti, terikedeki göz hakkı ile ilgili görüşlerin ve ihtilafların merkezinde bulunmaktadır. Bazı fakihlere göre bu ayet miras ayetleri ve vasiyet ayeti ile mensuh iken Cumhura göre ise muhkemdir. İşte bu makale bu ihtilaflı görüşleri delilleri ve gerekçeleri ile ele alıp incelemektedir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Çingene/Roman Toplumundaki Sosyal Çözülmenin İmgesel Anlatımı: Bir Edebiyat Ve Sinema Yapıtı Olarak “Ağır Roman”</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=61125</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=61125</guid>
      <author>Fatih YAMAN,</author>
      <description>&lt;p style="text-align:justify"&gt;Bu çalışmada, Türkiye’de bir alt kültür olarak varlık gösteren Çingene/Roman toplumunun toplumsal değişme ve sosyal çözülme süreçleri, Metin Kaçan tarafından Ağır Roman ismiyle kaleme alınan ve Mustafa Altıoklar tarafından aynı isimle sinemaya uyarlanan yapıtlar üzerinden irdelenmektedir. Toplumda çoğunlukla suç veya sapma olarak nitelenen eylemlerin yaygınlığıyla kendine özgü yalıtılmış bir yaşamı benimseyen alt kültür gruplarında toplumsal değişim bazen trajik sonuçlar üreten bir çözülme sürecine dönüşebilir. Bu bağlamda Çingenelerin/Romanların çatışmalı toplumsal değişim sürecini Kolera özelinde ele alan Ağır Roman, gerek öne çıkan karakterlerinin görünümüne yansıyan farklılıklar ve kullandıkları ayrıksı dil gerekse bu karakterlerle örülen marjinal toplumsal ilişkiler bağlamında sosyal çözülmeye ilişkin zengin bir imgelem sunmaktadır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Satış Ve Değerlendirme Sıralamasına Göre Çevrimiçi Satılan Ürünlerin İncelenmesi: Trendyol Örneği</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=61126</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=61126</guid>
      <author>Bilal GÜL,</author>
      <description>&lt;p style="text-align:justify"&gt;İnternet alternatif bir etkileşim ya da bilgi alma mecrası iken Covid19 pandemi dönemiyle birlikte internet, bilgi iletişim ve tüketim için birincil bir alan halini almıştır. Çevrimiçi alışveriş kapanma dönemiyle yaygınlaşmış ve bu alışverişe konu ürün ve hizmetler hakkında aranan bilgi de çevrimiçi ortamlardan sağlanmıştır. Tüketici deneyimleri ve değerlendirmeleri güvenilir bilgi kaynaklarından olmasının yanı sıra bir ürün veya hizmete yönelik satın alma kararı üzerinde etkili olduğu bilinmektedir. Buradan yola çıkarak bu araştırmada trendyol.com çevrimiçi alışveriş sitesinde yer alan ürünler için yapılan değerlendirmeler ile ürünlerin satış sıralaması kıyaslanarak değerlendirme sayısı ile satış sırası arasındaki ilişki ele alınmış ve bunlar arasında bir paralellik olup olmadığı araştırılmıştır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden netnografi yöntemi kullanılmış ve elde edilen veriler betimsel analize tabi tutulmak suretiyle incelenmiştir. Araştırmada, çevrimiçi değerlendirmelerin satın alma üzerinde doğrudan etkisinin olup olmadığı sorusuna yanıt aranmaya çalışılmıştır. Bu kapsamda en çok satılan ürünler arasında en çok değerlendirilen ürünlerin durumu sorgulanmış, satış sırası ve değerlendirme sırası çerçevesinde bir değerlendirme yapılmıştır. Araştırma sonucunda, tüketici değerlendirmeleri ile ürünün satış sıralaması arasında paralellik olan ürünler tespit edilmiştir. Ayrıca “konuşulan ürünler” olarak adlandırdırabileceğimiz, değerlendirme sıralamasında ilk sıralarda yer alsa da bu çevrimiçi alışveriş sitesinde en çok satılan ürünler arasında yer almayan ürünlerin olduğu tespit edilmiştir. Sonuçlar, literatür perspektifinde tartışılmış ve çeşitli önerilerde bulunulmuştur.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Antik Roma’da Hamamlarının Mimari Açıdan İncelemesi</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=61127</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=61127</guid>
      <author>Erkan POLAT,</author>
      <description>&lt;p style="text-align:justify"&gt;Antik Yunan’da görülen hamam yapılarının yanında Roma’da hamamların var olduğu ve oldukça görkemli ve büyük inşa edildikleri bilinmektedir. Hamamlar, kişilerin bedensel temizliklerini giderebildikleri bir yer olma özelliği taşırken tarihte; Roma döneminde insanların fiziksel olarak bir temizlenmenin yanında sosyal ve zihinsel, duygusal manada bir arınmanın söz konusu olabileceği bir dünya olarak görmüşlerdir. Bu hamamları yönetici vasfında olan imparatorlar yaptırırken halkın ileri gelenleri ekonomik geliri yüksek olan kişilerinde yaptırdığını görülmektedir. Roma hamamlarını meydana getiren mekânsal bölümlerine bakıldığında Apodyterium adı verilen bir nevi soyunma kabini işlevi görürken Frigidarium’da ise hamamın en soğuk bölümü olup soğuk havuza sahiptir. Tepidarium ise terleme ve masajın Sudatorium buhar banyosunun yapıldığı Laconicum Buharlı terleme odası olup Caldrium hamamın en sıcak bölümüdür. Bu bölümde sıcak havuzlar mevcuttur. Destrictarium/Unctorium, Heliocaminus isimlerini veridiği bölüm ise sıcak yağ ile masajın yapıldı mekânken Heliocaminus’ta güneş banyosu yapılır. Son olarak Palestra’da ise spor faaliyetleri yapılmaktadır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>An Assesment Regarding The Criteria Of Immature Model In Welfare Regimes </title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=61129</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=61129</guid>
      <author>Yavuz Selim KAYMAZ,</author>
      <description>Welfare regimes are a grouping process based on the ways that states provide welfare services to their citizens. The groping process enables the helps to compare country policies at international level and also supports the anlysis of the convergence-divergence movement among the groups as a result of transformation with some dynamis.While the basis of welfare regimes residual-institutional approach many criterias, sucah as universal-selective approach, mixed role, role of family, decommodification and gender oriented classifications have been used for grouping process.The immature model criteria differs from the others which is about the support of social rights to citizens equally or not in other words whether the promised service deliery is realized or not. Therefore the critertia of immature model is whether the servives are served the services equally rather than preference of the government service delivery way. The aforementioned situation is based on the “law state” feature of states where provision of social rights which are accepted as basic rights. While the immature model feature is genereally accepted as Southern Mediterranean welfare regime, Turkey is also accepted, countries having a dualist structure are not only seen in this group. When immature model criteria is considered as an upper criteria, the aim of the sudy is to evulate this group more compeherensive than it is accepted.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Tahir Karauğuz’un Gazeteciliği Üzerine Bir Değerlendirme</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=61103</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=61103</guid>
      <author>Zafer ÇİL,</author>
      <description>&lt;p style="text-align:justify"&gt;Bu çalışmada Tahir Karauğuz’un Zonguldak’ta neşrettiği gazete ve dergileri ele alınmaktadır. Ankara Milli Kütüphane koleksiyonundan elde edilen gazete ve dergi nüshalarının incelenmesine dayanan çalışmada, Tahir Karauğuz’un hayatı boyunca yayınladığı gazete ve dergileri tespit edilerek bütün yayınları genel bir içerik değerlendirilmesine tabi tutulmuştur. Bu çalışma kapsamındaki gazete ve dergiler kronolojik olarak ele alınmıştır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Türkiye'nin Toplumsal Yapısında Kentsel Yoksulluk ve Kentsel Yoksulluğun Toplumsal Boyutları</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=61106</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=61106</guid>
      <author>Selcan ŞAHİNGÖZ,</author>
      <description>&lt;p style="text-align:justify"&gt;Yoksulluk olgusu insanlık tarihinin kadim dönemlerinden beri var olan bir olgudur. Bu noktada geçmişten bugüne yoksulluk dünya toplumlarının en önemli sorunları arasında yer almaktadır. Yoksulluk geçmişten bugüne değişen boyutları, kökenleri ve neticeleri ile günümüz dünyasında da halen varlığını devam ettirmektedir. Farklı bilimler tarafından inceleme konusu olan yoksulluk tartışmalı bir alandır. Bu açıdan bakıldığında yoksulluk olgusunu değerlendirirken ekonomik faktörlerin yanı sıra sosyal, kültürel ve toplumsal gerçeklikleri de hesaba katmak gereklidir. Dolayısıyla yoksulluk sosyal gerçekliğin içerisinde çok boyutlu bir olgudur. Dünya ölçeğinde gelişen kapitalist sistemler buna bağlı olarak gelişen küreselleşme olgusu ve neoliberalizm yoksulluğu çeşitlendirmiş ve derinleştirmiştir. Dolayısıyla tüm dünyada artan kentsel yoksulluk Türkiye için de oldukça önemli bir sorun alanını yansıtmaktadır. Bugün Türkiye’de bireyler genellikle büyük kentlerde yaşamaktadırlar. Bu kentler aynı zamanda büyük yoksullukların kendini inşa ettiği alanlardır. Bu bağlamda kentsel yoksulluk kentin sosyal bünyesine sirayet ederek kentlerde yaşanan toplumsal sorunlara ve tüm toplumu ilgilendiren konulara kaynaklık etmektedir. Bu noktada, bu çalışmanın amacı; yoksulluk olgusuna genel hatlarıyla değinmek ve Türkiye’nin kentlerinin gerçeği olan kentsel yoksulluk olgusunu inceleyerek kentsel yoksulluğun toplumsal alandaki etkilerini, görünümlerini ve kentsel yoksulluğun kaynaklık ettiği sosyal sorunları değerlendirmektir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Sırbistan Cumhuriyeti’nin Avrupa Birliği Üyeliği Üyelik Süreci ve Yaşanan Sorunlar</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=61109</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=61109</guid>
      <author>Miraç AKTAŞ,</author>
      <description>&lt;p style="text-align:justify"&gt;Yugoslavya’nın dağılması ile bölgede oluşan hakim gücün değişmesi ve büyük güçlerin daha aktif rol oynadığı Balkan ülkeleri Avrupa Birliği’ne dahil olma yolunda gerekli adımları atmıştır. Sırbistan Cumhuriyeti’nin ise Avrupa Birliği ile ilişkileri 2000 yılında başlamış, 2008 yılında ise Avrupa Birliği ile İstikrar ve Ortaklık Anlaşması imzalaması ile resmiyet kazanmıştır. Avrupa Birliği tarafından kabul şartları arasında en önemlileri olarak Sırbistan’ın Kosova ile ilişkilerinin yanı sıra savaş suçlularının yakalanıp Eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde yargılanması yer almaktadır. AB kriterlerinin gerektirdiği yenilikleri meydana getirmek şartları ise ikinci planda gibi görünse de üye olmak isteyen Sırbistan için oldukça fayda sağlayacak adımlardır. Birliğe son katılan Hırvatistan’ın ardından Avrupa Birliği, Sırbistan için 2025 tarihini öngörmüş ve bu yıla kadar raporlamaları sürdüreceğini, Sırbistan’ın bu yolda gerekli kriterleri yerine getirecek seviyeye gelmesini beklemektedir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Erlebnis ve Erfahrung Aralığındaki Flâneur</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=61111</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=61111</guid>
      <author>Cengiz TÜZÜN,</author>
      <description>&lt;p style="text-align:justify"&gt;Bu çalışma Walter Benjamin’nin Pasajlar adlı eserini temel alarak, flâneur kavramı ve flâneurün kent ve zaman deneyimini ele almaktadır. Kapitalist sanayileşmeyle beraber Avrupa’da aristokrasi yerini burjuvaziye bırakmıştı. Kapitalist sanayileşmenin ortaya çıkardığı üretim metaları, 19. Yüzyıl’da kapitalizmin başkenti sayılan Paris’te pasajlarda sergilenmiştir. Bu yeni yaşam biçiminin büyüsündeki flâneur, kenti bütünlük arz etmeyen bir deneyim ve anlam arayışında temaşa eder. Bu makalede flâneur ve izini sürdüğü yitik zaman ve anlam arayışı incelenecektir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Türkiye’de (1960-1980) Arası Demografik Yapıda Öne Çıkan Özellikler</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=61118</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=61118</guid>
      <author>Ensar YILMAZ,</author>
      <description>&lt;p style="text-align:justify"&gt;1960 askeri müdahalesinden sonra Türkiye, 1980’e kadar yeni bir anayasa ile yönetildi. 1961 Anayasası kendisine yer verdiği kurumlar aracılığıyla çok önemli değişimlere yol açtı. Politik, ekonomik ve kültürel alanda yaşanan bu yapısal değişim süreçlerinin demografik alanda da görülmesi kaçınılmazdı. Türkiye’nin demografik yapısında 1960’lı yıllardan 1980’li yıllara doğru gelindiğinde, ülke nüfusunun kentlerde yaşama oranı, nüfusun eğitim düzeyi, ortalama yaşam süreleri ve istihdam edilenlerin çalıştığı işkolları gibi pek çok alanda bir dizi değişim meydana gelmiştir. Doğal, ekonomik, kültürel varlıklarını verimli bir şekilde kullanmak isteyen her ulus, ülkesindeki insan kaynağının niceliği ve niteliği hakkında birtakım bilgilere ihtiyaç duyar, bu nedenle de nüfus sayımları gerçekleştirir. Dolayısıyla 1960-1980 arası yaşanan göç ve kentleşme olgusu, uygulanan nüfus politikaları ve nüfus sayımları Türkiye’nin bu dönemdeki demografik yapısını ortaya koymak için ele alınması gereken başlıklar olarak öne çıkmaktadır. Türkiye’de sosyoekonomik değişim, bu dönemde kendini, kentlerin nüfusunda meydana gelen hızlı artışlarla göstermiştir. Kentlerde meydana gelen hızlı nüfus artışının temel nedeni içgöçtür ve bunun etkisi bir hayli fazladır. Demografik sürecin ikinci etabında, bilhassa kırdan kente göç edenler demografik değişim sürecine eklemlenmiş ve bu süreç, yurt geneline yayılarak devam etmiştir. Türkiye’de kentleşmenin hız kazanması 1960’lı yıllardan itibaren gerçekleşmiştir. Bu dönemde, var olan kentlerin nüfusunda hızlı bir artış gözlenirken, aynı zamanda çok sayıda yerleşim birimi de kent statüsüne kavuşmuştur.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Beypazarı’nda Bulunan Tepeliklerin İncelenmesi</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=61124</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=61124</guid>
      <author>Emel ERKAPLAN,, Gülhan GÜLDÜR</author>
      <description>&lt;p style="text-align:justify"&gt;Zengin bir giyim kuşam ve süslenme kültürüne sahip olan Anadolu’ da kadın baş takıları içerisinde önemli bir yere sahip olan tepelikler geleneksel kıyafetlerin tamamlayıcı unsurlarıdır. Bu takılar aynı zamanda üretildiği yörenin kuyumcu ustalarının hünerlerini de gözler önüne sermektedir. Endüstrileşme ve şehirleşme ile birlikte değişen hayat şartları neticesinde kadın giyimi de değişmiş, buna bağlı olarak baş süslemelerinde kullanılan tepelikler de kullanım etkisini yitirmiştir. Günümüzde neredeyse artık kullanımı bulunmadığından değerli hammaddelerinden dolayı kuyumcular tarafından eritilerek hammadde olarak kullanılan, geçmişin izlerini taşıyan ata yadigârı tepeliklere artık müze ve satın alma yoluyla edinilen kuyumcu koleksiyonlardan ulaşılabilmektedir. Kültürel mirasımızın önemli bir parçası olan, Türk kuyumculuk kültürüne ve takı geleneğine ışık tutan tepeliklerin incelenerek gelecek nesillere aktarılması amacıyla, Beypazarı’nda kuyumcular tarafından muhafaza edilen bir grup tepelik araştırma konusu olarak belirlenmiş ve çalışma kapsamına alınmıştır. Çalışmada tespit edilen tepelikler biçim, boyut, malzeme, teknik, motif, kompozisyon ve kullanım özellikleri bakımından incelenmiştir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>İlkokul 4. Sınıf Fen Bilimleri Ders Kitabı İçeriğindeki Kazanımların ve Organizasyon Şemasının P21 21. Yüzyıl Becerileri Çerçevesinde İncelenmesi</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=61130</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=61130</guid>
      <author>Erkan ERSOY,</author>
      <description>&lt;p style="text-align:justify"&gt;Bireylerin aktif ve üretken olmalarının hedeflendiği 21.yüzyılda, edinilen yeni bilgiler ve sürekli gelişen ve değişen teknoloji, insan hayatını şekillendirmekte, sosyal, siyasi, ekonomik ve eğitim gibi birçok alanda tüm dünyada değişime sebep olmaktadır. Toplumların bu değişimlere ayak uydurma gerekliliği küreselleşmeyi hızlandırmıştır. Küreselleşme sürecinde ülkelerin eğitim politikaları yenilenmekte ve bu küreselleşme süreci karşımıza 21. yüzyıl becerilerini çıkarmaktadır. 21. yüzyıl becerileri, günümüz bilgi toplumunun, öğrencileri aktif hale getirildiği bir dönem olarak ön plana çıkmaktadır. Bulunduğumuz çağda birçok ülkede olduğu gibi ülkemizde de eğitim alanında teknolojiden yararlanmaya yönelik çalışmalar yürütmekte ve 21. yüzyıl becerileri öğretim programlarımıza yansımaktadır. İlkokul 4. sınıf fen bilimleri ders kitabı içeriğindeki MEB Fen Bilimleri Öğretim Programı kapsamındaki kazanımların ve organizasyon şemasının p21 21 yüzyıl becerileri çerçevesinde incelenmesi amaçlanmıştır. Partnership for 21st Century Skills (P21) yeterlik ve beceriler çerçevesinde yer alan beceriler 3 ana başlık altında sınıflandırılmıştır. Yapılan bu sınıflandırmada öğrenme ve yenilik becerileri; bilgi-medya-teknoloji becerileri; yaşam ve kariyer becerileri yer almaktadır. Öğrenme ve yenilik becerileri içerisinde eleştirel düşünme ve problem çözme, yaratıcılık ve yenilik, iş birliği ve iletişim; bilgi-medya-teknoloji becerileri medya okuryazarlığı, bilgi okuryazarlığı ve bilgi, iletişim ve teknoloji okuryazarlığı; yaşam ve kariyer becerileri içerisinde ise girişimcilik ve özyönetim, esneklik ve uyum, liderlik ve sorumluluk, verimlilik ve hesap verebilirlik, sosyal ve kültürler arası beceriler yer almaktadır. Araştırmada kullanılan araştırma yöntemi nitel araştırma yöntemleri arasından doküman analizi yöntemidir. Araştırma deseni olarak doküman incelemesi gerçekleştirilmiştir. İlkokul 4. sınıf fen bilimleri ders kitabı içeriğindeki kazanımlar ve organizasyon şeması araştırmanın verilerini oluşturmaktadır. Verilerin analizinde betimsel analiz yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada incelenen fen bilimleri ders kitabı içeriğindeki kazanımlar ve organizasyon şemasını 21. Yy becerilerindeki 12 farklı beceriye göre analiz edilmiştir. İncelemenin sonucunda ağırlıklı olarak eleştirel düşünme ve problem çözme, girişimcilik ve özyönetim, yaratıcılık ve yenilik ve iletişim becerisini geliştirmeye yönelik olduğu belirlenmiştir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>2020 UEFA Futbol Şampiyonasında Oynanan Maçların Teknik, Taktik Ve Piyasa Değerlerinin Başarı Üzerindeki Etkisi</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=61131</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=61131</guid>
      <author>Süleyman BİLGİN,</author>
      <description>&lt;p style="text-align:justify"&gt;Bu araştırma 2020 Avrupa Futbol şampiyonasında galibiyet ve mağlubiyetle ayrılan takımların teknik, taktik ve piyasa değerlerinin başarı üzerindeki etkilerini analiz etmek amacıyla yapılmıştır.. Araştırma için toplanan veriler UEFA’nın resmi web sitesi https://www.uefa.com ve https://transfermarkt.com adreslerinden elde edilmiştir. Müsabakalar 90 dakikalık normal süresi berabere bitmemiş olan ve sonucunda bir kazananın olduğu toplam 35 müsabakayı kapsamıştır. Elde edilen verilerin istatistiksel analizi için SPSS 22 paket programı kullanılmıştır. Verilerin normal dağılım gösterip göstermediğini belirlemek için Shapiro - Wilk testi uygulanmış ve verilerin normal dağılım göstermediği tespit edilmiştir. Normal dağılım göstermeyen verilerde bağımsız iki grup arasındaki farklılığı tespit etmek için, non parametrik testlerden Mann-Whitney U testi uygulanmıştır. Belirtilen parametreler doğrultusunda iki sayısal ölçüm arasında doğrusal bir ilişki olup olmadığını, varsa bu ilişkinin yönünü ve şiddetinin ne olduğunu belirlemek için de Pearson korelasyon analizi yapılmıştır. Veriler ortalama ve standart sapma olarak verilmiş ve istatistiksel olarak p&lt;0,05 düzeyi anlamlı kabul edilmiştir. Elde edilen bulgulara göre, iki grup arasında açık oyundan atılan gol, toplam pas, kısa pas, rakip sahada pas, başarılı hava topu, isabetli şut, ceza saha içi şut ve takım piyasa değeri açısından istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmuştur (p&lt;0.05).</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Jürgen Habermas’ta Katılım, Demokrasi Ve Meşruiyet Kavramları: Ombudsman Yönetişimi Üzerine Düşünmek</title>
      <link>https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=61136</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sssjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=61136</guid>
      <author>Kadir Caner DOĞAN,</author>
      <description>&lt;p style="text-align:justify"&gt;Jürgen Habermas, özellikle 20. Yüzyılda düşünce üretmiş felsefe ve sosyal bilimler alanında öne çıkmış bir entelektüel ve filozoftur. Habermas, Frankfurt Okulu, Marx’ın çağdaş eleştirileri ve katkıları, yorumsamacılık üzerine yöntem arayışları, Almanya güncel siyasal ve toplumsal sıkıntıları üzerine yazdıklarıyla ve devlet görüşleriyle sosyal bilimlerde derin etkiler bırakmıştır. Habermas, demokrasi, katılım ve meşruiyet gibi siyasal ve kamusal kavramlara kazandırdığı zenginlik ile bilimsel alanlarda yeni perspektifleri ve bilgi teorilerini ortaya çıkarmıştır. Bu çalışmanın temel konusunu oluşturan yönetişim ve ombudsman kavramları da sözü edilen yöntem ve bilgi kuramından etkilenmiştir. Bu çalışmanın temel amacı, Habermas’ın esas olarak felsefe ve sosyal bilimler üzerine temel görüşleri ile ombudsman ve yönetişim arasında bağlantı kurarak, literatüre yeni bir görüş ve düşünce olarak “ombudsmanişim (ing. ombudsmanance)” kavramını sunmaktır. Çalışmanın yönetimi ise literatür taramasıdır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
  </channel>
</rss>


